Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Ağustos 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Açıkhava'da Duman altı Müslüm Baba

Birlikte başka bir şarkı prova etmeye üşenecekleri belliydi. Müslüm Baba ve Duman birlikte "Olmadı Yar"ı söyledi. Verdiler dumanı, çok da güzel oldu. "Buraya kadar" mı, devamı gelecek mi?

tubakyol@yahoo.com

Konser sezonu. Çoktandır. Fakat bu yaz konser katılım karnem zayıf. Kalabalığa karışmak için çok sıcak hava. Fazla sıcak. Bayıyor. Yoruyor. Bu sıcağa bir tarif gerek.
"Çöl" kesmiyor. Daha orijinal bir şey...
Bu sıcağa rağmen kaçmayacak bir konser varsa; ha bir gayret insana gebeştiği kanepeden kalkıp giyinme gazı verecek bir konser, zira bir daha -daha az sıcak bir havada mesela- tekrar edilmemesi ihtimali olan bir konser... İşte bu konser Açıkhava için bir araya gelen / getirilen ikililerden Müslüm Gürses-Duman konseridir.

"Gökten güneş yağıyor"
Müslüm Gürses'in "Aşk Tesadüfleri Sever"inden pek hazzetmedim.
Duman'ın son albümüne de bayılmadım.
Bu durumda tek tek her ikisinin konseri de beni bu sıcakta kanepemden kazıyamaz.
Gerçi birlikteler de, birlikte kaç şarkı söyleyecekler sanki? Birlikte söylemek üzere birkaç şarkı prova etmeye üşeneceklerine eminim. Sürpriz kontenjanından, patlatırlar mı bir "Aman Aman"? Sanmam.
Bir tanecik "sürpriz" için bile çalışmaya üşenir onlar muhakkak.
Biz zaten en çok onların bu gebeş ruhunu sevmedik mi?
Birlikte hiç prova yapmayacak, iki taraf da hazır yiyecek, "Olmadı Yar"ı söyleyecekler beraber, bitecek gidecek büyük ihtimal.
Olsun, "Olmadı Yar" da olur.
Oldu nitekim; birlikte söyledikleri o tek şarkı, "Olmadı Yar" oldu. Orada olmasaydım "Son pişmanlık neye yarar?" diye inlerdim,
siz de inleyiniz -öyle de şahane oldu.
Bu arada Duman'la birlikte mi, kim bilir ama öğleden sonra Açıkhava'da prova yapmış Müslüm Gürses. Provadan bahsederken benim tarifsiz sıcağımı da tarif etti Baba. "Sevgili dostlar" dedi, "Gökten güneş yağıyordu adeta."

Açıkhava'da Külkedisi efekti
Duman'dan önce sahneye çıktığı için Duman'ın alt grubu, hatta bir nevi "uvertür" tadı bıraksa da bünyede, Müslüm Gürses yine Baba'lar gibi verdi konserini elbette.
"Her Gün İsyanım Var Benim Kadere"deki performansını tarifte ben yine aciz kalırım, üşenmeyiniz, hayal ediniz bir zahmet.
Günde üç paket sigara sesini çatlatıyor, şarkılarını bazen öksürük nöbetleri bölüyor olabilir ama yorumu buna rağmen, hatta belki de bu yüzden yine şahane, hep şahane...
Gönül ister bütün gece Baba söylesin, gece yarısından sonra da sabaha kadar Duman.
Fakat saat 00.00'da Açıkhava'nın sessizliğe bürünmesi mecburiyeti varmış.
Masal tadında bir gece ya bu gece, saat tam 00.00'da ses kesilmezse, Açıkhava'nın oturma yerleri balkabağına dönüşecekmiş.

Bukette tek taş mı var?
"Olmadı Yar"ı birlikte söyledikten sonra Müslüm Gürses gitti, Duman akustik devam etti. İki de darbuka eşliğinde Duman'dan "Yanıbaşımdan", "Rüyanda Görsen İnanma", "Köprüaltı" falan dinlemenin keyfi bir yana; önümüzde oturanlar da Müslüm Gürses'in ardından gidince, biz ikinci sıranın ortasında, önümüz bomboş, ayaklarımızı boş sandalyelere uzatıp öyle bir yaydık ki sanırsınız gazino kapattık, Duman da bize hususi konser veriyor.
Bu gazino yanılsamasında yalnız olmasak gerek, Duman bu esnada elektronik gitarları kapmış olmasına rağmen bir hatun sahneye yanaşıp bir buket gülü Kaan Tangöze'ye vermeye çalıştı. Neyse ki görmedi Kaan. Ya da keşke görseydi. Merak ettim ben şimdi, ne yapardı, buketi alıp kızı yanağından mı öperdi?
Acaba buketin içinde tek taş var mıydı?

Şerlok Holüms müyüm neyim?
Müslüm Gürses'i dinlemişim, Müslüm Gürses'le Duman'dan "Olmadı Yar"ı dinlemişim, Duman'ı akustik dinlemişim ve Duman'ı elektronik dinlemekteyim...
Takma işte bir şeye; eğlen, gül, oyna!
Yok. Taktım ben: "Bu Kaan, Ari Barokas'a yanlış mı yapıyor?" Bir terslik var.
Şimdi bunların sahnedeki kıblesi davul, bize sırtlarını dönüp davulun önünde buluşuyorlar ya... Evet, Kaan genellikle Batuhan Mutlugil'in tarafına döner, onunla daha sık ikili çalarlar ama bu gece itinayla Ari'den sakınıyor sanki.
Ben konseri izlesem ya...
Yok, Şerlok Holüms'lük yapacağım: "Bak, yine ona arkasını döndü. Bak, yine onu yalnız bıraktı. Bak, yine..." Bunların arasında kesin ters bi'şi oluyor. Oluyorsa oluyor. Bana ne!
Taktım işte. Çıkmasınlar kardeşim sahneye böyle. "Aynı yolun eri" değil mi onlar?
Kırdılar kalbimi.
* * *
Gece yarısını az geçe Duman bise çıktı.
Hayır, Açıkhava'nın oturma yerleri balkabağına dönüşmedi. Ama minderler konfetiye dönüştü. Bir sürü minder, kafamızın üstünden uçtu, sahneye kondu. Biz de sonra eve döndük. Gece bile gökten güneş yağmaya devam ettiği için, bir sonraki cazip konsere kadar Külkedisi gibi kanepeye kıvrılmaya...




CUMARTESİ
"Kıyafetlerde Eski Yunan düşünürlerinden ilham aldık"
Afrika'da foto safari
İstanbul Park yarışa hazır
"Müzik için evimi bile terk etmiştim"
Urban cool'ların farklı tatilleri
ne var, ne yok
En moda En yeni





Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2006 Milliyet