Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Ağustos 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Nerede tıkanacak?


Geçenlerde bir meslektaşım köşe yazısında sürdürülebilirlik konusuna girdi. Anlaşılan okuyucularını konu hakkında bilgilendirmeye çalışıyor. Sürdürülebilir büyüme tabii bu kavramın en bilinen konusu. Şu anda Türkiye ekonomisi dört nala büyüyor. Fakat birçok aklı başında meslektaşımız bunun sürdürülemez olduğunu düşünüyor.
Sürdürülemez olanı bulursak, sürdürülebileni de çıkarırız. Çünkü sürdürülebilirlik kendi başına bir tanım değildir. Sürdürülemez hiçbir şeyin kalmamış olması halidir. Peki, şu anda sürdürülemez olan nedir? Elbette başta cari açık.
Tabii büyüme sürecinde farklı dengesizlikler çıkabilir. Kimi zaman bu kamu açığı olur. İç talebi canlandırmak için kamu harcamaları öylesine borçlanmayla finanse edilir ki, büyüme sürdürülemez, borç krizi oluşur. Kimi zaman da bu enflasyon olur. Sarmala girilir, fiyatlar hızla tırmanır.
Bazen de verimlilik artışıyla büyüme istenir. İlk bakışta bu çok olumlu olsa da işsizlik zaten çok yüksekse sosyal rahatsızlıklar artar. Verimlilik artışının eninde sorunda işsizliği azaltması gerekir.

Şimdilik sorun yok...
Dönelim cari açığa.. Bugün cari açığın finansmanını sorun görmeyenler var. Birincisi, dünyada likidite bol. İkincisi, AB perspektifinin açılması yabancıların yatırım iştahını sağlıyor. Gerek özelleştirmeler, gerek yerli bazı kuruluşların satın alınması bundan kaynaklanıyor. Ve üçüncüsü, hızlı büyüme ve istikrar ortamı özel kuruluşlara yurtdışından daha fazla finansman sağlamasına elveriyor.
Bunlar sonsuza kadar sürerse mesele yok. Ancak sıcak para her an çıkabileceğine ve dünyada likidite her zaman bol olmayacağına göre cari açığın bu yolla finansmanı sürdürülemez.
Oysa, son üç yıldır cari açığın giderek daha büyük bir parçası (geçen yıl neredeyse üçte ikisi) portföy yatırımlarıyla finanse ediliyor. Bırakınız bunun artmasını, bunun azalacağını düşünmek gerekiyor.
İkincisi, son zamanlarda özel sektör inanılmaz boyutlarda dış finansman kullanır hale geldi. Bu da çok sağlıksız. Bunun sürmesini beklemek yerine, bunun ödenmesi sürecini düşünmek gerekiyor. Geçen yıl 20 milyar doların üzerinde dış finansman sağlanmıştı. Bu yıl cari açık 30 milyar doları aşacak göründüğüne göre, bu denli kredi kullanılması mümkün olmayacaktır. Olsa da dış borçlar çok büyüyecektir.

Varsayımlar yanlış
Son olarak, cari açığı sorun görmeyenler özellikle doğrudan yatırımların artmasından güç alıyor. Gerçekten de geçen yıl 8.5 milyar dolar yatırım gelmesi içleri ferahlatıyor olabilir.
Ancak satacak kuruluş kalmayınca, hele kâr transferleri süreci başlayınca ne olacak? Bunun tek çıkarı bu yatırımların ihracatçı kesimlere olmasıydı. Oysa öyle de olmadı. İç pazara yönelik mevcutları alıp duruyorlar.
Hepsinden önemlisi, AB sürecinde bir aksama olduğunda ne olacağı. Çünkü hep tüm aday ülkelerde böyle bir süreç yaşandı diye sorun geçiştiriliyor. Ama onların hepsi kısa sürede tam üyeliğe geçti. Türkiye'nin tam üyelik tarihi ise belli değil. Özetle, cari açığın finansmanı sürdürülemez. Dolayısıyla, bu büyüme süreci de sürdürülemez.
2006'da bir sorun çıkmayabilir. Ama 2007'de satacaklar azalınca, ya da AB sürecinde engebeler ortaya çıkınca, yahut da özel kesim daha fazla kredi kullanmakta zorlanınca cari açığın finansmanı zorlaşacaktır.

CARİ AÇIK VE FİNANSMANI
1999200020012002200320042005
Cari açık (milyar $)-1340-98213392-1524-8036-15604-23091
Doğrudan yardım%10%1%84%63%16%13%37
Portföy yat.%256%10%-133%-39%31%51%58
Krediler%94%86%-380%54%43%49%94
Net hata&noksan%128%-28%-52%3%146%67%72
Rezervler%-389%31%381%14%-51%-28%-100


hgunes@milliyet.com.tr








Melih AŞIK
Neler oluyor?..
İzmir Karaburun'da bikiniyle denize girdi diy...
Fikret BİLA
Türkiye ip üzerinde yürüyor
Lübnan'a asker gönderme süreci hızla ilerliyo...
Hasan CEMAL
12 Savaşan Adam!
Yalnız futbol yok bu ülkede, basketbol da var...
Can Dündar
Hilmi Bey'in donundan belgeselciler bayrağı
Türk belgeselciliği Mehmet Ali Erbil'e minne...
Abbas GÜÇLÜ
OKS'de 3. kayıt dönemi?
OKS'de 3. kayıt dönemi açılacak mı, açılmayac...
Hurşit GÜNEŞ
Nerede tıkanacak?
Geçenlerde bir meslektaşım köşe yazısında sür...
Sami KOHEN
Coğrafya Türkiye'yi zorluyor
TÜRKİYE'nin Lübnan'a asker gönderme konusunu ...
Metin MÜNİR
DSİ Genel Müdürü'nün Ilısu savunması
Ilısu Barajı ile ilgili yazılarım üzerine, DS...
Derya SAZAK
Yangın mevsimi
Yine koruyamadık! Kuşadası, Selçuk, Kaş, Mana...
Güngör URAS
İstihdam oranı yüzde 53 idi, şimdilerde yüzde 44.3
Kurumsal olmayan (askerdekiler, hapistekiler ...

© 2006 Milliyet