Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Eylül 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bizim çocuklar savaşa gitmesin: Vallahi bırakmam!


Kafayı karıştırmanın lüzumu yok: Birleşmiş Milletler, kendi sivil görevlilerinin İsrail tarafından öldürülmesini kınayamayacak kadar zavallı bir organizmadır. BM, ABD'dir.
Cümleten netleşelim:
Lübnan'a gönderilecek BM Barış Gücü'nün barışla topluiğne başı kadar alakası yoktur.
Bir adım daha atalım:
Barış Gücü, Küreselleşmenin Haçlı Ordusu'dur.
Noktayı koyalım:
Bizim çocuklar, Haçlı askeri olamaz!

Emperyal palavralar
Kimse bu ülkeyi köşe yazılarıyla, hükümet açıklamalarıyla kandırmaya çalışmasın: Irak'a asker göndermedik, efendi gibi durduk diye başımıza hiç kötü bir şey gelmedi. Bilakis, dünyanın en Al Pacino, en Kadir İnanır ülkesi biz olduk; yeryüzünde müthiş karizmamız oldu.
Hâlâ bütün uluslararası toplantılarda Avrupalısı, Amerikalısı Irak'a asker gönderme kararını engellediğimiz 1 Mart mitingini konuşuyor. Bunu, Ortadoğu'da "artizlik" yapmaya gitmeyi hâlâ açgözlü bir hararetle savunanlar, "uluslararası prestij" gibi ne idüğü belirsiz tamahlar için çocukların ölmesini gözlerini belerte belerte isteyenler de bal gibi biliyor.
Yani, sakın o "Bölgenin emperyal gücü olalım!" gibi, "ABD imparatorluğu'nun Ortadoğu'daki uç beyliğini yapalım" gibi meseleyi mahalle savaşı çapında gören, ölümü çocuk oyuncağı zanneden palavralar sıkılmasın.

İstenen, çocuklara yardım
Çünkü bu ülke, çocuklarının Lübnan'a askerler olarak gitmesini istemiyor. Bu ülke, -gidin şehirlerin etrafındaki Filistin ve Lübnan bayraklarına sarınmış mahallelere bakın- sadece Lübnanlı ve Filistinli çocuklara yardım etmek istiyor.
Önceki gün 30 Ağustos kutlamaları sırasında "terörist" sanılarak dövülen çocuklar, bu ülkenin en akıllı çocuklarıdır. Ölümler canına tak etmiş, öfkeli halkın kışkırtılması yüzünden dayak yemişlerdir.
Öğrenci Kolektifi adlı, son derece aklı başında, insani bir gruptan olan öğrencilerin pankartı açmasına izin verilseydi görülecekti ki onlar sadece kendi yaşlarındaki askerlerin Lübnan'a ABD'nin paralı askeri olarak gitmesini istemedikleri için oradaydılar.
O çocuklar gibi binlerce, yüz binlerce insan var bu ülkede. Bugün o insanlar Halkevleri'nin yaptığı "Filistin ve Lübnan'a İlaç, Mama, Kuru Gıda Yolluyoruz!" kampanyasına destek veriyorlar. (İletişim: 0212 245 82 65-0312 4192717) Yapılması düşünülen ve bilet parası yerine herkesin kuru gıda ve ilaç getireceği konser için yer arıyorlar. Savaş karşıtı toplantılara katılıp daha ne yapabiliriz diye düşünüyorlar.

5 Eylül'de Ankara'da!
İşte bütün bu insanlar, yeryüzü efendilerinin ucuz askerleri olmak değil, Ortadoğu halklarıyla dayanışmak isteyen, vicdanı sızlayan, işlenen günahlara dahil olmak istemeyen insanlar, 5 Eylül'de Ankara'da buluşacaklar.
Aynı gün, Meclis'te oylanacak Lübnan'a asker gönderme tezkeresine hayır demek için, sesleri Meclis'ten duyulana kadar bağırmak için Ankara'da olacaklar. Otobüsle, trenle, uçakla, yürüyerek Ankara'ya gelecekler. Kendilerini temsil eden vekillerin, bir kerecik olsun kendilerini temsil etmelerini isteyecekler.
Yeniden, tıpkı 1 Mart'ta olduğu gibi AKP'li milletvekillerine seslenecekler. Soracaklar: Kendi siyasi tabanınız yardım kutularıyla Lübnan'daki çocuklar için para toplarken siz ne yapıyorsunuz?
Ey Meclis Başkanı, sen ki evladını kaybetmiş bir insansın. Başkaları da mı evlatlarını kaybetsin istersin?
Ey Milletvekilleri, hatırlayın! 1 Mart'ta o tezkere geçmediğinde nasıl da arkanızdaydı bu halk. Sizi hiç desteklemeyenler bile gurur duymuştu aldığınız barış kararıyla.
5 Eylül'de bağıracağız:
Savaşa gidemezsiniz! Vallahi bırakmam!

ecetem@hotmail.com








Taha AKYOL
Türkiye nereye gidiyor?
KİMİNE göre Türkiye 'karanlığa' gidiyor. Başk...
Çetin ALTAN
Resmi bayram balolarında dans edenler ve edemeyenler
Uzun süredir resmi bayram gecelerinin militer...
Melih AŞIK
Biyodizel komedisi
BOP Enerji Şirketi Başkanı Cahit Yıldırım, ...
Fikret BİLA
"Angajman Kuralları Belgesi" düşündürüyor
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın G...
Hasan CEMAL
Asker ve ezberi!
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt...
Abbas GÜÇLÜ
Milli Engelleme Bakanlığı
Hüseyin Çelik yönetimindeki Milli Eğitim Baka...
Hurşit GÜNEŞ
Reel faizler neden yüksek?
Yıllık bono faizleri yüzde 18-19 aralığına ot...
Sami KOHEN
Bu yoldan bir yere varamazlar
İNGİLTERE ve Avrupa basını, Marmaris ve Antal...
Metin MÜNİR
AKP Meclis kapısını kaça tamir ettirir?
Meclis Genel Kurul salonunun giriş kapısının ...
Faik ÖZTRAK
Hazmetme kapasitesi
Geçen hafta IMF'nin web sayfasında kurumun ba...
Hasan PULUR
Komutandan komutana...
ESKİ dostlardan biri sordu:
Derya SAZAK
Asker riski
Lübnan'daki BM Barış Gücü'ne Türkiye'nin de a...
Meral TAMER
Önce öldür, sonra öde! Ayda 60 YTL taksitle
Amerikalı toplumsal hiciv ve belgesel ustası ...
Ece TEMELKURAN
Bizim çocuklar savaşa gitmesin: Vallahi bırakmam!
Kafayı karıştırmanın lüzumu yok: Birleşmiş Mi...
Güngör URAS
Üretim iş demek, aş demek
IMF baş iktisatçısı R. Rajan (doğrudan sabit ...
M. Ali BİRAND
Formula 1 olayını artık konuşmayalım
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, heyecanlı, iyi n...

© 2006 Milliyet