Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Ağustos 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Kürtler sessiz mi kalacaklar?


Türkiye'nin tatil yörelerine karşı girişilen terör eylemleri, yepyeni ve son derece tehlikeli bir tırmanmayı beraberinde getiriyor. Türkiye'nin canı acıdıkça, turizm sektörü darbe yedikçe, hem toplum hem de devlet ister istemez sinirlenecek, ardından hırçınlaşacak ve Kürt-Türk çatışmasını yaygınlaştırabilecek.

İşte korku senaryosu bu...

Zaten TAK (Kürdistan Özgürlük Şahinleri) diye adlandırılan küçük terör örgütünün amacı da bu... Irak'taki gibi bir iç savaş başlatabilmek. Türkiye'yi ateş yumağına dönüştürmek.

Gerçek kimliği tam anlamıyla bilinmiyor.

Bazılarına göre, PKK'yı yeterince aktif bulmayıp, örgütten ayrılanlar tarafından kurulmuş. Sayıları az, imkanları kısıtlı, ancak seslerini duyurabilmek için ölüm yağdırabilen bir grup. PKK gibi, uluslararası baskılardan etkilenmiyorlar. Destekçileri kim ise, sadece onları dinliyorlar.

Bazılarına göre ise, bu bir nevi takiyye... PKK'nın perde arkasından yönlendirdiği, kendilerinin yapmak istemedikleri kanlı eylemleri ihale ettikleri bir grup. "Bakın, biz daha ehveni-şer'iz. Bizden daha kötüleri, daha fazla kan dökecekler var" diyerek göz dağı verdikleri bir örgüt.

TAK ne olursa olsun, kimlerin emrinde bulunursa bulunsun, hiç birimizin umurunda değil. Önemli olan, önümüzdeki büyük tehlikeyi durdurabilmek.

Bizlere düşen görev, terörle mücadele ederken, toplumu ve medyasıyla birlikte, soğukkanlılığı bırakmamak ve sabırlı olmaktır.

Ancak, dün Ertuğrul Özkök'ün de değindiği gibi, Kürt kökenli vatandaşlarımıza da düşen son derece önemli görevler bulunmaktadır.

Terörün tırmanmasına seyirci mi kalacaklar, yoksa işin rayından çıkmasını engelleyecek adımlar atabilecekler mi?

Son derece önemli bir yol kavşağındayız.

Bugün sorumluluk yüklenmeyenler, yarın çok acı çekeceklerdir. Zira unutmayın, Kürt sorunu bir Kürt-Türk çatışmasına dönüşürse, bundan herkes zarar görecektir.

* * *

DTP'Yİ SEÇİM DIŞINA İTMEYİN...

Dünkü yazımda, terör örgütleriyle mücadelenin, büyük oranda istihbarata bağlı olduğuna dikkat çekmiştim.

Bugünkü yazımda, Türk toplumunun soğukkanlı ve sabırlı tutumu, Kürt kökenli vatandaşlarımızın da seslerini yükseltmeleri gereğine değindim.

Bütün bu çerçevede bir başka nokta daha var ki, önümüzdeki dönem açısından çok önemli.

DTP'nin, bağımsız adaylarla seçimlere katılması engellenmemeli..

CHP ve AKP'nin bazı kesimlerinde böyle bir eğilimin bulunduğunu okuyoruz. Seçim yasasında bazı değişiklikler yapılması ve bağımsız adayların seçiminin güçleştirilmesi hazırlığından söz ediliyor. DTP'nin, 20'nin üstünde milletvekiliyle yeni meclise girmesi, bazılarını rahatsız ediyor.

Tarihi bir hata yapılmış olur.

Tam aksine, ister DTP ister başka bir siyasi parti olsun, bütün vatandaşlarımızın TBMM'de temsil edilmeleri gerekmektedir.

PKK'nin kökü kurutulacaksa, Bu sadece güvenlik güçleriyle değil, Kürt kökenli vatandaşlarımızı daha fazla siyasete sokarak, günlük yaşama daha fazla katılımlarını sağlayarak gerçekleştirebilir.

Terör örgütleriyle etkin şekilde mücadele de yine siyasi gruplara geniş bir yaşam hakkı, sesini duyurma hakkı vermekten geçecektir.

Eğer siyasi partileri veya grupları yasaklar, seçime girmelerini engellersek, PKK gibi terör örgütlerine yol açmış oluruz. Bu da onların "Sizin sesinizi duyurmamızın tek yolu benim silahlı eylemlerimdir" demelerine yol açar.

Sadece kısıtlama, sadece yasak, sadece ceza ile bir yerlere varamayız, aksine, yeni patlamalara yol açarız. Gelin, teröre karşı amansız bir mücadele verelim, ancak siyasi alanda da bir çıkış yolu arayalım.

Patlama, iç çatışma, hatta bölünme tehlikesinden uzaklaşmak istiyorsak, deneyimlerden yararlanalım. Sağduyumuzu kaybetmeyelim...

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Terör ve bir arada yaşamak
TERÖR örgütü PKK, son kanlı eylemlerini Kürdi...
Çetin ALTAN
Başarı açlığı ve bir yitiklik portresi
Japonya'da oynanan Basketbol Dünya Kupası maç...
Melih AŞIK
Anason deyince...
Anason deyince akla ne gelir? Rakıya beyazlığ...
Fikret BİLA
Baykal: Asıl risk dinler savaşına bulaşmak
30 Ağustos Zafer Bayramı coşkuyla kutlandı. A...
Hasan CEMAL
Çekiçle çivi, askerle rolü!
Amerika'nın Irak Savaşı'yla ilgili olarak bug...
Can Dündar
Gül ile Babacan niye soğuk?
Uçakta gördüm onları... Çok önemli bir ulusl...
Hurşit GÜNEŞ
Kur tahminleri
Önceki gün bir büyük özel bankanın hazine böl...
Doğan HEPER
Üniversiteler liseden farksız
EĞİTİMİN üzerine ne kadar dursak azdır.
Semih İDİZ
Sezer'in Talabani politikası yanlış
Cumhurbaşkanı Sezer'in, Kara Kuvvetleri Komut...
Sami KOHEN
İran faktörü
BM Güvenlik Konseyi'nin İran'a nükleer progra...
Hasan PULUR
"Sevr'e Giden Yol"
TÜRKLERİ vatanından edeceğini sanan "Sevr Ant...
Derya SAZAK
Hangi ateşkes?
PKK, bir haftadır, eylülden itibaren doğabile...
Yaman TÖRÜNER
Amerikan Koç ailesi
Amerika Birleşik Devletleri'nde de bir Koç ai...
Güngör URAS
Trabzon'da fındık üreticisi fiyat bekliyor
Trabzon'a gittim. Fındık üreticileriyle, fınd...
M. Ali BİRAND
Kürtler sessiz mi kalacaklar?
Türkiye'nin tatil yörelerine karşı girişilen ...

© 2006 Milliyet