Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Ağustos 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Lübnan'a asker


Türkiye'nin Lübnan'da kurulacak olan BM askeri gücüne katkıda bulunması tartışılıyor. Cumhurbaşkanı bile bu konuda birdenbire karşı olduğunu belirten bir demeç verdi. Lübnan'da oluşacak askeri güce katkıda bulunmak siyasal olarak bize ne getirecek, ekonomik olarak ne kazandıracak? İkincisiyle ilgilenelim.
Kimileri barış sağlanınca Lübnan'ın inşasında payımız olacağını savunuyor. Kimileri ise sadece barışa katkıda bulunacağımızı, sonra da ayrılacağımızı belirtirken, kimileri de Osmanlı'dan gelen sorumluluğumuzla bölgede kayıtsız kalamayacağımızı savunuyor.
Karşıtlar ise, oluşacak gücün ne denli barış işlevli olacağının belli olmadığını, dışarıdakilere yardım edeceğimize kendi topraklarımızdaki zaten zor baş ettiğimiz terörle uğraşmamızın doğru olacağını söylüyor.

Ekonomik açıdan anlamsız
Konuya ekonomik açıdan yaklaşalım. Birincisi, bu katkının doğrudan ciddi bir ekonomik yükü olmayacak. Katkıda bulunulacak güç ne çok büyük olacak, ne de hemen muharebeye girecek. 1000-1500 kişilik bir güçten bahsediliyor ve daha çok sosyal amaçlı birimleri barındıracak. En azından başlangıçta böyle görünüyor.
Ancak Lübnan'da İsrail bombalaması sonucu ortaya çıkan harabenin daha sonra bir büyük inşaat hamlesi yaratacağını sananlar yanılıyor. Afganistan'ı unutmayalım. Irak'ta da henüz gerçekleşmedi.
Üstelik Irak'ın bunu ödeyecek petrol parası var. Kısacası, Lübnan'a askeri güç katkısının ne ekonomik maliyeti var, ne de olası kazancı. Konu bu anlamda tamamıyla ABD ve İsrail ile ilişkiler bakımından önemli.
Malum Türkiye'nin Lübnan'da oluşacak olan BM gücüne katkıda bulunabilmesi için hükümetin tezkere hazırlaması ve Meclis'in de bu tezkereyi onaylaması gerekiyor.
Ancak böylesi bir durumla üç yıl önce karşılaştık. Hükümet hazırladı, Meclis onaylamadı. (Ne gariptir; tezkere taraftarları da ABD ile AKP'nin arası bozulmasın diye ret oyu veren hükümetin milletvekillerini değil, CHP'lileri suçladı)

1 Mart'ı yaşamayalım
1974'te CHP-MSP koalisyonu Kıbrıs'a çıkarma kararı alırken, sağ partiler nasıl oy vermişti, hatırlayan var mı? Biz hatırlıyoruz. Türkiye'nin çıkarlarına aykırı hareket ettiler. Ancak nedendir bilinmez çoğu yazarlarımız bunu dile getirmez... 2003'te de ABD yanlısı yazarlar tezkere geçsin diye veryansın ediyordu. Geçerse Türkiye 50 milyar dolar alacak, diyorlardı.
(Tekrarla; 50 milyar dolar!) Türkiye çağ atlayacak, kalkınacak, borç kalmayacak gibi her türlü safsata dökülüyordu. Hatta kimileri Irak'ı ABD ile paylaşacağımızı bile sandı. Oysa ABD Irak'ı İngiltere ile bile paylaşmıyor.
Şimdi, bereket, Lübnan'la ilgili benzer bir beklenti yaratılmıyor. Çünkü 1 Mart 2003 öncesi öyle bir beklenti oluşmuştu ki, borsa ve diğer mali piyasalar adeta kanatlanmak üzereydi. Tezkere geçmeyince de hepsi tepetaklak çöktü. 2 Mart günü gazetelerdeki başlıkları unutmayalım.
Dünya ekonomi literatürüne ileride geçecek veciz sözler vardı. "Savaşa girme kararı çıkmayınca borsalar çöktü". "Asker Irak'a girme yetkisini alamayınca piyasalar çakıldı" vs. vs. Düşünün, bir ülke savaşa girme kararı alınca borsaları uçar mı? Yahut aksine girmeme kararı çıkınca çöker mi? Ama bu bizim ülkemizde yaşandı. Ve olasılıkla dünya ekonomi literatürüne çılgınlık örneği olarak geçecek.
Bölgede sessiz kalamayız. Doğru. Ancak Lübnan'a asker gönderirken, müttefiklerimize yaranacağız derken, İslam dünyasıyla aramızı bozmamaya özen göstermeliyiz.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
30 Ağustos, laiklik, demokrasi
YAKIN tarihimizin en önemli tanıklarından Fal...
Çetin ALTAN
Eyüpsultan ve Pierre Loti
Sevgili Can Dündar, "Ankara'da yaz bitti" baş...
Melih AŞIK
Büyük Taarruz
Bugün Zafer Bayramı... Kurtuluş Savaşı'nda iş...
Fikret BİLA
Cemil Çiçek: Lübnan'da milli menfaatimiz var
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Lübnan'a as...
Hasan CEMAL
Büyükanıt Paşa'yla üslubu!
Televizyonda Genelkurmay'daki devir teslim tö...
Abbas GÜÇLÜ
Başbakan Erdoğan'a açık mektup
"Sayın Başbakan,
Hurşit GÜNEŞ
Lübnan'a asker
Türkiye'nin Lübnan'da kurulacak olan BM asker...
Nail GÜRELİ
Hortuma kılıf mı aranıyor?
Bir dokun bin ah dinle misali; geçen hafta Bü...
Sami KOHEN
Onlar daha çok ilgileniyor
YILLARDAN beri İngiliz gazeteleriyle olan ili...
Metin MÜNİR
Çeşme Yarımadası için endişe verici planlar
Çeşme Yarımadası'nda, küçük bir devlet kurabi...
Hasan PULUR
Büyük Zafer
MAHMUT Esat Bozkurt, Kemalist devrimin kurmay...
Ece TEMELKURAN
Lübnan'a değil, yangına!
Tek tek bütün ağaçların ruhları nur içinde ya...
Güngör URAS
'Zafer Haftası' 'Zafer Bayramı'
Biz bir zamanlar, 26 Ağustos'ta başlayıp 30 A...
M. Ali BİRAND
Genelkurmay, 2010'a kadar kapandı
Geçen yıllarda, komutanların veya Genelkurma...

© 2006 Milliyet