|
Wal-Mart için yelkenleri suya indirme zamanı
Güney Kore ve Almanya pazarından çekilmek zorunda kaldı. Çin'deki bir mağazasında Çin Komünist Partisi Komitesi kurulmasına izin verdi!
The New York Times'ın ünlü dış politika haber-yorumcusu Thomas Friedman, geçen yıl büyük tantanası yapılan son kitabı Dünya Düzdür'de (The World is Flat) Wal-Mart'ı, küreselleşmenin en büyük itici güçlerinin başında saymış, hatta "Dünyayı düzleştiren 10 kuvvetten biri" olarak tanımlamıştı.
Wal-Mart'la ilgili son dönemde gözüme çarpan tüm haberler, 318 milyar dolar cirolu perakende devinin "dünyayı düzleştirmek" şöyle dursun, kendisinin "düzleşerek" araziye uymaya başladığını gösteriyor.
Mağazada parti komitesi
Son çarpıcı gelişme, Wal-Mart'ın Çin'deki büyük bir mağazasında Çin Komünist Partisi Komitesi kurulmasına müsaade etmesi. Evet yanlış okumadınız; artık Wal-Mart'ın Şenyang'daki mağazasında Çin Komünist Partisi Komitesi bulunacak! (Parti komitesi sadece Wal-Mart'a değil, diğer yabancı şirketlere de peyderpey geliyor.) Komitenin faaliyet alanları arasında şirket çalışanlarını Komünist Parti üyesi yapmak ve insan kaynaklarıyla ilgilenmek sayılabilir.
Sendikasız, hatta sigortasız ucuz işçi çalıştırmakla ünlü Wal-Mart, resmi otoritenin dayatması üzerine geçen ay Çin'deki tüm mağazalarında çalışanların sendikalaşmasına da izin vermişti.
Wal-Mart'ın Almanya ve Güney Kore pazarından çekilmek zorunda kalışının nedenleri de hayli çarpıcı. Tıpkı bir zamanlar McDonalds'ın yaptığı gibi Wal-Mart da bu 2 pazara yerel tüketicileri dikkate almadan, "Benim yaptığım en iyisidir ve nasıl olsa beğenilecektir" mantığıyla hareket ederek girmiş. Amerikalı yöneticilerle ve Amerika'daki market düzeniyle işe koyulmuş. Ancak ne Alman, ne de Güney Koreli tüketiciler Wal-Mart tarzı alışverişe ısınamamışlar ve "her zaman en düşük fiyat" bu 2 ülkede tutmamış.
Amerikan tarzına hayır!
Örneğin Almanlar, Wal-Mart'larda kendilerine sürekli gülümseyen satış elemanlarının bulunmasına sinir olmuşlar. Dahası, kendileri kasada ödeme yaptıkları sırada, satın aldıkları ürünlerin Wal-Mart elemanları tarafından poşetlere doldurulmasından hiç hoşlanmamışlar.
Alman tüketici, öteden beri poşette hangi malın altta, hangisinin üstte duracağına, hatta hangi malların aynı poşette yer alacağına kendi karar vermiş. Alışkanlığını değiştirmek istemediği için de gülümseyen satış elemanlarının bulunmadığı Aldi'sinden vazgeçmemiş.
Tabii Almanya'da yasaların etrafından dolaşarak büyük çaplı ucuz alımlar yapmak, çevreyi ve insan haklarını hiçe saymak da öyle kolay değil.
Sonuç: Wal-Mart, temmuz sonunda mağazalarını Metro'ya satarak Almanya pazarına veda etmek zorunda kaldı.
Kısa boylu Koreliye...
Güney Koreliler ise önce Amerikalıların boyuna göre dizayn edilmiş yüksek raflara ulaşamadıkları için yadırgamışlar Wal-Mart'ı. Merdivenle alışveriş yapmak da hoşlarına gitmemiş. Ayrıca çoğu malı çok büyük ambalajlarda satın almak ve evde stoklamak zorunda olmak da caydırıcı olmuş.
Komik, ama gerçek: Bir de yerel marketlerdeki dekore edilmiş tavanlar yerine Wal Mart'ın dünyadaki tüm mağazalarında uyguladığı boruların dışardan geçtiği tavan dizaynını da hiç beğenmemişler.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|