Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Eylül 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Biraz futbol bolca gol

Görüş / Bülent Buda

Altı adet gol var. Dördü Altay'dan, ikisi konuk takımdan. Bir de saç baş yoldurarak kaçanlar Altaylı futbolcuların ayaklarından... Golcülerin idmanlarda önceliği olmalı. Kaleciyle karşı karşıya gelindiğinde ne yapılır!? Neyse ki 90 artıda kişisel çabasıyla bir de herkesten zinde olduğu için iyi çıkış yaptı Hüseyin. İyi de plase. Golleri dörtlediğinde rakip, kalecisiz, 10 kişiydi. Olabilir attı ya!
Altay maça umutlu giriş yaptı. Daha oyunun ilk dakikalarında Metin Depe'nin kafasıyla gelen ilk gol, ardından İlhan'ın ilkini kaçırıp, ikincisini düzgün bir vuruşla ikilediği gol sayısı, akşamın iyi geçeceğine ilişkin göstergelerdi. Ama ne varki Altay orta alanı maç boyunca kolay geçildi. Savunma da dalga dalga gelen Gençlerbirliği ataklarını savuşturmadan öteye gidemedi. Yani geriden oyuna katılan Yasin dışında yok gibiydi. İlk yarının bitimine kadar konuk takımın korner sayısı 10'u bulmuştu. Bir de bitime iki dakika kala gelen iki şok gol. Olacak iş mi bu? Kendi alanında iki farklı öne geçiyorsun, ama skoru korumaya ilişkin sorunlar yaşıyorsun.

Zor geçeceğe benziyor
Dakika 46, Merter'in gol bölgesine maç boyunca attığı tek olumlu pastı. Ömer girdi, kendini yerde buldu, penaltı geldi. Futbolun ilahları herşeye karşın Altay'dan yanaydı. Ancak Altaylı futbolculardan bu şansı doğru yorumlayan o kadar azdı ki! Topa, rakibe hamleleri cılız. Pas trafiğinde yetersiz. Gol yeme korkusu ise bütün dokularına sinmiş. Bir de dışarı alınan ile içeri salınan futbolcu seçimlerindeki ilkesizlik. Yine de kendi alanında topla olabildiğince az buluşarak, çoğunu da ya rakip baskısıyla ya da göz göre göre kaybederek dört gol. Önemli olan skor ile 3 puan diyerek sıcak akşamı serinletebiliriz. Ama futbolcular biraz da futboldan yana tavır alsalar, şu beyin ile kas dengesine bir çözüm üretseler sanki biraz daha iyi olacak.
Hakem meselesine bulaşmayı pek sevmem. Ancak önümüzde Kemal Yılmaz adında bir yardımcı kardeşimiz vardı. Kaçırdığı ofsayt ile pozisyon sayısını, bu alanda uzman saydığımız Fatih Tanfer bile saptayamadı. Lig A zorlu bir yolculuk. Bu kardeşlerimizle ağır kaçmasın ama biraz zor geçeceğe benzer.

egespor@milliyet.com.tr








EGE
Biraz futbol bolca gol
Emeklilik hakkında her şey
Tangodan longaya yol var...
Söküleceği bile bile mi dikildi?
Mesut Yılmaz'ın dile getirdiği gerçek





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet