Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Eylül 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dünyanın sonu değil!


Son beş günüm yurtdışında geçti. Memleketin hallerini internetten ve göz ucuyla izleyebildim.
PKK terörü tırmanışta...
Alçaklık ve ahmaklık!
İkisi birden.
Alçaklık, çünkü masum insanlar ölüyor, yaralanıyor, şehit ve gaziler veriliyor, ekonominin can damarlarından turizme darbe vurulmak isteniyor.
Ahmaklık, çünkü PKK, önkoşulsuz silah bırakmak yerine, daha hâlâ kan ve şiddetle Ankara'da muhatap alınabileceğini, genel af yolunu açabileceğini sanıyor.
Bugün yazı konum PKK değil. Lübnan'a asker göndermek...
Bu yazıyı Meclis'teki oylamanın sonucu belli olmadan yazıyorum.
Özellikle böyle yapıyorum. Sonucun şöyle ya da böyle çıkması, dünyanın sonu anlamına gelmiyor çünkü...
Ayrıca, Lübnan'a asker göndermenin ne gönüllü savunucusuyum, ne de ateşli karşıtı.
İkisi de değilim.
Kâğıt üstünde sıralanan bazı noktalara bakınca, asker gönderilebileceğini düşünüyorum.
Durum, 1 Mart'tan farklı.
BM'den karar çıktı.
AB'nin de çağrısı var.
Türk askeri tek başına değil. AB ülkelerinden toplam 7 bin asker geliyor. Türkiye'ye desteği yalnız ABD ve İsrail değil, Avrupa Birliği de, Lübnan, Hizbullah, hatta Suriye de veriyor.
Ama riskler de var.
Türk askeri iki ateş arasında kalabilir. Türkiye kamuoyunu altüst etmeyi amaçlayan provokasyonların hedefi de olabilir Lübnan'da askerimiz...
Ayrıca belirsizlikler var.
Birleşmiş Milletler'in bu gibi barış operasyonlarında bugüne kadar başarı örneği yok gibi. Ayrıca, BM'ye Lübnan'da güvenilmiyor. Unutmayın, BM Genel Sekreteri Annan geçen hafta Güney Lübnan'da büyük protestoyla karşılaşınca, ziyaretini yarıda kesmek zorunda kaldı.
Bir başka nokta:
BM Güvenlik Konseyi kararı, bir yandan İsrail'in Güney Lübnan'dan tümüyle çekilmesini, öte yandan Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını öngörüyor.
İkisi de uzak ihtimal.
Hizbullah'ın Lübnan'daki devlet içinde devlet konumunu sona erdirmek ne kadar mümkün? Filistin-İsrail barışı sağlanmadan Lübnan'a barış gelebilir mi?
Türkiye'nin bölgesel ağırlığı ya da siyasal ve stratejik hedefleri açısından ille de Lübnan'a asker göndermek lazım mı?
Lübnan'daki barış gücüne katkıda bulunduğu için Türkiye'nin ABD ve AB nezdindeki profili ne kadar değişebilir ki? Böyle bir kararın, PKK ile mücadele ve Kıbrıs konularında nereye kadar Türkiye'ye bir faydası dokunabilir ki?
Konunun muhalefet tarafından iç politikaya bu kadar malzeme yapılması, istismar edilmesi ve bu kadar ak-kara zihniyetiyle ele alınması da yanlış.
Cumhurbaşkanı Sezer'in bir muhalefet lideri gibi davranması bir başka olumsuzluk örneği sayılabilir.
Kısacası:
Lübnan'a asker gönderme işini galiba fazla abarttık. Yörüngesinden çıkardık, çok gürültülü patırtılı tartıştık.
Elbette riskler söz konusu.
Ancak Türk askerinin batağa çekileceği, ateşe atılacağı, hatta Türkiye'nin 'dinler savaşı'na bulaşacağı gibi iddialar da inandırıcı olmaktan uzak...
Öte yandan, hükümet de konuyu iyi idare edemedi. Kamuoyunun nabzını tutamadı, kendi kendisini köşeye sıkıştırdı.
Tekrar başa dönersem:
Bu satırları Meclis oylamasından önce yazıyorum. Özellikle böyle yapıyorum. Çünkü Türkiye Lübnan'a asker gönderse de, göndermese de dünyanın sonu değil diye düşünüyorum.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Bosna, Afganistan, Lübnan
HİKMET Çetin saygın bir devlet adamıdır; başa...
Çetin ALTAN
Karga sürüleri, çıplak ayaklar ve Erdek'te mehtap
Herhalde 20-30 yıl olmalı Erdek'e hiç uğramay...
Melih AŞIK
Vatan uğruna!..
Şehit Asteğmen Zeki Burak Okay'ın babası cena...
Fikret BİLA
Muhalefet tezkere sonrasından endişeli
Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma...
Hasan CEMAL
Dünyanın sonu değil!
Son beş günüm yurtdışında geçti. Memleketin h...
Güneri CIVAOĞLU
Türkiye bu mu?
Batı uygarlığında "kiliseler sığınma yerlerid...
Abbas GÜÇLÜ
Yazık oluyor bu çocuklara!
Milli Eğitim Bakanlığı yanlışta ısrar ediyor....
Hurşit GÜNEŞ
Beklentilerin yönetilmesi çok önemli
Dünkü yazımızda enflasyonun temel olarak iç t...
Nail GÜRELİ
Sözcük oyunlarıyla ihanet
Bu yazı yazılırken Türkiye Büyük Millet Mecli...
Sami KOHEN
AB ile krizin ayak sesleri
Türkiye'de dikkatler haftalardan beri Lübnan ...
Hasan PULUR
Meclis kararından sonra...
"LÜBNAN'a asker gönderilmemeli" görüşü, Mecli...
Erdoğan SAĞLAM
İade kaldırılınca oluşacak kayıp indirimle giderilecek
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun yeniden yazılması...
Meral TAMER
Vatan için ölmek, meşruiyetini yitiriyor mu?
Daha 2 ay önce, Bingöl'de PKK'nın mayınlı sal...
Ece TEMELKURAN
Başbakan'ın bittiği andır!
Reklamdaki o çocuğun dediği gibi bir cümle ge...
Osman ULAGAY
Varsa yoksa dış kaynak
Ekonomi bürokrasisinde önemli görevlerde bulu...
Güngör URAS
Derdimiz azdı, bir de Lübnan faturası çıktı
Lübnan'a asker göndermenin insani, siyasi boy...
M. Ali BİRAND
Lübnan'ı neden bu kadar tartıştık?
Türk toplumu askeriyle gurur duyar. Türk'ün g...

© 2006 Milliyet