|
Asker yollamakla doğru yapıyoruz...
Türkiye'nin Lübnan'a asker yollamasına karşı çıkanların, ağırlıklı olarak üstünde durdukları sakıncaları ve bunlara verilecek yanıtları mümkün olduğu kadar birleştirerek özetlemek istiyorum. Bu noktaları, gezetelerdeki demeç, yorum ve bana yollanan 'mail'lerden topladım:
1. Lübnan'a asker yollamak, ABD ve İsrail'i memnun etmekten başka bir şey değildir. Hatta onların uşaklığını yapmaktır.
Yanıt: Türkiye, sırf bu iki ülkeyi değil, başta Lübnan olmak üzere, İran ve Suriye dahil, ilgili tüm ülkeleri memnun edecektir. Ayrıca, adı geçen ülkeleri memnun etmenin de hiçbir sakıncası yoktur. Aksine, ülkemizi prestijli bir konuma oturtacaktır.
2. Araplar arası bir anlaşmazlığa karışmakta hiçbir çıkarımız bulunmamaktadır. Bırakalım, Araplar öncülük etsinler.
Yanıt : Türkiye, Araplar arası bir anlaşmazlıkta taraf olmamaktadır. Önümüzdeki yıllarda üzerinde en çok konuşulacak, Avrupa-ABD ve Müslüman ülkelerin en fazla tartışacakları Ortadoğu anlaşmazlığında "tarafsız bir gözlemci" niteliğini elde etmektedir.
3. Onlar, PKK konusunda bize yardım etmezlerken, biz neden, Lübnan başta olmak üzere, bu ülkelere destek sağlayalım?
Yanıt: Uluslararası ilişkilerde böyle bir mantık geçerli olamaz. Böyle bir mantıkla yola çıkacak olarsanız, hiçbir yere varamazsınız. Eğer Türkiye PKK'ya karşı destek aramak istiyorsa, tam aksine bu tip uluslararası faaliyetlere katılmak zorundadır. Bir ülke, ne kadar katkıda bulunursa, o kadar karşılığını alır.
4. BM Barış Gücü hiçbir şey çözemez. Boş yere gidip, boş zaman harcayacağız.
Yanıt : Bu tip misyonlara, mutlaka çözüme ulaşmak için katılınmaz. Asker yollamak, yerine ve olayına göre, katkıda bulunan ülkeye, fazla abartılmaması gereken bir prestij ve uluslararası bir görünürlük sağlar. Hele Türkiye gibi bir bölge ülkesinin, Lübnan sahnesinde yer alması neresinden bakılırsa bakılsın, akıllıca bir yaklaşımdır.
5. Hizbullah ile çatışmaya girilecek ve kayıplarla karşı karşıya kalabileceğiz. Riskleri büyüktür.
Yanıt : Türk askerinin görevi, Hizbullah'ı silahsızlandırmak değildir. BM'nin görev dağılımında, böyle bir unsur yoktur. Risk unsuru bu tip görevlerde daima bulunur, ancak Lübnan'daki risk oranı son derece düşüktür.
6. Lübnan'a asker gönderilmesini savunanlar AKP yalakalarıdır.
Yanıt : Ben kendi açımdan şunu söyleyebilirim. AKP benim umurumda değil. Oy vermedim ve bazı görüşlerine de karşıyım. Eğer bu mantıktan hareket edersek, o zaman "Lübnan'a karşı çıkanların" da, Türkiye'nin çıkarlarını düşündüklerinden değil, sırf AKP'ye muhalefet etmek amacıyla böyle hareket ettikleri söylenebilir.
SONUÇ...
Asker gitsin diyenlerin de, karşı çıkanların da art düşünceyle hareket etmediklerine inanıyorum. Her iki tarafın da haklı oldukları noktalar var. Ancak, bu projenin olumlu ve olumsuz yönleri alt alta yazılıp bir bilanço çıkarıldığı taktirde, Türk askerinin Lübnan'da rol almasının çok daha ağır bastığı ortaya çıkıyor.
* * *
"TÜRK ASKERİ HALKA YARDIM ETMELİ"
Ortadoğu'daki gelişmeler, özellikle Birleşmiş Milletler'in bu bölgedeki işleviyle ilgili olarak, sözüne en çok güvendiğim kişilerin başında Timur Göksel gelir. Uzun süre Lübnan'da, BM sözcüsü olarak görev yaptı. Şimdi de Beyrut'taki üniversitede ders veriyor.
Türk askerinin Lübnan'a gidişi ve işlevi hakkında uzun uzun konuştuk. Söylediklerini özetleyerek size aktarmak istiyorum:
1. Türk heyeti buraya geldi. Askerin nereye konuşlanacağını, nasıl bir ortam içinde olacağını ciddi şekilde incelediler. Ayrıca, tüm taraflarla da görüştüler. Kendilerinden ne beklendiğini ve ne beklenmediğini çok iyi biliyorlar. Ben de kendileriyle görüştüm. Nasıl bir işe girdiklerini çok iyi biliyorlar. Gerçekçi bir risk analizi yaptılar. Etkileyici bir çalışma yaptıklarını gözledim.
2. Türk askerine burada saygı duyuluyor. Türkiye'den gelip halka yönelik projelere imza atan sivil toplum örgütleri de beğeni kazandı. Genel olarak Türkiye'ye sempatiyle bakılıyor.
3. Türk askerinin her gittiği yerde, yerel halkın günlük ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayan projelere imza atması prestij sağlıyor. Bu defa da, halka yönelik çalışmalarla Lübnanlılar'ın kalbini kazanacaktır. Bütün bu açılardan bakılınca, askerin gelmesinin çok doğru olacağı açıktır.
İşte bunlar da, Timur Göksel'in görüşleri...
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|