Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Eylül 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Cerrah'ın böyle konuşmaya hakkı yok


İnsan hakları Batı'ya da kolay gelmedi. Bugünlere gelene kadar büyük badireler atlatıldı. Zencilere, Yahudilere yapılanlar ise hâlâ hafızalarda. Bugünlerde ise Müslümanlara karşı ihlaller artıyor. Bunları her gün basından takip ediyoruz.
Ancak, Avrupalı ülkeler bu sorunları büyük ölçüde kendi hukuk düzenleri içinde halledebiliyorlar artık. Avrupalılar tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde açılan işkence ve kötü muamele davalarının sayısı da bu yüzden nispeten az.
Bu tür ihlallerin ülkelerini küçük düşürdüğü anlayışı da Avrupa kamuoyunda önemli ölçüde yerleşmiş bulunuyor. Kısacası, insan hakları, kültürün bir parçası haline gelmiş durumda.
Batı'nın bu açıdan ideal bir dünya yarattığını söylemeye çalışmıyorum. Fakat, Avrupa'ya iltica etmeye çalışanların sayısının sürekli arttığı da bir gerçek. İnsan hakları açısından sağlanmış olan ileri düzeyin bu gelişmede oynadığı rol yadsınamaz.

Raporda ihlaller bildiriliyor
Türkiye'de ise insan hakları konusu hâlâ sorun olmaya devam ediyor. AB Komisyonu, Türkiye hakkındaki ilerleme raporunu ekim ayında açıklayacak. Sızan bilgilere göre, raporun en ağır bölümleri yine insan hakları ihlalleriyle ilgili olacak.
Reformlara rağmen, Türkiye'de hakların hâlâ önemli ölçüde ihlal edildiği vurgulanacak.
Yetkililerimiz de, tabii ki, bunu inkâr edecekler. "Sistematik" bir durumun söz konusu olmadığını, olayların "münferit olduğunu" tekrarlayacaklar.
AB karşıtları da -her zamanki gibi- raporu "kasıtlı" olarak "Türkiye aleyhtarı" olmakla suçlayacaklar. Ancak, önemli bazı nesnel gerçekleri de göz ardı edecekler. Oysa bu gerçekler Türkiye'nin insan haklarına gösterdiği önemi ortaya koyuyor. Bu konu açısından nerede olduğumuzu gözler önüne seriyor.
Son örneği İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah sağlamış oldu. Cerrah, Lübnan'a asker gönderilmesine karşı çıkan dört üniversiteli gencin bir güruh tarafından linç edilmeye çalışılmasını "güzel bir tepki" olarak değerlendirdi.
Benzeri bir tepki daha önce de devletin bir valisinden gelmişti. Peki, bu konumdaki yetkili kişiler bunları nasıl söyleyip de yerlerinde kalabiliyorlar? Aslında sorunun yanıtı basit.

Uygar Türkiye özlemine darbe
İnsan hakları sonuç itibariyle bir bilinç ve kültür meselesidir. Kamu güvenliğini sağlama görevi sırasında bu haklara gösterilen saygı ise, bir ülkenin insani açıdan kalitesini saptıyor.
Türkiye'deyse, hâlâ "tehdit" olarak görülen bu bilinç ve kültüre karşı direnç devam ediyor. O kadar ki, en üst düzeydeki devlet yetkililerimiz, vahşi linç girişimlerini rahatlıkla ve işlerinden olma korkusu yaşamadan övebiliyorlar.
Bu, tabii ki, uygar Türkiye özlemi açısından utanılacak bir durumdur. Ne Sayın Cerrah'ın, ne de başkasının, Türkiye'yi "vahşi" bir yermiş gibi göstermeye hakları yok.
Ayrıca, bu kademedeki devlet yetkililerinin bu tür şeyleri söyleyebilmeleri, ilerlemeye çalışan Türkiye açısından umut kırıcı oluyor.
Dahası, dediğimiz gibi, bunlar Türkiye'yi küçük düşürüyorlar. Çünkü, uygar dünyada bir valinin veya bir polis şefinin bir linç olayını övmesi, överse de işinde kalması düşünülemez. Oysa Türkiye'de oluyor bu.

sidiz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ödülü Talat verince...
BİR bardak suda fırtına; belki biraz da Rifat...
Çetin ALTAN
Politika ruleti, risk ve "milli çıkarlar" tabusu
Bireylerin yaşam kaderi, 3-5 politikacının ir...
Melih AŞIK
İhanet kimlere?
Tayyip Erdoğan sonunda işi Lübnan'a asker gön...
Fikret BİLA
"Çatışma Kuralları"nda Gül-Öymen tartışması
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Lübnan'da göre...
Hasan CEMAL
Darbe oyunu!
Eskiden komünizm geldi, geliyor diye demokras...
Can Dündar
Şiir ve reklam
Direksiyondayım.
Abbas GÜÇLÜ
'Kontenjan' krizi
Anadolu liseleri ve kolejlerde kayıt sistemi,...
Semih İDİZ
Cerrah'ın böyle konuşmaya hakkı yok
İnsan hakları Batı'ya da kolay gelmedi. Bugün...
Hasan PULUR
Lübnan'a asker gitmesin demek suç değildir...
BU memlekette insanların "Lübnan'a asker gönd...
Derya SAZAK
Çatışma belgesi
Hükümet tezkeresinde Türkiye'nin Lübnan'a gön...
Meral TAMER
Prof. Saylan'ın Hilmi Özkök'e mektubu
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof...
Tamer HEPER
Ağaç kesecek olanlar, iyi düşünün!!!
Bugün size ilginç bulacağınız, bir Yargıtay k...
Yaman TÖRÜNER
Kamu Borç Yönetimi
Hazine, Kamu Borç Yönetimi raporunu açıkladı....
Güngör URAS
Hükümet zam yapmayamecbur
Köprü ve otoyol geçiş ücretlerine zam, önümüz...
M. Ali BİRAND
Türk koyları harika, kıyılar ise zevksiz ve pis
Sizlerden izin aldıktan sonra, ilk işim eşiml...

© 2006 Milliyet