Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Ağustos 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Neler oluyor?..


İzmir Karaburun'da bikiniyle denize girdi diye gazeteci Gülden Aydın'ın kızı Ceren'in az daha linç edileceğini gazeteler bir haftadır yazıyor. Daha vahim olan ise, iktidar mensuplarının bu tür Sivasvâri olayları tek sözcükle olsun kınamamaları... Saldırganların yanında görünmekten kaçınmamalarıdır... İrtica manzaraları hiç bu kadar yoğunlaşmamıştı...
Türban kararı yüzünden yargıçlar kurşunlanıyor... Başı açık diye kadın gazeteci taşlanıyor... İçki satan lokantalar azaltılıyor... Din uleması kadın erkeğin birlikte eğlenmelerinin (dans etmelerinin) haram olduğunu ilan ediyor. Anadolu'nun çeşitli kentlerinde erkeklerin giremeyeceği kadın parkları kuruluyor. Harem selamlık otel ve plaj uygulamaları yaygınlaştırılıyor. Üst düzey görevlere eşi türbanlı bürokratların atanmasına özen gösteriliyor. Yarının gençleri Afganistan kafasıyla yetiştiriliyor...
Laik cumhuriyet yasalarına rağmen bu ilerlemeyi kaydedenler yarın cumhurbaşkanlığını da ele geçirdikten sonra acaba Türkiye'yi ne hale sokacaklar?
Bu soru karşısında takınacak iki tavır var...
Ya bazı aymazlar gibi "Laik cumhuriyet sağlam temellere oturmuştur, şeriat tehlikesi katiyen yoktur" şarkısıyla hem kendinizi hem iktidarı rahatlatacaksınız... Ya da çağdaş cumhuriyetçi bir yurttaş olarak gidişata karşı demokratik vaziyet alacaksınız... Zaman geçiyor...

Dışişleri Bakanı Gül Kudüs'te Filistinli bir gencin "Gelin ve burayı kurtarın" çağrısıyla karşılanmış.
Çağrıyı yapan genç bir CIA ajanı olabilir...
Haldun Ertem

Anlaşma tazelendi
Başbakan Erdoğan'ın Mersin gezisinde bir çiftçi vatandaşa "Ananı al da git" diye hitap etmesi olay olmuş, ancak Anadolu Ajansı bu haberi görmezden gelmişti. Faruk Mangırcı Star gazetesindeki köşesinde AA'nın tavrını eleştirdi... O günlerde Star gazetesi el değiştirdi... Star ile AA abonelik anlaşmasını yenileyecekti. Pazarlık olumlu geçti. Star ile AA arasındaki abone anlaşması, 18 bin dolardan 4 bin dolara indirilerek tazelendi... Mangırcı ise şu sıralarda işsiz, yeni iş arıyor...

Bir insana hata ettiğini göstermek başka, ona hakikati kabul ettirmek başka şeydir.
John Locke

Uçakta ayran yok
Coca Cola ve benzeri gazlı ve kökü dışarıda içeceklere yönelik tepkiler artarken... Bizim THY'nin iç hat uçuşlarında gazlı olmayan içecek bulunmuyor... Daha doğrusu bulunmuyordu.. Tepkiler üzerine şimdi domates suyu ve süt bulunduğunu bu konunun takipçilerinden Oktay Ekinci pazar günü Cumhuriyet'te yazdı... Ama "ayran" hâlâ bulunmuyormuş. Neden? Daha önce bu sütunda Toprak Dede Hayrettin Karaca'nın da belirttiği gibi:
- Paramızın Türk çiftçisine gitmesinden mi korkuluyor?

