|
 |
|
|
Genelkurmay, 2010'a kadar kapandı
Geçen yıllarda, komutanların veya Genelkurmay başkanlarının görev devirleri böylesine manşetlerde dolaşmazdı. Haber kanalları, törenlerdeki konuşmaları başından sonuna yayınlamazlardı. Önem verilirdi, ancak bu defaki gibi olmazdı.
Nedeni çok açık.
Kamuoyunda giderek artan cepheleşmede taraflardan biri kadrosunu tamamladı. 2008'e kadar, Genelkurmay Başkanlığı'nı Org. Büyükanıt, ardından da 2010'a kadar Org. Başbuğ götürecek.
Her ikisi de, genel yaklaşımlarını açıkladılar.
Toplumumuzun bir bölümü, Büyükanıt-Başbuğ ikilisini, laik sistemi korumakla görevli komutanlar olarak görüyorlar. AKP iktidarına karşı bir güvence şeklinde niteliyorlar. Vurduğu yerden ses getiren komutanları arkalarına aldıklarını söylüyorlar. Derinden derine bir gerilim senaryosu hazırlanıyor.
Acaba bu senaryo gerçekleşecek mi?
AKP'nin atacağı adımlara karşı, TSK bir taraf gibi hareket edecek mi?
Muhalefeti ve toplum örgütleriyle, sivil kesimin yapması gerekenleri TSK mı yüklenecek?
Bu sorulara şimdiden yanıt verebilmenin imkanı yok.
Başbakan'ın ve AKP'nin bundan sonraki yaklaşımlarını görmemiz gerekecek. Varsayımlara dayanarak analiz yapılamaz. Ancak, Org. Büyükanıt ve Org. Başbuğ'un genel yaklaşımlarına bakarsak, bazı ipuçları çıkarabiliriz.
Her iki komutanı da, eski Genelkurmay başkanlarından Cemal Tural ile karıştıranlarımız var. Oysa Büyükanıt-Başbuğ ikilisi, sorunları masaya yumruk atarak veya vurduğu yerden ses getirerek çözme yanlısı değillerdir. Bu iki komutanı biraz yakından tanıyanlar, her ikisinin de çözümü demokrasi içinde arayan, vurup kırarak bir yere varılamayacağını bilen kişiliğe sahip olduklarını bilirler. Sağduyululardır, dünyayı gayet iyi bilirler ve gerilim yaratma meraklısı değillerdir.
Son devir törenlerinde yapılan konuşmaları dinleyenler, şimdiye kadar söylenmemiş yeni bir uyarı veya tehdit cümlesine rastlamamışlardır.
Org. Büyükanıt ve Org. Başbuğ, TSK'nın duyarlı olduğu ilkelerin dışına çıkmadılar. Sadece, bu ilkeler konusundaki duyarlıklarını tekrarladılar. Bizler gerilim beklediğimizden dolayı, konuşmaları genel çerçevelerinin dışına çıkarttık.
Özetle, laiklik sınırları zorlanmadığı ve Türk medyası gerilim peşinde koşmadığı taktirde, önümüzdeki dönemde kriz bekleyenler hayal kırıklığına uğrayacaklar.
TERÖR BÖYLE ÖNLENEMEZ...
Kürt terörü, çok tehlikeli ve yeni bir aşamaya girdi.
Daha önceleri, tüm terör faaliyetlerini PKK kendi kontrolu altında tutardı. Sivillere yönelik terör, özellikle uluslararası alanda büyük eleştiri alınca, tutum değiştirdiler ve genelde güvenlik kuvvetlerini hedef alır oldular. Bunun yanısıra, terörün düzeyini indirip, kendinden yana kesimleri (özellikle çocuk denecek yaştaki gençleri) sokak gösterilerine yönlendirdiler. PKK'nın taktik değişikliği, kendini sokaklarda gösterdi.
Şimdi yeni bir durumla karşı karşıyayız.
