Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Eylül 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türkiye nereye gidiyor?


KİMİNE göre Türkiye 'karanlığa' gidiyor. Başkalarına göre, hayır, sorunları var ama Türkiye modernleşme sürecinde gelişen bir ülkedir.
Genelkurmay eski başkanı Sayın Org. Hilmi Özkök diyor ki:
"Teğmen olduğumda birliğimizde yalnızca bir subayın otomobili vardı. Bugün bütün subayların, üstçavuşların otomobili var. Bütün bunlar Türkiye'nin geliştiğini gösteriyor. Bugün nereden nereye geldiğimizi hatırdan çıkarmamak gerekir."
İyi de... Petrol zengini Suudi Arabistan'da kişi başına gelir bizden yaklaşık iki kat fazla olduğuna göre, eminim araç sahipliği de en az iki kat fazladır. Öyleyse Suudi Arabistan Türkiye'den daha modern ve gelişmiş bir ülke midir?!
Türkiye'de piyasa ekonomisinin ve girişimci orta sınıfın gelişmesini temel modernleşme göstergeleri olarak vurgulayan yazılarım için bana da böyle itirazlar gelir.
Bu itirazlar yanlıştır, Org. Özkök'ün araba sayısını bir gelişmişlik göstergesi olarak zikretmesi doğrudur.

Hangi ekonomi?
Milli gelir artışı siyasi ve sosyolojik bakımdan her zaman aynı anlama gelmez. Fareed Zakaria'nın "The Future of Freedom" adlı önemli eserinde gösterdiği gibi:
  • Petrol zenginliği modernleşmeyi değil, bir tür feodaliteyi, siyasi ve sosyal oligarşileri besliyor. Ortaçağ feodalitesinde ürünün tarladan çıkması gibi, zamanımızda petrol de yerden çıkıyor. Bunun gelirine sahip olan irsi veya siyasi oligarşiler bu geliri kullanarak kendilerine iktisaden bağımlı bir zümre yaratıyorlar, geniş sübvansiyonlarla halkı da teskin ediyorlar. Böylece tutucu kapalı rejimlerini sürdürüyorlar.
  • Türkiye gibi ülkelerde ise ekonomik gelişmeyi sağlayan faktör, şahlardan, şeyhlerden ve devletten bağımsız milyonlarca esnafın, tüccar ve sanayicinin, serbest meslek sahibi ve hizmet sektörü erbabının yaptığı üretimdir. Bunlar işlerini 'rasyonel' olarak yapmak zorundadır, böylece toplumsal rasyonelleşme gelişiyor.

  • Bunlar devletin veya feodal otoritenin lütfuyla kazanmadıkları için, ruhen ve fikren daha bağımsızdırlar. Köylülük, yani tarlaya ve devlet kapısına bağımlılık azalıp bu kesim geliştikçe demokrasi ve özgürlük fikri de gelişir.

    Gelişmeyi anlamak
    Türkiye'de 1950 yılında TOBB üyesi şirket sayısı sadece 580 tanecikti. Tarlaya ve devlet kapısına bağımlı bir toplum... Bugün TOBB üyesi şirket sayısı 700 bine yaklaşıyor! Artık eskisine göre işini daha rasyonel düşünen, daha açık ufuklu, daha çeşitlenmiş bir toplumuz.
    Türkiye bugün yılda yaklaşık 250 milyar dolarlık iş hacmiyle dünyaya açık bir ülkedir aynı zamanda.
    Türkiye'nin büyük başarısıdır bu.
    Org. Özkök'ün verdiği araba örneği, bu başarının göstergelerinden biridir.
    Türkiye bugün geçmişin bütün dönemlerine göre daha modern, daha gelişmiştir. Sorunlarımızın birçoğu "gelişmekte olan toplum" aşamasında olmamızdan kaynaklanıyor. Yarınki Türkiye'nin sorunları, "gelişmiş toplumların sorunları" türünden sorunlar olacaktır.
    Türkiye'nin 'geriye' gittiğini, gideceğini sanmak içi boş, ideolojik bir vehimdir.

    AÇIKLAMA: Diyarbakır Belediyesi, gönderdiği açıklamada, Osman Baydemir'in "Türklerle Kürtler bir arada yaşamaz" diye bir konuşma yapmadığını, bunu yazan dergiyi tekzip ettiklerini ama derginin tekzibi yayımlamadığını, bu yüzden dergiyi mahkemeye verdiklerini belirtiyor.

    t.akyol@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Türkiye nereye gidiyor?
    KİMİNE göre Türkiye 'karanlığa' gidiyor. Başk...
    Çetin ALTAN
    Resmi bayram balolarında dans edenler ve edemeyenler
    Uzun süredir resmi bayram gecelerinin militer...
    Melih AŞIK
    Biyodizel komedisi
    BOP Enerji Şirketi Başkanı Cahit Yıldırım, ...
    Fikret BİLA
    "Angajman Kuralları Belgesi" düşündürüyor
    Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın G...
    Hasan CEMAL
    Asker ve ezberi!
    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt...
    Abbas GÜÇLÜ
    Milli Engelleme Bakanlığı
    Hüseyin Çelik yönetimindeki Milli Eğitim Baka...
    Hurşit GÜNEŞ
    Reel faizler neden yüksek?
    Yıllık bono faizleri yüzde 18-19 aralığına ot...
    Sami KOHEN
    Bu yoldan bir yere varamazlar
    İNGİLTERE ve Avrupa basını, Marmaris ve Antal...
    Metin MÜNİR
    AKP Meclis kapısını kaça tamir ettirir?
    Meclis Genel Kurul salonunun giriş kapısının ...
    Faik ÖZTRAK
    Hazmetme kapasitesi
    Geçen hafta IMF'nin web sayfasında kurumun ba...
    Hasan PULUR
    Komutandan komutana...
    ESKİ dostlardan biri sordu:
    Derya SAZAK
    Asker riski
    Lübnan'daki BM Barış Gücü'ne Türkiye'nin de a...
    Meral TAMER
    Önce öldür, sonra öde! Ayda 60 YTL taksitle
    Amerikalı toplumsal hiciv ve belgesel ustası ...
    Ece TEMELKURAN
    Bizim çocuklar savaşa gitmesin: Vallahi bırakmam!
    Kafayı karıştırmanın lüzumu yok: Birleşmiş Mi...
    Güngör URAS
    Üretim iş demek, aş demek
    IMF baş iktisatçısı R. Rajan (doğrudan sabit ...
    M. Ali BİRAND
    Formula 1 olayını artık konuşmayalım
    TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, heyecanlı, iyi n...

    © 2006 Milliyet