|
 |
|
|
Canınız sağolsun
Kazansaydık, yolumuz belki de yarı finale kadar açık olacaktı. İkinci turda Çin, ardından da Fransa-Angola galibiyle oynayıp, kazanıp, yarı finalde ABD'nin karşısına çıkacaktık. Ama olmadı, hesaplarımız şaştı, şimdi işimiz biraz daha zorlaştı.
Şu işe bakın, neler söylüyoruz; bulduk da bunuyoruz. Şampiyona başlamadan hayal bile edemediğimiz konuma geldiğimiz halde, kendimize dert edecek birşeyler bulabiliyoruz.
Sakın kızmayın. Eğer bu kadar "arsızlaşıp", her gün daha fazlasını istemeye, kazanmaya alıştıysak bilin ki, sorumlusu 12 Dev Adam'dır. Bunun suçlusu, bize her gün zafer yaşatmaya, her gün buğulu gözlerle sevinç çığlıkları atmaya alıştıran, sahadaki 12 "savaşan arslandır".
Hafife almayın
Cumartesi günü ikinci turda, çeyrek finale kalabilmek için mücadele vereceğimiz Slovenya, aslında tam bir yıldızlar topluluğu. Ama onların da derdi, yıldızları bir araya getirip iyi bir takım görüntüsü verememek...
Kadrosunda dört NBA oyuncusu bulunan Slovenya, Panathinaikoslu Jaka Lakovic ve Marko Milic de aralarına eklendiğinde son derece yetenekli ve aynı oranda tehlikeli bir takım. Ne var ki, yaşadıkları uyum sorununu, Japonya'daki şampiyonada da henüz aşmış değiller. Kısacası, her ne kadar son hazırlık maçında 25 sayı ile yenmiş olsak da, tipik bir Yugoslav ekolü temsilcisi olan Slovenya'yı hafife alırsak yanarız. Onların "takım olamama" handikapından faydalanıp, yeteneklerimizi, şu ana kadar büyük titizlikle yaptığımız sert savunma ve mücadele gücümüzle bütünleştirip sonuca gidebiliriz.
gtüre@milliyet.com.tr
|
|
|

|