|
 |
|
|
12 Savaşan Adam!
Yalnız futbol yok bu ülkede, basketbol da var! Çünkü 12 Savaşan Adam var Japonya'da, Dünya Basketbol Şampiyonası'nda. Bogdan Tanjeviç ve 12 Savaşan Adamı...
Hafta sonu muhteşemdiler.
İki günde iki galibiyet alarak Türkiye'ye duygu fırtınası yaşattılar, gurur kaynağı oldular.
Hele o Litvanya zaferi!
Dünya basketbolunun zirvesinde dolaşan, Amerika dışında genellikle ilk üçte yer alan ve bugüne kadar bize her seferinde büyük fark atan Litvanya önünde 12 Savaşan Adam gerçekten devleşti.
Dünyanın en iyilerinden Brezilya'yı deviren Avustralya karşısında da ikinci yarıda çıkardıkları oyun harikaydı.
Arkadan gelmelerine rağmen müthiş bir mücadele azmiyle maça asıldılar. Hem kendi içlerinde uyumu, dayanışmayı elden bırakmadılar, hem de koçları Tanjeviç'e olan güven ve inançlarını sonuna kadar kaybetmediler. "Biz bu maçı alırız!" iradesini her an sergilediler.
Bir başka deyişle:
Takım ruhu neyse, onun gereğini yerine getirdiler.
Bu nokta önemli.
Özellikle belirtiyorum.
Çünkü Türk basketbolu bir süredir çalkantıdaydı, iniş eğrisi çiziyordu. Geçen yıl Belgrad'daki Avrupa Şampiyonası'na daha ilk turda veda etmişti millilerimiz. Oysa, NBA yıldızlarımız bir Mehmet Okur, bir Hidayet de takımdaydı.
Ama olmadı.
Ahenk, uyum, dayanışma yoktu. Takım kendi içinde birbirine girdi. Takım ruhu oluşamadı. Starlarımızla ilgili olarak, ne yazık ki, "NBA'den böyle geleceklerse gelmesinler!" havası uç verdi.
Bu duruma en çok üzülenlerin başında takımın antrenörü Tanjeviç vardı. Ciddi bir umut ışığı gördüğü için iki yıl önce Türk basketbolunun koçluğunu üstlenmişti. Mehmet Okur'u, Hidayet'i, İbrahim'i ve gençleriyle birlikte yeni bir basketbol ekolu yaratabileceğine inandığı için Türkiye'ye gelmişti.
Bu işi daha önce Yugoslavya'da yapmıştı. Hem milli takımı, hem Partizan'ı Avrupa'da ve dünyada zirveye taşımıştı. İtalya'yı Avrupa Şampiyonu yapan da oydu. NBA dışında, dünyadaki kariyer sahibi bir avuç antrenörün içindeydi.
Tanjeviç, bu yıl özellikle bir konuda hayal kırıklığına uğradı. Büyük umutlar bağladığı Mehmut Okur'la Hidayet kendisini Dünya Şampiyonası öncesinde üzdüler.
Evet, starlar 'kaprisli'dir.
Ama bunun bir sınırı vardır.
Bu sınır zorlandı mı -ya da aşıldı mı- takım oyunu, takım ruhu zedelenir. Koç, antrenör eğer liderlik vasfına sahipse, bu sınırın çok fazla aşılmasına izin vermez. Bağrına taş basar, "Kalan sağlar bizimdir!" diyerek yola koyulur.
Sanıyorum, Tanjeviç Hoca da böyle yapmış. Deneyimsiz ama savaşan genç bir takım çıkarmış sahneye. Tecrübeli İbrahim'in kaptanlığında 12 Savaşan Adam, yıldızı yeni parlamaya başlayan genç insanlar...
Biliyorum, onlar 12 Dev Adam.
Ama ben Tanjeviç'in 12 Savaşan Adamı'nı tercih ediyor. Çünkü öylesine inançlı, öylesine azimli mücadele ediyorlar ki. Hele o daha 19 yaşındaki taze yıldız Ersan İlyasova'nın oyunu...
Kısacası:
Türk basketbolu umut vaad ediyor. Yeniden bir çıkış yakalamak üzere.
Desteklemeliyiz!
Devlet olarak, belediyeler olarak, üniversiteler olarak, sivil toplum olarak destek olmanın yollarını açmalıyız.
Unutmayın, 2010'da Dünya Basketbol Şampiyonası Türkiye'de yapılacak. Bu büyük bir fırsat! Hem basketbolumuz için, hem de Türkiye'nin tanıtımı için.
Tam zamanıdır, Türk basketboluna maddi ve manevi her türlü desteğin verilmesi için. Çünkü Türk basketbolu 2010'da büyük bir başarının altına imza atabilir.
Bir dileğim daha var.
Sevgili Mehmet Okur, Sevgili Hido gibi starlarımız da tüm deneyimleriyle, inşallah, milli takımın içindeki yerlerini kısa zamanda alırlar
Tanjeviç'in 12 Savaşan Adamı bugün Brezilya karşısında.
Kalplerimiz onlarla birlikte...
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|
|

|