Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Eylül 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hazmetme kapasitesi


Geçen hafta IMF'nin web sayfasında kurumun başekonomisti ve araştırma bölümü direktörü Raghuram Rajan'ın Chicago Üniversitesi'nden aldığı izni uzatamadığı ve gelecek yılın başında üniversitedeki görevine geri döneceği açıklandı. Ondan birkaç gün sonra da Rajan'ın yaptığı bir konuşma yayımlandı.
Yabancı sermaye ve büyüme arasındaki ilişkiye değinen konuşma Rajan'ın diğer iki önemli iktisatçı Prasad ve Subramanian ile birlikte yaptıkları bir çalışmadan alınmış. Bu çalışmadaki bulgular sermaye hareketlerinin serbest bırakılmasını savunan IMF'nin resmi görüşleriyle tam olarak örtüşmediği gibi, Türkiye'de de birçoklarının ezberini bozacak nitelikte.

Az kullanan çok büyümüş
1970-2004 döneminde gelişmekte olan ülkelere ait veriler karşılaştırıldığında söylenenlerin tam tersine daha az yabancı sermaye (doğrudan yatırımlar hariç) kullanan ülkelerin daha hızlı büyüdüğü ortaya çıkıyor.
Yazarlar büyüme ile yatırım ve tasarrufların ilişkisine de bakmışlar. Yüksek yatırım yapan ülkeler daha hızlı büyüyor. Ancak yüksek yatırım yapan ülkelerden iç tasarrufları diğerlerinden fazla olanlar çok daha hızlı büyümüşler. Bize sık sık söylendiği gibi, cari açığı yüksek olan ülkeler daha hızlı büyümüyor. Yatırımları artarken cari açığını düşük tutabilen ya da cari işlemler fazlası veren gelişmekte olan ekonomiler çok daha hızlı büyümüş.
Sanayileşmiş ekonomilerde ise durum tam tersi. Yani gelişmiş ekonomilerde cari açığı yüksek olan ülkeler daha hızlı büyüyor.
Rajan, bu bulguların ortaya koyduğu gelişmiş ülke ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki farkı "hazmetme kapasitesi" kavramıyla açıklamış. Ekonomilere hazmedebileceklerinden daha fazla sermaye girmesi, ya bunun etkin olarak kullanılamamasına ya da kesintisiz büyümenin engellenmesine yol açıyor.
Yazarlar hazmetme kapasitesi farklılığının, gelişmekte olan ekonomilerde mali piyasaların yeterince gelişmemiş olmasına ve güçlü sermaye girişinin yerli parayı değerlendirmesinin imalat sanayii üzerindeki etkisine bağlamışlar.
Rajan, gelişmekte olan ekonomilerde, imalat sanayiinin gelişmesinin, kesintisiz büyümenin lokomotifi olduğuna dair güçlü bulgular olduğunu söylüyor. Hizmetler sektörüyle büyüyeceğiz diyenlerin ezberini bozacak bir tespit.

Rekabet baskısı yaratıyor
Konuşmadaki bir diğer tespit de yabancı sermayeye aşırı yaslanan gelişmekte olan ekonomilerde yerli paranın değerlenmeye daha açık olduğu. Bu ekonomilerde yerli paranın aşırı değerlenmesiyle ortaya çıkan rekabet baskısı lokomotif sektör olan imalat sanayiinin gelişmesini engelliyor.
1970-2005 döneminde cari açığı daha düşük, tasarrufları daha yüksek olan ülkeler daha hızlı büyüyor, çünkü kendi tasarruflarına dayanan ekonomiler, yabancı sermayeye aşırı yaslanmıyor. Bu durumda da yerli paranın aşırı değerlenmesinin imalat sanayiini ve dış dengeyi tahrip edici etkisi yaşanmıyor.
Bu köşede imalat sanayiinin büyüme ve istihdam açısından önemini ve TL'nin aşırı değerlenmesinin ve cari açığı artırarak büyümenin sürdürülebilir olmadığını defalarca dile getirdim. Çalışmanın bulguları, hükümetin yabancı sermayeye aşırı yaslanması nedeniyle son dönemde kaçan daha hızlı ve dengeli büyüme fırsatlarını ortaya koyuyor.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Türkiye nereye gidiyor?
KİMİNE göre Türkiye 'karanlığa' gidiyor. Başk...
Çetin ALTAN
Resmi bayram balolarında dans edenler ve edemeyenler
Uzun süredir resmi bayram gecelerinin militer...
Melih AŞIK
Biyodizel komedisi
BOP Enerji Şirketi Başkanı Cahit Yıldırım, ...
Fikret BİLA
"Angajman Kuralları Belgesi" düşündürüyor
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın G...
Hasan CEMAL
Asker ve ezberi!
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt...
Abbas GÜÇLÜ
Milli Engelleme Bakanlığı
Hüseyin Çelik yönetimindeki Milli Eğitim Baka...
Hurşit GÜNEŞ
Reel faizler neden yüksek?
Yıllık bono faizleri yüzde 18-19 aralığına ot...
Sami KOHEN
Bu yoldan bir yere varamazlar
İNGİLTERE ve Avrupa basını, Marmaris ve Antal...
Metin MÜNİR
AKP Meclis kapısını kaça tamir ettirir?
Meclis Genel Kurul salonunun giriş kapısının ...
Faik ÖZTRAK
Hazmetme kapasitesi
Geçen hafta IMF'nin web sayfasında kurumun ba...
Hasan PULUR
Komutandan komutana...
ESKİ dostlardan biri sordu:
Derya SAZAK
Asker riski
Lübnan'daki BM Barış Gücü'ne Türkiye'nin de a...
Meral TAMER
Önce öldür, sonra öde! Ayda 60 YTL taksitle
Amerikalı toplumsal hiciv ve belgesel ustası ...
Ece TEMELKURAN
Bizim çocuklar savaşa gitmesin: Vallahi bırakmam!
Kafayı karıştırmanın lüzumu yok: Birleşmiş Mi...
Güngör URAS
Üretim iş demek, aş demek
IMF baş iktisatçısı R. Rajan (doğrudan sabit ...
M. Ali BİRAND
Formula 1 olayını artık konuşmayalım
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, heyecanlı, iyi n...

© 2006 Milliyet