Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Ağustos 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hüzünlü bir hafta

Bence / Fatih Tanfer

Sıcak yaz günlerinin insanlara etkisinin en çok olduğu yerlerden birisinin şüphesiz futbol sahaları olduğu gerçeği bu hafta bir kez daha doğrulandı.
Vestel Manisaspor-Galatasaray karşılaşmasının 81'inci dakikasında ev sahibi ekip oyuncusu Meduna'nın sahanın ortasında yığılıp kalması, hem statta bulunanları, hem de Türkiye'yi çok üzdü. Aslında bu olay, müsabakaya ve Türkiye gündemine damgasını vurunca söylenmesi ve yazılması gereken bir çok konu arka planda kaldı.
Bu maçtan önce Fair- Play adına Türkiye'de bir ilk gerçekleşti. Vestel Manisaspor Başkanı Haluk Çubukçu'nun, stadın ortasından başlayarak yaptığı centilmenlik ve kardeşliğe ilişkin konuşması büyük alkış aldı. Başkan, futbol adına önemli bir adım atmıştı. Karşılaşma başladığı zaman, Vestel Manisaspor'un Beşiktaş'ı yenip, Trabzonspor randevusundan beraberlikle ayrılmasının hiç de tesadüf olmadığı bir kez daha gözler önüne serildi. Meduna olayı yaşanınca maçın ne tadı kaldı ne de tuzu.

Tehlike "geliyorum" dedi
Elbette başta Mondragon'un duyarlılığının farkedilmesiyle birlikte hem Galatasaraylı, hem de Vestel Manisasporlu futbolcuların gözyaşları tribündekileri ve televizyonları başındakileri daha çok etkiledi. Güzel başlayan müsabaka, bu olay sonrasında ortamı sessizliğe büründürdü.
Bu hafta sessizlik sadece Manisa'da yoktu. Altay'ın Atatürk Stadı'nda, Uşakspor karşısında aldığı 1-0'lık yenilgi sonrasında tribünlerden yükselen "istifa" seslerini değerlendirmek lazım. Cuma günü yayınlanan yorumumda belirttiğim gibi, "Maç sahada kazanılır."
Uşakspor'a geçen yıl tam 5 puan verilmiş ve Süper Lig'e direk çıkma şansı yok olmuştu. Tarihin tekerrür etmesi, tedbir almamanın bir sonucudur. Altay hazırlık maçlarında görüldüğü üzere bir türlü hücumdaki eksiklik sorununu çözemedi. Kısacası tehlike "geliyorum" dedi. Ancak nedense çözümü bulunamadı. En önemlisi, Altay camiası büyük bir moral çöküntüsü içine girdi. Ne tesadüftür ki, Metin Depe yine yoktu, Altay yine kazanamadı.
Karşıyaka için Diyarbakır'dan puan ve puanlar ile dönme umudu ise herkeste vardı. Takımda birçok eksiğin olduğu, yeni alınan oyuncular arasında uyum sorunu bulunduğu gerçeği biliniyordu. Ama yine de "Acaba" umudu ile gidilen Diyarbakır deplasmanından eli boş dönüldü. Bu hafta Karşıyaka ile Altay İzmir'de karşılaşacak. Ne söylesek ki? Bir taraf kazansa diğeri kaybedecek. Beraberlikte ikişer puan gidecek. Yine camialarda umutsuzluk, sinir diyoruz ya! Futbol hayatın similasyonu derler ya! Futbolda ne varsa, hayatta da vardır. Sinir, gözyaşı, üzüntü ve hayal kırıklığı...
Bunların hepsini Vestel Manisaspor maçından başlayarak Altay ve Karşıyaka maçlarında da yaşadık. Umarım son olur.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Etikette dördüncü boyut...
Asansör'ün çevresi çöplükten farksız
Geçmişe sahip çıkmak...
Hüzünlü bir hafta





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

© 2006 Milliyet