Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Ağustos 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
12 Dev Adam mı, 1 Dev Takım mı?


12 Dev Adam'ın zamanlaması, sözleri, müziği, her şeyi 10 numaraydı.
Reklamcılar doğrusu müthiş bir şey başarmıştı.
Bir eksik vardı, daha doğrusu iki fazla,
"12" ve "Adam"...
12 adamın hepsi dev değildi.
Bildboardlarda, medyada, hep 2-3 dev oyuncu, öne çıkıyordu, diğerleri eziliyorlardı.
Kenarda köşede kalıyorlardı.
Takımın irileri sanki hakiki evlattı, birileri de üvey evlat.
Takım olamadılar.
Bunda reklamcıların da payı vardı.
Keşke slogan "Bir Dev Takım" olsaydı.
***
Dev olanlardan kimi NBA oldu, kimi Euroligue'in MVP'si, kimi de Avrupa'nın kendi bölgesinde en iyisi.
Bunlar basketbolumuzda bir ilkti.
Sendrom yaşamaya başladılar.
Hâlâ da yaşıyorlar.
Hem devlerin arasında problem oldu, hem de devlerle diğerleri arasında.
Olan da bize oldu.
Ve...
Bu egoları yükselen, kontratları büyüyen, kariyerleri gittikçe gelişen dev adamları yönetenler, onlara 1-2 numara ufak geldi.
Cüce kaldılar.
Sözün özü de bu.
Tabi yine bence.
***
Türkiye, iki müthiş jenerasyonu arka arkaya yakaladı.
Onlar gelmiş geçmiş en iyilerdi.
Sonra gelenler de onlardan, sonraki en iyiler.
Biz bu müthiş karışımdan, faydalanamadık.
En güçlü Türkiye'yi, öyle veya böyle, sahaya çıkaramadık, yarının takımlarını kurarken, bugünü kaybettik.
Evet Japonya'da takım olduk, iyi bir takım olduk.
Keşke büyüyerek, çoğalarak, en iyi olabilseydik.
Küçülerek, azalarak bunları başardığımıza göre, kim bilir neleri başarırdık?
Japonya'daki sonuçlara şaşırmıyorum.
Neler kazandığımızı gördükçe, neler kaybettiğimizi de düşünüyorum...
Üzülüyorum.
Ve...
Şu vatan hainliği meselesi.
Bu vatan herkesin, hepimizin, Milli takım yöneticilerinin de kadroda olmayanların da.
Bu kadar kolay vatan haini olunmaz, bu kadar kolay "Vatan haini" denmez.
Nerden baktığına bağlı.
Başkaları da başkalarına " Vatan haini" der.
Yorumlarda hiç olmazsa sahadakinden bir fırt önde olmalıyız ki sahadakini de oralara çekebilelim.
Yorumlar da sığ, tutucu, baskıcı olursa, yorumların da sınırları olursa...
Olmaz.
Olursa da böyle olur.

Yorumlar aşırı sıcaktan daha tehlikeli

Bizim Ercan(Güven) gibi hakiki bir AB grubu televizyon izleyicisi de böyle algılamışsa...
Durum vahim.
"Anlamamış napim?" deyip de geçemem bu defa.
Ercan o.
Demek anlatamamışım.
"Ne kadar anlatırsan anlat, anlattığın karşındakinin anladığıyla sınırlıdır" da diyemem bu defa.
Ercan o.
Evet galiba anlatamamışım.
Ya da...
Zap kurbanı olmuşum.
O zaplarken ben kurban olmuşum.
Her neyse.
***
Evet aşırı sıcakta futbol oynanmaz.
Bence de.
"Aşırı sıcakta futbol oynanmaz" demek, hiçbir şey dememektir, eğer aşırı sıcağın adı yoksa.
Tabi yine bence.
Bazen sadece sıcak bile aşırıdır, bazen aşırı sıcak bile sıcak değildir.
Adamına göre.
Önce...
Sıcağın adını koyalım.
Mesela "37 derecede ve %70 nemde, futbol oynanmaz" demek, "Aşırı sıcakta futbol oynanmaz" demekten daha çok şey demektir.
En azından bir şey demektir.
Ve buna kim ne diyebilir?
Futbol tipide de oynanmaz, buzda da.
400 metre de koşulmaz, 100 metre de... Kırkpınar'da güreş de tutulmaz, Wimbledon da yapılmaz.
37 derecede ve %70 nemde seks de yapılmaz.
Antrenman da yapılmaz, sezon da açılmaz.
Uzatmayalım...
Sporcunun sağlığıysa konu, akan sular durur.
Bütün sular her yerde durur...
Ağustosta başlamaması gereken lig, eylülde de başlamayabilir, eğer eğlül, ağustostan daha sıcak olursa.
Eğer sıcak sporcunun sağlığını tehdit ettiği için ligimizde oynamıyorsak, Şampiyonlar Ligi'nin ön elemesinde de oynamamamız gerekir.
Haziranlardaki Dünya Kupaları'nda da...
Tabi sporcunun sağlığı hakikaten önemli ise.
Amaç üzüm yemek ise.
Dünya Kupası veya Şampiyonlar Ligi her şeyin mi önündedir?
Hayatın da mı?
Hayır.
Futbolun içindedir, futbol da yaşamın içindedir.
Doğrusu budur.
Gerisi de safsata.
Ve... Yaşama ve insana değer böyle verilir, öyle değil.
Ve... Tabi yine bence.
Ve... Bağlayalım.
Çarpıcı bir örnek olsun...
Çarpsın.
Mesela 37 derecede, %70 nemde, klimasız odada seks de yapmak tehlikelidir.
30 senelik karınızla da tehlikelidir.
Monica'yla(Bellucci) da.
Allah korusun, kimin koynunda gittiğiniz ne fark eder ki gittikten sonra?
Ve...
Ha seks abazanları, ha futbol abazanları!

bilgingokberk@mail.com




SPOR
Buna da şükür!
Süpersin Kayseri 3-1
Bu rakibe dikkat!
Torbalar yanıltıyor
Beşiktaş'ın gözü tok
Appiah'tan jet yanıt
Gerets'ten son çağrı!
Hayat öpücüğü
La Liga başlıyor
RTÜK'ten gözaltı
Süper randevu!
Fenerbahçe'ye 685 bilet
Konyaspor'da Erhan krizi
Haber turu...
Başlamadan bitti
Süper Lig'e dönüş
Yol çok uzun
12 Dev Adam mı, 1 Dev Takım mı?
Dinamo kömür yaktı
Canınız sağolsun
Ronaldinho olurmuş
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Rıdvan DİLMEN
Süper Lig'e dönüş
Geçtiğimiz hafta hocaları Walter Zenga tribün...
Cemal ERSEN
Yol çok uzun
Boşuna aklımızdan geçirmemişiz geçen yılki An...
Bilgin GÖKBERK
12 Dev Adam mı, 1 Dev Takım mı?
12 Dev Adam'ın zamanlaması, sözleri, müziği, ...
Ercan GÜVEN
Dinamo kömür yaktı
* Geçen Pazar, Telegol'e "çok özel" bir röpo...
Gökhan TÜRE
Canınız sağolsun
Kazansaydık, yolumuz belki de yarı finale kad...
Nilay YILMAZ
Ronaldinho olurmuş
Pazartesi akşamı Santra programında Aurelio'n...


© 2006 Milliyet