Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Ağustos 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Pınar Altuğ aslında hep aynı erkekle birlikte!

Gerçekten bu kadar yabancı mıyız "aldatan kadın" konusuna? Yoksa ikiyüzlülüğümüzün sınırlarını mı keşfediyoruz?


www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88

Ha Umut, ha Tony, ha Can... Yok birbirlerinden farkları... Aynı prototipten üretilmiş kadar benziyorlar birbirlerine. Kardeş bile olabilirlerdi hatta... Ya da klon!
Pınar Altuğ ilk defa yemek programı yaptığı zamanlarda dikkatimi çekmişti. İç bayıcı bir rutin içindeki "hanım hanımcık" kadın görüntüsü. Ruhu hiç çalkalanmıyormuşçasına sakin, hayatı çoktan planlanmış, fazlasıyla konformist... O zamanlar Umut Elçioğlu ile nişanlıydı, sonra evlendi. Sonra o ilişki bitti, yerine Tony geldi. Aynı hayatın devamı gibi... Sonra o da bitti ve yerine Can diye bir çocuk geldi... Aynı familyadan. Hepsi bebek yüzlü.
"Aradığını bulamıyor mu?" diye düşünmek pek kolay bir yaklaşım olurdu ama pek de bir arayış olmadığını görüyorsunuz. Hani bazı kadınlar vardır, kendilerinden çok farklı erkeklerle birlikte olurlar ya da bazıları vardır hayatlarını planlayıp statü sahibi bir erkekle birlikte olurken başka başka model erkeklerle aranjman yaparlar...
Bazı kadınlar patronlarına aşık olurlar, bazıları ayakkabıcılarına, bazıları da yaşlı erkeklere ya da toy oğlanlara... Onların hayatlarındaki bir boşluğu doldurma işlevi görür bu erkekler hep. Bu seçim asla tesadüfi değildir ama kendiliğindendir.

İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Açıkçası Pınar Altuğ olayı pek enteresan gelmiyor bana. Sıradan bir kadının sıradan aşk hayatı. Bettina Hakko bile daha cazip. Kocasının avukatının entrikavari açıklamaları, "Aralarındaki boşanma davası ihtilafı şu saat itibarıyla ve müşterek iradeleri doğrultusunda sulhen sona erdirilmiştir" duyuruları... Daha fazla hayat kokuyor.

Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Bana asıl ilginç gelen Pınar Altuğ'un hayatındaki erkeklerin bu ilişkileri ortaya serme isteklilikleri... İnsanların da "aldatan kadın" merakı... Gerçekten bu kadar yabancı mıyız bu konuya? Yoksa ikiyüzlülüğümüzün sınırlarını mı keşfediyoruz?
İyi oyunlar herkese...

Öptüm sizi
Dilek Önder'in Vatan gazetesindeki yazılarını okumayı pek seviyorum. Son derece net ve sade bir dille meselenin özüne sağlam dokunuşları var. Sinem Ergülen'in evli bir erkekle öpüşmesi haberlerinden sonra "Erkeği neresinden kontrol etmeli?" diye bir yazısı vardı ki sahiden pek net. Tam da Kadir Çöpdemir'in radyo programından arayıp
"Ben olsaydım tanıştığım ve birlikte olmak istediğim erkeği nasıl araştırırdım?" diye sormalarının üstüne bu yazıyı okuyunca, Dilek Önder'den alıntılamadan duramadım...
"Evli misin?" diye soruverin ya da "ev ve cep telefon numaralarını isteyin". Bu kadar basit işte. "Her durumda erkeğin tereddüdü bilgiye ulaşmanızda en kısa yoldur" diyor Dilek. Peki ben Kadir Çöpdemir'in programında ne mi dedim: "İstediğiniz kadar araştırın, sonuç ne olursa olsun canınız istiyorsa geri dönüşünüz yoktur." Yani sorumluluğu üzerinizden atamazsınız.

ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!

"En mantıklısı ne olabilir?"
Kız arkadaşımın annesi kızıyla olan ilişkimizi öğreniyor ve kızını evden kovuyor. Tabii kız da hiçbir yere gitmiyor. Yapılacak en mantıklı şey ne olabilir?
Baran M.

* * *
İlk defa kızının ilişkisini duyup da evden kovan bir anne duyuyorum! O yüzden meseleyi asıl o anneye sormak lazım. Hiç evden kovulur mu canım! Kız arkadaşın büyük ihtimalle sana numara yapmış. İlişkinin devam etmesini istiyorsan böyle bir durumda gidip kızı istemen lazım. Size verilmek istenen sinyal bence bu. Yani, "Bak, benim ailem böyle gizli saklı ilişkilerden hoşlanmaz. Beni seviyorsan gelir beni istersin, nişanlanırız, rahat rahat görüşürüz, sonra evlenir iki çocuk yapar, onları özel okullara gönderir, bir ev, bir araba alır, sonra bir tane daha, bir tane daha...." Tabii ben hınzır fikirlerle dolu da olabilirim. Ne de olsa "Evlenmek istiyorsanız açık açık söyleyin" deyip duruyorum kızlara. Karar sizin.

Erkek Köşesi!

Aldatıldığınızı nasıl anlarsınız?
Birlikte olduğunuz kadının sizin her zamanki halinize tahammülü kalmadıysa ve sürekli sizi aşağılıyorsa... l Durmadan sizi ne kadar sevdiğini söylüyorsa ya da artık hiç söylemez olduysa... l Her zaman birlikte yapmaktan keyif aldığınız şeyleri sıkıcı bulmaya başladıysa... Kadınlar her ne kadar bir anları diğer anlarından farklıymış düşüncesi yaratsalar da aslında düzensiz bir düzenleri vardır. Değişken olan ruh halleridir. Ama davranışları da değişmeye başlayınca bunun nedenini araştırmaya başlamanızda yarar vardır derim.



CUMARTESİ
"Kıyafetlerde Eski Yunan düşünürlerinden ilham aldık"
Afrika'da foto safari
İstanbul Park yarışa hazır
"Müzik için evimi bile terk etmiştim"
Urban cool'ların farklı tatilleri
ne var, ne yok
En moda En yeni





Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2006 Milliyet