Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Ağustos 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Lisanslı depocular


Üretici fındık fiyatını beğenmeyince, "akıl hocaları", akıl vermeye başladı: "Çiftçi ürününü düşük fiyattan satmaya mecbur değil ki... Lisanslı depoculuk kanunu çıktı. Üretici gitsin fındığını lisanslı depoya koysun. Alacağı belgeyle bankadan kredi kullansın. Fiyatların yükselmesini beklesin..."
Nedir bu "lisanslı depo"?.. Nerede bulunur? Çiftçinin derdine nasıl derman olur?
"Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu" 17 Şubat 2005 tarihinden bu yana yürürlükte ama, ortada henüz "lisanslı depo" yok.
Başka ülkelerde örneği bulunan bu tür depoların kurulması, işlemesi üretici ve ekonomi için çok önemli. Bu tür depolar ürün sahiplerinin ürünlerini güvenli şekilde, kalitesi bozulmadan saklamalarına, depoların ürün karşılığı verecekleri belge öyle, bankalardan kred ialmalarına, ürünü depodan çıkarmadan satmalarına imkân veriyor.

Tarım için önemli bir sistem
Ama sistemin işlemesi için önce depoların kurulması gerekiyor.
En az 1 milyon YTL sermayesi olan anonim şirketlere depo kurma ve işletme hakkı tanınıyor. Depo kuracaklar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'ndan izin alıyor. Depolayabilecekleri ürünlerin rayiç değerinin yüzde 15'i kadar bakanlığa teminat veriyor.
Bu anonim şirketler daha sonra depo inşa ettiriyor veya kiralıyor. Sonra da tarım ürünlerini belli bir ücret karşılığı depoda saklamaya başlıyor. Üretici, ürününü depoya teslim ettiğinde, depo işletmesi, ürün kalitesini, miktarını gösteren bir "ürün senedi" veriyor. Üretici bu ürün senedi karşılığı depoda duran malını teminat göstererek (bu tür işlemleri yapan bankalardan) kredi alabiliyor. Borcunu ödeyemezse banka depodaki ürüne el koyarak, alacağını tahsil ediyor.
Veya bu senedi başkalarına ciro edebiliyor. Böylece depoda duran ürün, kâğıt üzerinde satılmış oluyor. Ürün senedi kimin üzerinde ise depodan ürünü o alabiliyor.

Şimdilik "derde deva olamaz"
Lisanslı depoculuk sistemi, üreticinin paraya ihtiyaç duyması halinde veya depolayacak yeri olmaması nedeniyle ürününü yok pahasına elinden çıkarmasına mani oluyor.
Ürünün bol olduğu zamanlarda, tamamının aynı anda piyasaya dökülerek, fiyatları aşağıya indirmemesi için, belli süre stoklanmasına imkân veriyor.
Bu sistemin işleyebilmesi için, (1) Ülkede her üretim merkezinde çok sayıda lisanslı depo olması gerekir. (Bizde henüz depo yok). (2) Tarım üreticisinin depolanabilecek (büyük ölçüde) ölçüde üretim yapması gerekir. (Bizde büyük üretici zaten başının çaresine bakıyor. Sorun küçük üreticide. Küçük üretici ise lisanslı depo sisteminden yararlanamıyor.) (3) Banka sisteminin, ürün senedi karşılığı tarım ürünlerini kredilemesi gerekir. (Bizde bankalar bu tür kredi işlemlerine soğuk bakıyor.)
Özetle, "lisanslı depoculuk" sistemi çok yararlı bir sistem ama, bizim fındıkçılarımızın derdine kısa sürede çözüm getirecek bir sistem değil.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yahudi meselesi ve İsrail
SAVAŞI hangisi kazandı; İsrail mi, Hizbullah ...
Çetin ALTAN
İnci taklitleri
Mevki sahiplerine bakıp da:
Can Dündar
Beyoğlu'nda infaz çağrısı
Beyoğlu'nun girişinde birkaç genç bağıra çağ...
Semih İDİZ
ABD'nin derdi Türkiye'yi PKK ile masaya oturtmak
Türkiye ile ABD arasındaki "Stratejik Vizyon ...
Faik ÖZTRAK
Haberlerin piyasalara etkisi
Bu ay IMF web sayfasında Türkiye'yi de içine ...
Hasan PULUR
Geçen haftadan birkaç not...
BAZI sözleri, bazı yazıları bir yere not etme...
Yaman TÖRÜNER
Küçük yatırımcının hakkı
Devlet, batık banka operasyonu sırasında, bu ...
Güngör URAS
Lisanslı depocular
Üretici fındık fiyatını beğenmeyince, "akıl h...

© 2006 Milliyet