Symbiosis Sağlık ve Doğa Gönüllüleri, dağcılık faaliyetlerine ilgiyle birlikte çevre kirliliğinin de artması üzerine, çevre temizliğine dikkat çekmek amacıyla, Ağrı Dağı'na tırmanış yaparak 77 torba çöp topladı. İnsan ve doğa sağlığı konusunda çeşitli aktivitelerde bulunan Symbiosis Sağlık ve Doğa Gönüllüleri, yaptıkları doğa ve dağcılık faaliyetlerinde, çevre kirliliğinin her geçen gün arttığına tanık olmaları üzerine, 'kirliliğin önünegeçilmesi' için girişim başlattı. Ağrı Dağı'na çıkmayı kararlaştıran ve Doğubeyazıt'ta buluşan Havva Dedeler, İlker Burgaç, Ayşen Erdil, Tayfun Yüzük, Selim Güvener, İsmet İnan ile İlknur Bayrak'tan oluşan 7 kişilik ekip, ilk gün 3 bin 200 metre yükseklikteki birinci kamp bölgesine ulaştı. Burada tırmanış için bulunan dağcıların da desteğini alan grup, çevreye atılmış çöpleri poşetlere toplamaya başladı. İki gün boyunca sürdüren çalışma sonunda 60 poşet çöp toplayan ekip, bu çöpleri katırlara yükleyerek Doğubeyazıt'a indirilmelerini sağladı. Bir gün dinlendikten sonra 4 bin 200 metre yüksekliğindeki ikinci kamp bölgesine ulaşan ekip üyeleri, burada da çevreye saçılmış çok sayıda plastik şişe, konserve kutusu, poşet ve atıklarla karşılaştı. Kamp bölgesinde 15 torba çöp toplayan ekip, riskli bölgelerdeki çöplere ise ulaşamadı. Katırlara yüklenen çöpler aşağıya indirilirken, ekip, ertesi gün zirve tırmanışı yapmak için dinlenmeye çekildi. Sabaha karşı 04.00'de başlayan tırmanışta, ekibin 7 üyesi de 11.00'de zirveye ulaştı. Dağların temiz tutulması için yanlarında getirdikleri yazıyı açan ekip üyeleri, daha sonra dönüşe geçti. Gönüllüler, Doğubeyazıt'a iniş yolunda da 2 torba çöp topladı. Grup sözcüsü Hava Dedeler, tabiatta yok olması yüzyıllar alan plastik, metal, cam gibi pek çok atığın dağlarda karşılarına çıktığını ve başta Ağrı olmak üzere, birçok dağda, birkaç yıl içinde kamp alanları ve çıkış parkurlarının çöpler nedeniyle kullanılamaz hale geleceğini belirtti. 'Çevre temizliğine dikkat çekmek ve alınması gereken tedbirleri gündeme getirmek için bu faaliyeti gerçekleştirdiklerini ifade eden Dedeler, bununla ilgili bir rapor hazırladıklarını bildirdi. 2004 yılında Milli Park ilan edilen Ağrı Dağı'nda, sportif faaliyetler için gerekli her türlü altyapının hazırlanmasının, tabii ve ekolojik denge ve tabii ekosistem değerinin bozulmamasının, yaban hayatın tahrip edilmemesinin, toprak su ve hava kirliliğinin önüne geçilmesinin Çevre ve Orman Bakanlığının sorumluluğunda olduğunu belirten Dedeler, şunları söyledi: ''Ağrı Dağı'na çıkış izne tabidir, ancak her sene binlerce kaçak çıkış yapıldığı görülmektedir. Kaçak çıkanların, bu çıkışları organize eden kişilerin, bazı tur acentelerinin ve sporcuların çevre kirlenmesi konusunda gerekli duyarlılığı göstermemesi nedeni ile dağımız hoyratça kirletilmektedir. Hazırladığımız raporda, Ağrı Dağı için gelişim projesi hazırlanıncaya kadar, Himalayalar, Alpler ve And Dağları'ndaki uygulamaların benzerlerinin uygulanmasını öneriyoruz. Dağa kaçak çıkışların önüne geçilmesinin yanı sıra, şu tedbirlerin alınması teklifinde bulunuyoruz: Orman Muhafaza Memuru (Milli Park Bekçisi) gibi bir kontrolsistemi kurulmalı, 3200 metredeki kamp yerinde kampçıların izin belgeleri kontrol edilmeli, çöp atanlar tespit edildiğinde hemen ceza kesilmelidir. Dağa çıkış izni ile birlikte, dağa çıkan herkesten çöp depozitosu alınmalıdır. Dağcı çöpünü, çöptoplama merkezine getirip teslim edince depozitosu geri verilmeli, aksi halde depozito ilgili kuruma kalmalıdır.Kamp bölgelerine tuvaletler yapılmalı, temizlik ve federasyon hizmetleri için alınan paralar, dağın temiz tutulması projesine entegre edilmelidir.''
|
|||||||||||||||||