Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Ağustos 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Cevaba cevap ne olacak?


ULUSLARARASI camianın İran'ın cevabına nasıl bir cevap vereceği henüz belli değil.
İran yönetiminin öneriyi yapan "Altılar" grubuna önceki gün ulaştırdığı 21 sayfalık metin, halen ilgili başkentlerde titizlikle inceleniyor. Anlaşıldığı kadarıyla, İran uranyum zenginleştirme programını askıya alması talebine direkt veya açık bir yanıt vermiyor; buna karşılık öneride yer alan hususların -ve bu arada ekonomik ve teknolojik yardım gibi avantajların- müzakereye açılmasını istiyor.
"Altılar" şimdilik İran'ın cevabını reddetmiyorlar. Amerikalılara kalsa, herhalde reddedecekler ama, grubun diğer üyeleri acele edilmemesinden ve bu metindeki "bazı olumlu unsurların" dikkate alınmasından yana. Nitekim Rus ve Çin yetkilileri öyle düşünüyorlar. Almanya da belgeyi "ayrıntılı ve ihtiyatlı bir incelemeye değer" buluyor...
Bu durumda İran'ın cevabı karşısında alınacak tavrın bile, bir tartışma -ve anlaşmazlık- konusu olması ihtimali var. İran'ın beklediği de bu olsa gerek...

Büyük oyun
İran yönetiminin bu oyunu başından beri çok iyi planlayarak ve ustalıkla oynadığı bir gerçek.
Başta Batılılar -yanlarına Rusya ve Çin'i de alarak- İran'ı nükleer projeden vazgeçirmek için yoğun baskı altında tuttular. Tahran bütün bu baskılara karşın bildiğini okudu. O kadar ki, 6 Haziran'da kendisine "öneri paketi" sunulduğunda buna yanıt tarihini de bizzat -22 Ağustos olarak- belirledi ve "Bu kadar zamana ne ihtiyaç var?" diye soranlara yanıt bile vermedi.
Tahran yöneticileri, bir yandan nükleer programından "kesinlikle vazgeçmeyeceği" mesajını verirken, diğer yandan -kendisine karşı yöneltilen uluslararası baskıları bertaraf etmek için- bu meselenin müzakere yoluyla hallini arzuladığını göstermeye çalışıyor.
Ancak şöyle bir soru akla geliyor: İran liderleri, kesinlikle uranyum zenginleştirme programından vazgeçmeyeceklerini söylediklerine göre, neyin müzakeresi yapılacak? Daha doğrusu bu programın askıya alınması da müzakere konusu olabilir mi? Dün bir İranlı yetkili "Olabilir, her şey masaya gelebilir" şeklinde konuştu.
Bu sözler gerçek bir niyet ifadesi mi, yoksa bir oyalama taktiği mi? Bunu da diplomatlar araştırmak durumundalar. Ancak yukarıda belirttiğimiz gibi, bu değerlendirmeler, "Altılar"da bir bölünmeye yol açabilir.

Kritik günler
Eğer İran'ın yanıtı dikkate alınacak ve hele bir görüşme süreci başlayacaksa, 31 Ağustos "kritik tarihi" atlatılabilir. Güvenlik Konseyi'nin daha önce aldığı karara göre, İran o tarihe kadar nükleer programını askıya almazsa, "yaptırım uygulaması" gündeme gelecektir.
Ne var ki, iş o noktaya gelirse dahi, Güvenlik Konseyi'nin yaptırımlar üzerinde bir karar alması da pek kolay olmayacaktır. Muhtemelen Rusya ve Çin bunu istemeyecektir. Kaldı ki, konsensüs sağlansa bile, başvurulacak ekonomik ve diplomatik yaptırımların Ahmedinecad rejimini dize getirmesi olasılığı da çok zayıftır. Aksine Tahran bu kez elindeki kartları oynamaya kalkışacaktır. Bunlar da açıkçası güçlü kartlardır: Petrol sevkiyatını durdurmak, Hürmüz Boğazı'nı kapatmak, Irak'ta, Lübnan'da kendi enstrümanlarını (Şiileri, Hizbullah'ı) kullanarak yeni çatışmalar yaratmak gibi...
Umarız böyle bir zıtlaşmaya gidilmez. Ancak önümüzdeki günler -ve özellikle 31 Ağustos ve sonrası- oldukça gergin geçecek gibi...

skohen@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Güncelin arsenikli zırıltılarından uça uça uzaklaşma
Rıza Tevfik'in, "Selma sen de unut yavrum" di...
Melih AŞIK
Dinleyen gözüyle
RTÜK eski Başkanı Nuri Kayış, görev yaptığı d...
Fikret BİLA
Türkiye katkılarının karşılığını alıyor mu?
Türkiye, Lübnan'a asker göndermek üzere hazır...
Hasan CEMAL
Haşema ile bikini!
Haşema ile denize girenle bikiniyi tercih ede...
Abbas GÜÇLÜ
150 kontenjanlı okula 380 kayıt
Anadolu liselerinde kayıtlar dün sona erdi. O...
Hurşit GÜNEŞ
Faizler indirilmeli mi?
Döviz kurunda son bir aydır gevşeme gözlenmey...
Sami KOHEN
Cevaba cevap ne olacak?
ULUSLARARASI camianın İran'ın cevabına nasıl ...
Metin MÜNİR
Kaldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız
Geçen gün saçlarımı kestirmek için Capitol'e ...
Faik ÖZTRAK
İşsizlik düştü mü?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bu yılın iki...
Hasan PULUR
Faiz fetvası...
PARA üzerine söylenmiş çok laf vardır.
Derya SAZAK
Futbol gösterisi
Kaş'taki yangın altıncı gününde de söndürülem...
Güngör URAS
Et-Balık Kurumu yeniden kuruluyor
Özelleştirme furyasında "Devlet kasaplık mı y...

© 2006 Milliyet