PKK'dan ayrılmış ve kendini ispat etmek, sesini duyurmak isteyen küçük bazı gruplar tehlikeli bir tırmanmanın peşindeler. Turistik bölgeleri hedef alıyorlar. Etrafı kan revan içinde bırakmaktan hiç çekinmiyorlar. Gözleri kara. PKK gibi kendilerini siyasi parti konumuna sokma niyetleri yok. Ne uluslararası saygınlık, ne de kendi içindeki dengeler umurunda. Bunların tek amacı, öldürmek ve ses getirmek. TV'lere çıkmak, gazetelerin kendilerinden söz etmelerini sağlamak.
Bu küçük gruplarla nasıl başa çıkabiliriz?
Büyük demeçler veya sert konuşmaların hiçbir işe yaramadığını artık bilmemiz gerekiyor.
Sokaklarda gösteri yaparak, cenazelerde ağıt yakarak veya nizami askeri güç yığırak hiçbir yere varamayız.
Bu tip grupların gözünü yıldıracak iki temel unsur vardır: Biri, iyi istihbarat, diğeri de terörü reddeden Kürtler'in harekete geçmeleridir.
Bu ülke, büyük kaynak akıttığı, sayısız istihbarat örgütüne sahiptir. MİT, asker ve polis istihbaratının yanısıra, Milli Eğitim Bakanlığı'nın hatta Adalet Bakanlığı'nın sivil istihbaratı vardır. Tek sorun, bu örgütler arasındakı koordinasyonsuzluktur. Herkes kendi köşesinde iş yapar. Ankara'da sözüm ona, üst düzeyde bir koordinasyon mekanizması oluşturulmuştur, ancak etkin bir çalışma sağlanamamıştır. Koordinasyon sağlanmadıkça, bu küçük grupların belini kırmak imkansızdır.
İlk adım istihbaratı güçlendirmek olmalıdır...
İkinci adımı da, Kürt sorununu kan dökmeden, terör yapmadan çözmek isteyenler adım atmalılardır... Özellikle de Kürtler.
Bu konuyu yarın devam ettireceğim.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|
|


 | Taha AKYOL | | 30 Ağustos, laiklik, demokrasi YAKIN tarihimizin en önemli tanıklarından Fal... | |  | Çetin ALTAN | | Eyüpsultan ve Pierre Loti Sevgili Can Dündar, "Ankara'da yaz bitti" baş... | |  | Melih AŞIK | | Büyük Taarruz Bugün Zafer Bayramı... Kurtuluş Savaşı'nda iş... | |  | Fikret BİLA | | Cemil Çiçek: Lübnan'da milli menfaatimiz var Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Lübnan'a as... | |  | Hasan CEMAL | | Büyükanıt Paşa'yla üslubu! Televizyonda Genelkurmay'daki devir teslim tö... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Başbakan Erdoğan'a açık mektup "Sayın Başbakan, | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Lübnan'a asker Türkiye'nin Lübnan'da kurulacak olan BM asker... | |  | Nail GÜRELİ | | Hortuma kılıf mı aranıyor? Bir dokun bin ah dinle misali; geçen hafta Bü... | |  | Sami KOHEN | | Onlar daha çok ilgileniyor YILLARDAN beri İngiliz gazeteleriyle olan ili... | |  | Metin MÜNİR | | Çeşme Yarımadası için endişe verici planlar Çeşme Yarımadası'nda, küçük bir devlet kurabi... | |  | Hasan PULUR | | Büyük Zafer MAHMUT Esat Bozkurt, Kemalist devrimin kurmay... | |  | Ece TEMELKURAN | | Lübnan'a değil, yangına! Tek tek bütün ağaçların ruhları nur içinde ya... | |  | Güngör URAS | | 'Zafer Haftası' 'Zafer Bayramı' Biz bir zamanlar, 26 Ağustos'ta başlayıp 30 A... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Genelkurmay, 2010'a kadar kapandı Geçen yıllarda, komutanların veya Genelkurma... | |
|
|