|
Komutandan komutana...
ESKİ dostlardan biri sordu:
"Paşaların konuşmaları ağır değil miydi?"
Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'la Kara Kuvvetleri Orgeneral İlker Başbuğ'un konuşmalarını sorduğu belliydi, emekli olan Hilmi Özkök Paşa'yı soracak değildi herhalde...
Neresi ağırdı bu konuşmaların?
Ve siyasetle ilgili bir yanı var mıydı?
***
ORGENERAL Büyükanıt, askerin 4 temel görevini sıralıyordu:
1- Birlikleri eğitmek, harbe hazır hale getirmek.
2- Dış güçlere karşı ülkeyi ve çıkarları korumak.
3- Ülkenin üniter yapısını ortadan kaldırmak isteyen terör dahil, tüm mihraklarla mücadele etmek.
4- Anayasa'nın ilk üç maddesinde belirtilen cumhuriyetin temel ilkesine sahip çıkmak...
Bunların hepsi yasaya uygundur, Büyükanıt'ın söyledikleri bunlardır.
***
DOSTUMUZ yine itiraz etti:
"Dediklerin doğru ama bir de üslup meselesi var!"
Evet, komutanlar, geçmişinde "Demokrasi amaç değil araçtır" vecizesi bulunan bir Başbakan'ın önünde konuştuklarını biliyorlardı...
Evet, komutanlar, geçmişinde "Laiklik elden gidiyormuş, millet istemezse gider!" diyen bir Başbakan'ın önünde konuştuklarını biliyorlardı.
***
EVET, komutanlar, Danıştay'ın türban kararına kızan "Efendi, bu senin işin değil, Diyanet'in işi" diyen Başbakan'ın karşısında konuştuklarını biliyorlardı.
Evet, komutanlar, aynı Danıştay kararı için "Ayrancı pazarında başörtüsü avına mı çıkılacak?" diyen bir Adalet Bakanı'nın önünde konuştuklarını biliyorlardı.
***
EVET, komutanlar Başbakan olmadan önce "İstanbul'u Medine yapacağız, ben tekkeye değil, dergâha gittim, Atatürk'e saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok, Cumhurbaşkanı'nın imam hatipli olacağı günler yakındır" diyen, bunları söyledikten sonra Başbakan olan bir siyasetçinin önünde konuştuklarını çok iyi biliyorlardı.
***
EVET, komutanlar, karşılarında Anayasa'nın kurumlarından yakınan ve 23 Nisan Çocuk Bayramı'nda, kürsüye saçlı sakallı bir çocuk (!) çıkarıp, "Önümüze hangi engeli koyarsanız koyun en zirveye çıkacağız" dedirten Meclis Başkanı'nın önünde konuştuklarını biliyorlardı.
Konuşmalarında değindiklerinin hepsi yasal görevleriydi, siyaset yapmıyorlardı.
Ya üslup!
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.
Kimi komutan, askerinin başına Amerikalılar çuval geçirip kelepçeyle götürürken sükûnetini bozmaz, kimi de, böyle bir olayla karşılaşırsa, Amerikalı askerin kafasına belki yem torbasını geçirir.
Kim bilir!
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|