|
 |
|
|
Altın renkli formalar
malphan@milliyet.com.tr
Tüm futbol takımlarının taraftarları 100'üncü yıl formalarını dört gözle bekler. 100'üncü yıl forması dendiğinde ilk akla gelen "köklere dönmek". "Köklere dönmek"ten kasıt, takımın kurulduğu yıllardaki formalarında dikkat çeken detaylara yer vermek.
Örneğin AC Milan artık bayağı kalın çubuklu formalar giyerken 1999-2000 sezonunda çıkardığı 100'üncü yıl forması geçmişe bir göndermede bulunarak daha ince çubukluydu ve yakasında düğme vardı (Günümüz formalarında yakada düğmeye pek rastlanmıyor).
Beşiktaş forması başarılıydı
Türkiye'de 100'üncü yıl formasına bu nostaljiyi en iyi taşıyabilen takım ise Beşiktaş oldu. Beşiktaş 100'üncü yılını kutlarken piyasaya iki forma çıkardı. Biri siyah-beyaz çubuklu formaydı, çubukların üzerinde 100 yıl boyunca Beşiktaş formasını giymiş, 700'e yakın futbolcunun ismi yazıyordu. İkinci forma ise simsiyah, kolları beyazdı ve yakası eski günlerdeki gibi ipliydi. Beşiktaş'ın taraftarları bir yana, diğer takım taraftarları da bu formanın karşısında şapka çıkardı.
Hayal kırıklığı yaşattı
Beşiktaş'ın forması ile heyecanlanan Galatasaray taraftarları merak içinde 100'üncü yıl formalarını bekledi ama bu bekleyiş biraz hayal kırıklığıyla sonuçlandı.
Sarı-kırmızılı takımın özel formasında gövdeyi kaplayan devasa bir GS logosu vardı. Logonun üzerinde de takımın şampiyon olduğu yılların bir listesi...
Tüm çirkinliğine rağmen bu forma da Galatasaray'ın klasik forması gibi parçalıydı. Renkler falsoydu. Sarısı pişmiş yumurta sarısı, kırmızısı ise neredeyse bordoydu.
Tabii, takımlar 100'üncü yıllarında ille de takımının renklerinde formalar yapacak diye bir şey yok. Örneğin Juventus'un forması siyah-beyaz çubuklu iken, 100'üncü yılda oyuncuları pembe bir formayla çıktı karşımıza. Ama eğer takımın renkleri kullanılıyorsa, ton farkı ister istemez göze batıyor.
Altın rengi de birçok takımın 100'üncü yıl formasında kullandığı bir renk. Örneğin Manchester United sahalarda kırmızı ağırlıklı forma giyerken 100'üncü yıl forması çift taraflı giyilebiliyordu; bir tarafı altın rengi, diğer tarafı siyah-beyaz. Forma rengi sarı olan İsveç milli takımının 100'üncü yıl forması da altın rengiydi.
Altın renkli formalılara en son eklenen Fenerbahçe oldu. Taraftara satılan çift taraflı formanın bir yüzü Fenerbahçe'nin altın çağını simgeleyen altın renkten, diğer yüzü ise klasik sarı-lacivert çubuklu tasarımdan oluşuyor.
Altın renkli yüzde Atatürk'ün Fenerbahçe Kulübü'ne ziyareti, kulüp anı defterine yazdığı yazı, Kurtuluş Savaşı'nda şehit düşen futbolcular, kulübün kurucuları gibi öğelerden oluşan bir kolaj yer alıyor. Bu detaylar ancak yakından bakıldığında görülebiliyor.
Taraftar ne ister?
Taraftara satılan formanın çift taraflı olması ve bir tarafın klasik çubuklu olması akıllara şu soruyu getiriyor: "Acaba taraftar altın rengi formayı mı, yoksa çubukluyu mu tercih eder?"
Fenerbahçe taraftar sitesi antu.com'da taraftarların takımın en çok hangi formasını sevdiğini ortaya çıkarmak amacıyla bir anket yapılmış. Taraftarların yüzde 58,33'ü altın renkli formaya, yüzde 31,55'i çubuklu formaya, yüzde 10,12'si ise şu anda kullanılanlardan biri olan gri formaya oy vermiş.
Bu biraz şaşırtıcı, çubuklu formanın birinci gelmesi beklenirdi ama genellikle klasiğin peşinde olan taraftarların çoğunluğu seçimlerini altın rengi formadan yana kullanmış. Sitenin sahibi Adnan Şen "Taraftar aslında klasikçidir, çubuklu forma sever. Ama 100'üncü yıl olduğu için altın rengi formayı tercih ediyorlar" diyor. Yani belki de taraftarların altın rengi formaya itibar etmesinin nedeni takıma olan bağlılıkları. Belki de bu bağlılık yüzünden altın rengi bile olsa, 100'üncü yıla özel olduğu için bu formayı gözü kapalı seviyorlar.
Yoksa erkekte altın rengi ya da namı diğer dore kadar itici bir renk olamaz herhalde.
Sahada değil de, günlük hayatında, ne bileyim ben, bir davete falan katılırken altın rengi gömlek giyen bir erkek düşünün.
Şimdi bir de 11 erkeği altın rengi tişörtlerle sahada top koştururken gözünüzün önüne getirin... Ben yine de çubuklu derim.
Elton John sabah koşusunda
Elton John kısa bir süre önce şöyle bir açıklama yapmıştı: "Dövmelerin, tişörtlerin ve hızmaların benim için artık hiçbir esprisi kalmadı. Güzel durmuyor, rahatsız ediyor, heyecan vermiyor. Lütfen artık bunlardan vazgeçin."
Sahnede giydiği Donald Duck kostümüyle akıllara kazınan Elton John, çağdaş müzik gruplarının 70'lerin İngiliz müzisyenlerini örnek almalarını söyledi: "Stil, İngilizlerin hep çok iyi olduğu bir konuydu. David Bowie, ben, T.Rex, The Who, Queen hepimiz olayların moda tarafına kucak açtık."
Şimdi, bir kere Elton John'un David Bowie olmadığı bir gerçek; stil konusunda kendini David Bowie'yle kıyaslaması da komik tabii. Elton John'un moda konusunda ahkam kesmesi; Akrep Nalan'ın diyet, Pınar Altuğ'un da ilişkiler konusunda tavsiye vermesine benziyor. Zaten ABD'li rock'çılar da Elton John'a gereken cevabı vermişler: "Sen de şu aptal şarkılarınla gündemde kalmak için tekrar tekrar yazmaktan vazgeç."
Her neyse, İngiltere Kraliçesi'nin favori şarkıcısı hip-hop tarzında yeni bir albüm hazırlığı içindeymiş.
Bu konsept çerçevesinde de ortamlarda hip-hop kostümleriyle dolaşıyormuş. Ancak, Elton John'un hip-hop stilinden anladığı eşofman takımlar. Hip-hopçular giyerken iyi, yakıştırıyorlar, eşofmanın üstünden zincirler sarkıtıyor, takıp takıştırıyorlar.
Elton John ise bu eşofmanıyla sabah koşusuna giden bir adamı andırıyor.
|
|
|

|