Lübnan macerası
Türkiye, Hizbullah'a silah götürdüğü sanılan uçakları, ABD ve İsrail'in isteği üzerine indirip arıyor. Hürriyet gazetesinde 5 İran, 1 Suriye uçağının şüphe üzerine Diyarbakır'a indirildiğini okuduk. Ancak içlerinde silah bulunamadı...
Ondan birkaç gün önce ise Cumhuriyet gazetesi İncirlik'ten İskenderun'a yapılan nakliyatı yazdı. Dev kamyonlar bir ihtimal İncirlik'ten İsrail'e silah sevk ediyordu. Ne var ki Türk hükümetinin bu nakliyatı öğrenmesi ve durdurması söz konusu değildi. Açıkça görülen o ki... Türkiye, İsrail - Hizbullah çatışmasında tarafsız konumda olamayacaktır. Ortam kızıştıkça ABD - İsrail tarafına yaslanacaktır... Bu durum Lübnan'a gönderilecek barış gücünün konumunu zorlaştıracaktır... Kaldı ki, barış gücünün görev yapabileceği bir barış ortamı da yok. İsrail ateşkesi bozdu bile. Avrupalılar, Lübnan'a barış gücü gönderme konusunda duraladılar. Şimdi görev tanımı yapılmasını bekliyorlar. Guardian gazetesi başyazısında şu yorumda göze çarpıyor:
"Amerika Birleşik Devletleri, İsrail'in başka baskınlar yapmasını engellemeye istekli olmadığı sürece, diğer ülkelerin barış gücüne askerlerini göndermek istemesi pek muhtemel görünmüyor..."
CHP Milletvekili İnal Batu Lübnan'a asker gönderme konusunu bakınız nasıl yorumluyor:
- Bu konuda bize en çok baskı yapanlar kim? ABD, BM, Fransa. Peki İsrail 34 gün boyunca Lübnan'ı yerle bir ederken bunlar barış için ne yaptılar? Hiçbir şey. Amerika açıkça İsrail'i destekledi. Asker gönderme kararını alan BM ise ABD'nin güdümünde bir örgüt.
- Peki şimdi neden böyle birden barış havarisi kesildiler?
- 34 gün boyunca İsrail'in Hizbullah'ı bitirmesini beklediler. Ama olmadı. Öyle anlaşılıyor ki Hizbullah'ı bitirme görevi şimdi BM'ye, bu bağlamda da bize verilmek isteniyor...
Lübnan'a asker göndermek, ilk fırsatta akıldan çıkarılması gereken bir düşünce.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın tavsiye ettiği "100 Temel Eser" kitabının birinde çeşitli küfürler varmış.
Bazılarını tahmin edelim: "Ananı al da git", "Oraya üç nokta koyuyorum...", "Şeyini şey ettiğimin şeyi"...
Ahmet Nedim

m.asik@milliyet.com.tr








Melih AŞIK
Neler oluyor?..
İzmir Karaburun'da bikiniyle denize girdi diy...
Fikret BİLA
Türkiye ip üzerinde yürüyor
Lübnan'a asker gönderme süreci hızla ilerliyo...
Hasan CEMAL
12 Savaşan Adam!
Yalnız futbol yok bu ülkede, basketbol da var...
Can Dündar
Hilmi Bey'in donundan belgeselciler bayrağı
Türk belgeselciliği Mehmet Ali Erbil'e minne...
Abbas GÜÇLÜ
OKS'de 3. kayıt dönemi?
OKS'de 3. kayıt dönemi açılacak mı, açılmayac...
Hurşit GÜNEŞ
Nerede tıkanacak?
Geçenlerde bir meslektaşım köşe yazısında sür...
Sami KOHEN
Coğrafya Türkiye'yi zorluyor
TÜRKİYE'nin Lübnan'a asker gönderme konusunu ...
Metin MÜNİR
DSİ Genel Müdürü'nün Ilısu savunması
Ilısu Barajı ile ilgili yazılarım üzerine, DS...
Derya SAZAK
Yangın mevsimi
Yine koruyamadık! Kuşadası, Selçuk, Kaş, Mana...
Güngör URAS
İstihdam oranı yüzde 53 idi, şimdilerde yüzde 44.3
Kurumsal olmayan (askerdekiler, hapistekiler ...

© 2006 Milliyet