Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Eylül 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gülşen'in teslimiyetinde bir sahtelik yok mu?

Kocacık ya da sevgiliciklerinin sözünden çıkmadıklarını söyleyen kadınlar aslında neyin karşılığında bu tavizlerde bulunuyorlar?


www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88
Gülşen saçının rengini Reha Muhtar'ın isteğiyle değiştirdiğini söylüyor. Bundan böyle imajını da ona teslim etmiş.
Seda Sayan zaten malumunuz, artık mini eteğe boş yere harcama yapmıyor. Yoksa Nihat Doğan parçalayıveriyor. Hem öyle minicik bikiniler falan da yasakmış!
Bu tür örneklerden daha çoook var.
Gülşen'in bu teslimiyetinde fena halde bir sahtelik yok mu?
Peki Seda Sayan'ınkinde?
Evlendikten sonra sahneye çıkmayan ve kocaları mankenlik ya da sunuculuk gibi işler yapmasını istemeyen kadınları ayırmak lazım tabii.
Peki bu kocacık ya da sevgiliciklerin sözünden çıkmadıklarını söyleyen kadınlar aslında neyin karşılığında bu tavizlerde bulunuyorlar?
Ya da taviz mi bu?
Belki de kazanç?

İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Plajda kadınların aralarındaki konuşmalarını dinliyorum ha bire.
Ortak konu kocalarının kendilerine "neleri yaptırmadıkları"...
- Vallahi sormadan bir yere gidemiyorum!
- O sevmez öyle siyah saçlı olmamı!
- Çatal görünmeyeceeeek!!!
"Namus" ya da "seçim hakkı" kocaya emanetmiş gibi. İkisi birbirinden farklı değil. Sonuçta "sorumluluk" emanet edilmiş gibi yapılıyor.
Bir de "fantezi" kısmı var tabii.
Bir de erkeği yanında "güçlü" gösterme...
Elbette "sahipli" imajı da
Erkek kadına istediği şekli veriyor gibi görünse de, "Köle efendiyi yaratır" sözünü unutmayın!
Yani diyeceğim o ki, bir erkeğin imajını genellikle kadının bu "sahip bulmuş" hali belirliyor. Erkekler kadınları istedikleri biçime sokuyor gibi görünürken hamurlarının nasıl ustaca yoğrulduğunu fark edemeyip, güçlerine boyun eğilmiş ya da kendilerine çok aşık olunmuş, bazen de korkulmuş olduğu yanılsamasıyla mutlu oluyorlar.

Bugünkü yazımın ana fikri şu:
"Erkek dediğin vurduğu yeri inletir" sözü de en salakça hamur yoğurma nakaratı olarak akıllara yer etsin de, azıcık akıllı olunsun! Her sözünüzün size aşk-ihanet-şiddet olarak geri döneceğini unutmadan söylersiniz belki böylece.
İyi oyunlar herkese...

Erkek Köşesi!
Bir kadının sizi yönetmesine nasıl engel olursunuz?

Kadınlar kolay elde edemedikleri şeylere ilgi duyar. Ona teslim olduğunuz anda ilişkinin tadı kaçıverir. O yüzden bir kadının sizi yönetmesine izin vermemeniz, sizin için olduğu kadar onun için de yararlı olacaktır. "Evet dersen kavga çıkmaz" derler ya, her şeye "evet" deyin. Bazen hemen bazen de sanki zorla. Tabii bildiğinizi yapmaya aynen devam edin. Eşinizin ya da sevgilinizin sizi duyabileceği bir ortamda "O ne derse hep o oluyor" derken hafif sıkkın bir ses tonu kullanırsanız sizi yönetmesini engellemiş olursunuz. Elbette o bunun farkına varır ama bu konuyu konuşmak işine gelmez.



CUMARTESİ
"Hande'nin gerekirse abisi gerekirse sevgilisi oluyorum"
Adını Brad Pitt'in filminden alan marka
Kış modasından ilk ipuçları
Nihat Doğan'a "Dale Don Dale" söyleten Koca Kafalar
Dünyadan urban cool festivaller
Okul hazırlıkları başlıyor
ne var, ne yok
En moda En yeni





Melis Alphan
Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
İlhan Uçkan

© 2006 Milliyet