|
Bosna, Afganistan, Lübnan
HİKMET Çetin saygın bir devlet adamıdır; başarılı bir dışişleri bakanlığından sonra, Afganistan'daki NATO temsilciliği göreviyle uluslararası bir saygınlık da kazandı.
Dün kendisiyle sohbet ettim. Şırnak'ta kalleşçe şehit edilen Üsteğmen Ahmet Şevki Evin için çok üzüldüğünü söyledi:
- Bütün şehitlerimize üzülüyorum. Fakat onu Afganistan'da yakından tanıdığım için çok acı duydum.
Merhum Üsteğmen Evin Afganistan'daki Türk birliğinde 8 ay süreyle görev yapmış. Evin'in nasıl değerli bir insan ve asker olduğunu anlatan Çetin devam ediyor:
- Afganistan'dan sevinçle vatanına, Türkiye'ye döndü, ama Şırnak'tan cenazesi geldi! İçim yanıyor. Şu gerçeği de görmeliyiz: Risk her yerde var. Riskten kaçarak terörle mücadele edilmez.
Çetin, terörü "yüzyılımızın bir numaralı sorunu" olarak niteliyor, "uluslararası dayanışma"nın, "uluslararası toplumla birlikte hareket etmenin" önemini vurguluyor.
Dünyanın öbür ucu!
Çetin başka bir örnek verdi:
- Afganistan'da bizim askerlerimiz çok şükür hiçbir kayba uğramadı. Çünkü bizim görev tarifimizde çatışma yok. Ama mesela Kanada, en riskli bölge olan Kandahar'a asker gönderdi, çatışmada 22 Kanadalı asker öldü. Dört askerin öldürüldüğü gün de Kanada parlamentosu Afganistan'daki askerlerinin görev süresini iki yıl uzattı. Diğer bir örnek aynı durumdaki Hollanda'dır.
Dünyanın öbür ucundaki Kanada'nın Afganistan'da "ne işi var" değil mi?! Dar düşünürsek, evet, ne işi var!
Fakat, Türkiye de 1950'de Boğazlar ve Kars üzerindeki Rus tehdidini dünyanın öbür ucundaki Kore'ye giderek göğüslememiş miydi?
Başka bir sosyal demokrat, başka bir eski Dışişleri Bakanımız; Murat Karayalçın... Dün hiçbir televizyona çıkmadı! Halbuki Lübnan'a asker göndermemizi savunuyordu. Dün görüştüğümde şunu söyledi:
- Türkiye Lübnan'a asker göndermeli. Hükümet bu konuda çok mahcup bir tezkere hazırladı. Daha çok asker göndermeli, dahası komutanlığını da istemeliydik.
Karayalçın, Bosna ve Kosova'da seyirci kalan Avrupa'nın şimdi çok aktif davrandığına dikkat çekerek Türkiye'nin bu trende yer almasının diplomatik alanda elimizi güçlendireceğini, terörle mücadelemizde de inisiyatifimizi geliştireceğini anlattı.
Yüzyılın sorunu
Karayalçın bunları neden TV'lerde anlatmamıştı? İşte cevabı:
- Şırnak'ta şehit edilen Asteğmen Zeki Burak Okay, partimizin üyesi Sezai Bey'in oğludur. Cenazesine gittiğimde Sezai Bey Lübnan'a asker gönderilmesi için beyanat vermememi istedi, ben de söz verdim. Bu yüzden TV'lere çıkmadım.
Türkiye'nin çıkarlarına ilişkin rasyonel düşüncelerle, şehitlerimizin ruhlarımızda yarattığı insani duyguların karşı karşıya geldiği nokta!
Teröre teslim olmayacaksak, asla pes etmeyeceğimizi, hem siyasi hem askeri bakımdan her alanda kararlı olduğumuzu terörizme her an göstermeliyiz.
Çetin'in dediği gibi, "Terör, yüzyılımızın sorunu"dur, mücadele de zordur. Sadece silahlı mücadeleyle de olmuyor; mücadelenin siyasi, diplomatik, ekonomik birçok yönleri var. Terörle mücadele yıllar sürecek, uzun soluklu bir iştir.
Türkiye'nin terör konusunda güçlü olması için ekonomik ve siyasi açıdan 'dünya içinde' güçlü olması, "uluslararası toplum"la ilişkilerini daha da geliştirmesi gerekir.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|