|
 |
|
|
Kulis değil, cehalet!
Lugano'nun Dinamo Kiev sınavlarında forma giyemeyeceği daha ilk günden ortadaydı.
Fenerbahçe kulübünün ısrarlı tutumunun sonucu değiştirmeyeceğini konuyla azıcık ilgilenenler haftalar öncesinden biliyordu.
Peki neydi yaşanan bu skandalın gerekçesi?
UEFA niçin önce "oynar" sonra "izin yok" mesajları göndermişti?
Belki inanmayacaksınız ama...
Avrupa Futbol Birliği'nin ilgili departmanın acemiliği ve işbilmezliği...
Ellerindeki talimatı doğru dürüst uygulamamaları...
Koordinasyon zaafı ve iletişim eksikliği...
Hepsi bu!
Lugano foma giyseydi Dinamo Kiev maçının sonucu değişir miydi? Sanmıyorum.
Ancak Uruguaylıya kurala-kitaba karşın "oynar izni" verilseydi, UEFA'nın başı çok büyük derde girerdi.
Örneğin Trabzonspor.
Bordo-mavili kulüp Lugano ile aynı dönemde transfer ettiği ancak sertifikası 3 Ağustos'a dek gelmediği için Apoel sınavlarında forma giydiremediği Marcelinho için UEFA'ya itiraz etse...
Çifte standart uyguladığı için hakkını aramaya kalksa.
Avrupa'da pek çok kulüp yapılan yanlışı örnek gösterip UEFA'nın kapısını çalsa...
Ne büyük skandal yaşanır, gözümüzde büyüttüğümüz o UEFA nasıl bir prestij kaybı yaşardı acaba?
Tüm bunlar bir yana, bazı şaşkınların ürettiği garip bir senaryoya gülmeden geçemedim.
Beylere göre kulislerde "Birinin Fenerbahçe'yi UEFA'ya ihbar ettiği" konuşuluyormuş...
Ne kulisi kardeşim?
Kulaktan kulağa fısıldayacağınıza, yüreğiniz yetiyorsa açık açık söylesenize...
Eveleyip gevelemeden, birbirinizin gölgesine gizleneceğinize cesaretiniz varsa "Bu işe Şenes Erzik taş koydu" desenize!
Ayıp, çok ayıp.
Olmayacak duaya el açıp, beceriksizliğin faturasını sonunda bu ülkenin yetiştirdiği en saygın futbol adamına fatura etme cüretini de gösterdiniz ya!
Yazıklar olsun size.
Görünen köyün bozuk yolları
Sadece Apoel maçındaki top kaybı 30'un üzerinde.
Savunmanın yaptığı hata sayısı 10'u aşkın.
Girdiği gol pozisyonu bir elin parmakları kadar az. Karşıdaki normal bir rakip olsa, Trabzonspor'un ikinci bir Anorthosis faciası yaşanması işten değil.
Teknik direktör Lazaroni'ye göre ise "Takım iyiye gidiyor..."
Bu sezon beş maçını izlediğim Trabzonspor, Brezilyalı hocanın dediği gibi bırakın ileri gitmeyi, yerinde bile sayamıyor.
Trabzonspor, teknik direktör seçiminden, transfer tercihlerine bir dolu yanlışın sıkıntısını yaşıyor bu sezon.
Fatih'in gitmesiyle ortaya çıkan gol sorunu büyük. Umut topla çabuk, hırslı ve istekli. Ancak gol vuruşlarındaki acemiliği Trabzonspor'un derdine derman olacak gibi değil.
Ersen Martin'in form tutmasıyla Lazaroni'nin nasıl bir hücum planı yapacağı merak konusu. İkisini yan yana oynatmayı düşünürse, istedikleri topları atma görevi Yattara ve Marcelinho'ya düşecek ki, bu kez zaten koşmayan ve pres yapmayan orta alanda yük Hüseyin'e kalacak.
Gökdeniz'in ne zaman "kesin dönüş" yapacağı belli değil; takımın hala bir oyun kurucusu yok.
Trabzonspor'un ligde ve Avrupa'da belirlediği hedeflere bu görüntüsüyle ulaşması zor. Takım kötü futbol oynuyor, ciddi bir güven sorunu yaşıyor. İşlerin ters gideceği ilk maçta büyük fırtınalar kopabilir.
Bu lige mi, yoksa Osasuna ile oynanacak UEFA sınavına mı denk gelir bilmiyorum?
Bildiğim ve gördüğüm; Trabzonspor'a gönül verenlerin canlarının bu sezon bir hayli sıkılacağı...
Bir aydır merakla bekliyorum
Almanya'daki Dünya kupasından sonra izlediğim tüm Avrupa kupası maçlarına hakemler yeni forma ve giysileriyle çıktı.
Bizimkiler ise iki yıldır kullandıkları dikişleri sökülmeye başlayan malzemelerle...
Ayrı bir dünyada mı yaşıyoruz, yoksa malzeme alacak paramız mı yok diye düşünürken, MHK'den bir sevindirici, bir düşündürücü yanıt geldi.
UEFA, FİFA kokartlı 7 hakemimizin forma ve şortlarını epey bir süre önce göndermiş.
İşe bakın ki malzemeler henüz İstanbul gümrüğünden çekilememiş!
İyi haber ise, Futbol Federasyonu tüm klasmanlarda yer alan hakem ve yardımcıları için MHK'ye 950 takım "Dünya kupası" malzemesi hazırlanması onayı vermiş.
Ancak yeni formalar 20 Eylül'den itibaren kullanılmaya başlayacakmış.
Garip ama; Varlık içinde yokluk çekmek bunun gibi bir şey demek ki...
Bu proje alkışlanır
Bu projenin dünyada bir örneğinin olmadığını öğrendim.Türkiye Futbol Federasyonu ile Türkiye Satranç Federasyonu arasında 31 Ağustos'da bir protokol imzalanacak Amaç, futbolcuların satranç sporuna katılımını sağlamak, Süper ligde yer alan kulüplerin satranç branşları açmasını teşvik etmek; malzeme, kitap ve antrenör desteği vermek.
TFF'ye ait İstanbul Riva, Trabzon Haluk Ulusoy tesislerinde satranç sınıfları oluşturmak.
Yine federasyonun desteği ile "Büyük usta" unvanlı dünya çapındaki satranç oyuncularını A milli futbol takımının motive edileceği organizasyonlara davet etmek. Gösterişsiz, sade ama çok önemli bir amacı olan bu projeye özellikle büyük kulüplerimizin ilgi duyması kuşkusuz futbolun mentalitesinin gelişmesine katkı sağlayacak.Düşünce sınırlarını zorlamayı, risk almayı, günü değil geleceği planlamayı, büyük hedefler peşinde koşmayı ve sahip olduğun değerleri korumayı satranç sporundan daha iyi ne öğretebilir ki insana?
cersen@milliyet.com.tr
|
|
|

|