Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Ağustos 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İki komutanın konuşmalarındaki şifreler


Genelkurmay Başkanlığı'na atanan Org. Yaşar Büyükanıt ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na atanan Org. İlker Başbuğ'un devir teslim töreninde yaptıkları konuşmalar önümüzdeki döneme ilişkin farklı bir "iklim"in işaretlerini taşıyor.
Özellikle cumhuriyetin temel nitelikleri ve üniter yapısı konu olduğunda ordu-siyaset ilişkilerinde daha sert bir iklimin yaşanacağı anlaşılıyor.
Kara Kuvvetleri'nde halef-selef olan ve Genelkurmay Başkanlığı'nda da halef-selef olmaları beklenen Büyükanıt-Başbuğ ikilisinin konuşmalarında, "yeni bir dönem"in belirgin sinyalleri var.
Org. Büyükanıt ve Org. Başbuğ'un konuşmaları, sanki iki komutan arasında görev bölümü yapılmış gibi birbirini tamamlayan nitelikteydi.
Cumhuriyetin nitelikleri, ulus ve ülke bütünlüğü temel alınarak farklı noktalara yapılan vurgular birlikte değerlendirildiğinde birbirini izleyen mesajlar ortaya çıkıyor.

Büyükanıt'ın vurguları
Org. Büyükanıt'ın konuşmasında öne çıkan vurguları şöyle sıralayabiliriz:
1 Laik rejim: Org. Büyükanıt, konuşmasında, rejime rengini veren "laiklik" ilkesiyle ilgili duyarlılığı öne çıkardı. "Cumhuriyeti başka tür bir cumhuriyete" dönüştürmek isteyenlerin bu "rüya"larının gerçekleşmeyeceğini, bu temel niteliği korumanın TSK'nın asli görevleri arasında olduğunu söyledi.
2 Demokrasi: Org. Büyükanıt'ın dikkat çeken bir diğer vurgusu, demokrasinin olanakları ve çağdaş değerlerin "arkasına saklanarak", aslında laik rejim ve demokrasiyi hedef alanların farkında olunduğuydu.
3 TSK hedefi: Org. Büyükanıt, cumhuriyeti başka türlü cumhuriyete dönüştürmeye çalışanların, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni etkisizleştirmeye çalıştıklarını vurguladı.
4 Hesap sorma: Org. Büyükanıt, son dönemde kendisi de dahil olmak üzere komutanlara karşı yürütülen yıpratma kampanyasının zamanı geldiğinde hesabının sorulacağı mesajını verdi. Bu süreçte yaşananların Org. Büyükanıt ve komutanları derinden etkilediği konuşmadaki ifadelerden anlaşılıyordu.

Başbuğ'un vurguları
Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nı devralan Org. İlker Başbuğ'un konuşmasındaki vurgular ise Org. Büyükanıt'ı tamamlar nitelikteydi:
1 TSK engeli: Org. Başbuğ, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel felsefesine karşı çıkanların ve radikal değişiklik özleyenlerin en büyük engel olarak TSK'yı gördüklerini, bu nedenle TSK'nın siyasete müdahale ettiğini öne sürerek, bu kurumun ulus devlet, üniter devlet ve laik devlete yapılan saldırılar karşısında kayıtsız ve etkisiz kalmasını sağlamaya çalıştıklarını vurguladı.
2 Etnik milliyetçilik: Org. Başbuğ, bölücü terör ve ayrılıkçı hareketlerin temelinde etnik milliyetçilik vurgusu yaparak, PKK ve siyasi yandaşlarının ilk aşamadaki hedefinin ulus devlet ve üniter devleti ortadan kaldırmak ve sonraki aşamada bağımsız devlet kurmak olduğu mesajını verdi.
3 Kürt sorunu: Org. Başbuğ, "Kürt sorunu"nda "sınır çizgisi"ni de ortaya koydu. Org. Başbuğ, Türkiye Cumhuriyeti'nin kültürel farklılıklara saygılı olduğuna; kültürel alanda ve bireysel düzeyde kalmak, ulus devlet yapısına zarar vermemek koşuluyla, kültürel farklılıkların zenginlik olarak görülmesi ve yaşanmasına ilişkin düzenlemelerin yapıldığına dikkat çekti. Org. Başbuğ'un bu ifadeleri TSK'nın bu konuda kubul edebileceği çerçeveyi de çiziyordu. Kültürel ve bireysel sınırı aşıp siyasal alanda ve grup hakları niteliğinde düzenlemelerin kabul edilemeyeceği mesajını verdi.
4 Kamuoyuna açıklama: Org. Başbuğ'un konuşmasında dikkat çeken bir yön de, önümüzdeki dönemde TSK'nın ulus devlet, üniter devlet ve laik devletin korunmasıyla ilgili konularda görüş ve önerilerini gerektiği hallerde kamuoyuyla paylaşacakları mesajıydı. Org. Başbuğ, TSK'nın görüşlerinin Anayasa ve yasalar çerçevesinde ilgili makam ve kuruluşlara iletileceğini, ancak gerek gördüklerinde kamuoyuna da açıklanacağını belirterek, önümüzdeki dönemde TSK'nın üslubunu da yansıtmış oldu.
İki komutanın çizdiği çerçeve, TSK'nın temel sorunlara bakışını ortaya koyuyor. Bu mesajların siyaset alanındaki ayağının ne olacağı ve siyaset dünyasındaki yankıları önümüzdeki dönemin önemli tartışma konuları olacaktır.

fbila@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Övünelim övelim, havanda su dövelim
Tıpkı vaktiyle Vietnam'da, Nikaragua'da olduğ...
Melih AŞIK
Affetmek üzerine
Lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine b...
Fikret BİLA
İki komutanın konuşmalarındaki şifreler
Genelkurmay Başkanlığı'na atanan Org. Yaşar B...
Hasan CEMAL
Aydınlık, karanlığı yendi!
Amin Maalouf, Lübnanlı bir yazar. Anadili Ara...
Can Dündar
1980'lerin yıkımından kurtulmayı başaran bir ikona
1980'lerin ortası Londra... Şehrin merkezind...
Abbas GÜÇLÜ
OKS'de 3. ön kayıt inadı
Milli Eğitim'de müthiş bir otorite boşluğu ya...
Metin MÜNİR
Bazıları yangın sever
Ormanlar yanar. Ardından ağlaşma başlar. Onun...
Hasan PULUR
Meşhur yalanlar!
HİÇ yalan söylemeyen var mı?
Derya SAZAK
Söz Bakan'ın
Orman yangınlarıyla ilgili eleştirilerimiz üz...
Tamer HEPER
Hurafeye, fala kapılmış, hızla geri gidiyoruz
Eski bir kanundan birkaç satır aktaracağım: ...
Güngör URAS
Tokat'ta 1 milyon ton domates üretildi
Domatesin mis gibi özel bir kokusu olduğunu h...
Serpil YILMAZ
5 milyar dolarlık riski taşıyor
Fiziki şartlara bakarsanız; manzarası, konumu...

© 2006 Milliyet