Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Ağustos 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hilmi Bey'in donundan belgeselciler bayrağı


Türk belgeselciliği Mehmet Ali Erbil'e minnettardır.
Bize kanalların, sponsorların yapmadığı iyiliği yaptı ve bir pantolon indirerek belgeselciliği ayağa kaldırdı.
Malumunuz, Radyo Televizyon Üst Kurulu, "Ya Şundadır Ya Bunda" programında yardımcısı Hilmi Türe'nin pantolonunu indirdiği için Mehmet Ali Erbil'i değil kanalı cezalandırdı.
Ceza ne?
Tam 12 gün boyunca belgesel yayımlama cezası...
Hem de yarışma programının ekrana geldiği prime-time'da...
Ve yarışma süresi boyunca...
Yani 1.5 saat...
Bu, televizyondaki belgesel tarihimiz boyunca bulabildiğimiz en erken, en uzun ve en kapsamlı yayın süresi...
Ve bu ayrıcalığı Hilmi Bey'in görünen zekerine borçluyuz.
Tanrı eksikliğini göstermesin!
* * *
Şimdi RTÜK kararı gereği TRT 12 belgesel hazırlayacak.
Muhtemelen "Türk milli kültüründe edep ve adap" veya "kazara donsuz adam görmenin aptes bozup bozmayacağı"na dair aydınlatıcı yapımlar olacak bunlar...
Ceza niyetine seyircinin gözüne sokulacak.
Hani hırsızlık yapanlara, elini kana bulayanlara hâkimler ara sıra kitap okuma cezası filan veriyor ya, onun gibi...
Peki seyirci bu cezayı sevecek mi?
"Koşun, cezamız başladı, ailecek oturup seyredelim" diyecek mi?
Ceza çeker gibi mi izleyecek, yoksa hoşlanıp yeniden talep edecek mi?
Yeniden talep ederse, yeni programında da Mehmet Ali Bey'le birlikte olacağını öğrendiğimiz Hilmi Türe'nin yeni bir iş kazası sonucu bereketli zekerini tekrar bize göstermesini mi bekleyeceğiz?
Her görünen mabat, göründüğü kanalı belgesel için mabet haline mi getirecek?
* * *
Belgesel sevenler olarak gülmeli miyiz, ağlamalı mı, bilemiyorum.
Ekranlarda bu tür şaklabanlıklar yerine daha düzeyli yapımlara yer vermesini talep ettik hep...
"İyi yayın, kötü yayını ekrandan kovar" dedik.
Takdir-i ilahiye bakın ki, düzeyli yapımlar ancak o şaklabanlıklar sayesinde ekranda yer bulabiliyor.
Bence Coşkun Aral dostumuz Hilmi Bey'in donunu, belgesel kanalı İz TV'ye logo yapmalıdır.
Belgesel dostları da yeni yayın döneminde Show TV'de devam edecek olan programa konuk olmalı ve Mehmet Ali Erbil, Hilmi Bey'in uçkuruna her el attığında belgesel aşkına yalvarmalıdır:
"Mehmet Ali Bey, biraz yardımcı olsanız!..'

Düzeltme: Milliyet Pazar için yazdığım "Halife Tatilde" başlıklı yazının resimaltı ve spotlarını yazan arkadaşlar Sultan Abdülmecid'i, Abdülmecid Efendi ile karıştırmışlar. Bu notla düzeltmiş olalım.

can.dundar@e-kolay.net







Melih AŞIK
Neler oluyor?..
İzmir Karaburun'da bikiniyle denize girdi diy...
Fikret BİLA
Türkiye ip üzerinde yürüyor
Lübnan'a asker gönderme süreci hızla ilerliyo...
Hasan CEMAL
12 Savaşan Adam!
Yalnız futbol yok bu ülkede, basketbol da var...
Can Dündar
Hilmi Bey'in donundan belgeselciler bayrağı
Türk belgeselciliği Mehmet Ali Erbil'e minne...
Abbas GÜÇLÜ
OKS'de 3. kayıt dönemi?
OKS'de 3. kayıt dönemi açılacak mı, açılmayac...
Hurşit GÜNEŞ
Nerede tıkanacak?
Geçenlerde bir meslektaşım köşe yazısında sür...
Sami KOHEN
Coğrafya Türkiye'yi zorluyor
TÜRKİYE'nin Lübnan'a asker gönderme konusunu ...
Metin MÜNİR
DSİ Genel Müdürü'nün Ilısu savunması
Ilısu Barajı ile ilgili yazılarım üzerine, DS...
Derya SAZAK
Yangın mevsimi
Yine koruyamadık! Kuşadası, Selçuk, Kaş, Mana...
Güngör URAS
İstihdam oranı yüzde 53 idi, şimdilerde yüzde 44.3
Kurumsal olmayan (askerdekiler, hapistekiler ...

© 2006 Milliyet