Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Eylül 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türkiye bu mu?


Batı uygarlığında "kiliseler sığınma yerleridir." Kiliseye girenler suçlu bile olsalar, bir anlamda "korunma" elde ederler.
Bu kültür dokusu için "kiliselerde, camilerde cinayetleri ve hele rahiplerin, imamların kutsal mekânlarda katledilmeleri" dehşet verici bir barbarlıktır.
Olay sonrası gazetelerde ve TV'lerde yayımlanan görüntülerin Türkiye'si ile tanıtmak istediğimiz Türkiye örtüşebilir mi?
Başları sarıklı, göğüslerine kadar inen sakalları ve şalvarları, cüppeleriyle cinayetin işlendiği camide bulunanlar, tüm dünya medyasında döne döne gösterildi.
İşte Türkiye!..
Öyle mi?
"İslami terör" klişesinin, Batı kamuoyu hafızalarına adeta çakıldığı şu süreçte böyle görüntüler, Türkiye için büyük talihsizliktir.
O fotoğraflara bakan biri, Türkiye'nin İran'dan farkı olmadığını düşünebilir.
Sadece fotoğraflar değil, kutsal ibadet mekânlarında cinayetler ve linç kültürü de tüyleri diken diken edicidir.
En yüce değerleri yansıtan İslam diniyle hiç ilgisi olmayan bu izlenimler, Türkiye adına giderilmesi çok zor ve kaygı verici yargılar oluşturmakta.
Türkiye ulusunun gerçekten inançlı, mütedeyyin çoğunluğu da rahatsız.
..............................
Bu tür görüntülerin Türkiye'sini, AB'ye tam üye olarak görmek, Avrupa kamuoyu nabzını yansıtmaz.
Avrupa kriterleriyle, yaşam tarzıyla, kültür dokusuyla bırakın örtüşmeyi, teğet dahi geçmeyen farklı getto orası...
Ne yazık ki... Sanki Türkiye buymuş gibi algılanabilir.
Gene o görüntülerden sonra, yılda 15 gününü huzur içinde geçirmek isteyen turist, Türkiye'ye gönül rahatlığıyla gelebilir mi? Bütün yıl çalışmış, kendisi ve ailesi için İstanbul'da, Ege'de, Akdeniz'de ağız tadıyla geçireceği bir tatilin fonunu biriktirmiş... Ama masmavi sularla öpüşen yemyeşil çamların gölgesini düşlerken, gazeteler ve televizyonlarda, Irak'ta işlenen cami cinayetlerini andıran ve İranlı mollalara çağrışım yaptıran görüntülerle karşılaşmış.
Amerikalı ya da Avrupalı bir işadamı, ailesini alıp İstanbul'un, Ege'nin, Akdeniz'in kıyılarında birkaç gün geçirmek uğruna, gazetelerde, TV'lerde gözlerine dayatılan bu cinayetlerin coğrafyasına uçar mı?
Parasını harcayacağı nice alternatif var.
................................
Üstelik bu son olay "tek örnek" değil.
Önce...
Trabzon'daki kilisede İtalyan rahip tabancayla vurularak öldürülmüştü. Ardından Samsun'daki kilisenin Fransız uyruklu 74 yaşındaki rahibi, kalçasından bıçaklanarak yaralandı.
Ve...
İstanbul'da da cami cinayeti...
Nakşibendi tarikatı önde gelenlerinden imam Bayram Ali Öztürk, gene bir Nakşi tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Katil, gene o camide linç edildi.
................................
Adamlar "Kiliselerde, camilerde cinayetler işleniyor, linç olayları yaşanıyorsa, sokaklarda kim bilir neler oluyor?" diye düşünmezler mi?
Kaldı ki, 3 turistik yörede 3 bomba da PKK tarafından patlatıldı. Turistler öldü, yaralandı.
Rezervasyonların iptal mesajları sağanak gibi bastırdı.
...............................
Bütün bunlar olurken, Türkiye'nin tanıtımından sorumlu bakanlık ne yaptı?
Hangi Batı televizyonunda, gazetesinde, dergisinde Türkiye'nin imajına düşen bu gölgeleri giderecek bir etkinlik, bir konuşma, bir güvence var?
Sanki, hiçbir şey olmuyormuş gibi "sessizlik..."
...............................
Bir de bu kuşkuları derinleştirecek "icatlar(!)" vitrine konmakta.
"İslam ülkelerinin yurttaşları için, tesettürün uygulanacağı turizm bölgeleri oluşturmaktan" söz ediliyor.
"Haşemayla, tesettür mayolarıyla denize girilen" bir iki turistik tesis değil, "tüm bölgenin sadece böyle turistik tesislere açılması" planlanıyor.
Hangi İslam ülkesinde bu uygulama var?
Lübnan'a asker gider ama bu görüntüler kalır.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Bosna, Afganistan, Lübnan
HİKMET Çetin saygın bir devlet adamıdır; başa...
Çetin ALTAN
Karga sürüleri, çıplak ayaklar ve Erdek'te mehtap
Herhalde 20-30 yıl olmalı Erdek'e hiç uğramay...
Melih AŞIK
Vatan uğruna!..
Şehit Asteğmen Zeki Burak Okay'ın babası cena...
Fikret BİLA
Muhalefet tezkere sonrasından endişeli
Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma...
Hasan CEMAL
Dünyanın sonu değil!
Son beş günüm yurtdışında geçti. Memleketin h...
Güneri CIVAOĞLU
Türkiye bu mu?
Batı uygarlığında "kiliseler sığınma yerlerid...
Abbas GÜÇLÜ
Yazık oluyor bu çocuklara!
Milli Eğitim Bakanlığı yanlışta ısrar ediyor....
Hurşit GÜNEŞ
Beklentilerin yönetilmesi çok önemli
Dünkü yazımızda enflasyonun temel olarak iç t...
Nail GÜRELİ
Sözcük oyunlarıyla ihanet
Bu yazı yazılırken Türkiye Büyük Millet Mecli...
Sami KOHEN
AB ile krizin ayak sesleri
Türkiye'de dikkatler haftalardan beri Lübnan ...
Hasan PULUR
Meclis kararından sonra...
"LÜBNAN'a asker gönderilmemeli" görüşü, Mecli...
Erdoğan SAĞLAM
İade kaldırılınca oluşacak kayıp indirimle giderilecek
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun yeniden yazılması...
Meral TAMER
Vatan için ölmek, meşruiyetini yitiriyor mu?
Daha 2 ay önce, Bingöl'de PKK'nın mayınlı sal...
Ece TEMELKURAN
Başbakan'ın bittiği andır!
Reklamdaki o çocuğun dediği gibi bir cümle ge...
Osman ULAGAY
Varsa yoksa dış kaynak
Ekonomi bürokrasisinde önemli görevlerde bulu...
Güngör URAS
Derdimiz azdı, bir de Lübnan faturası çıktı
Lübnan'a asker göndermenin insani, siyasi boy...
M. Ali BİRAND
Lübnan'ı neden bu kadar tartıştık?
Türk toplumu askeriyle gurur duyar. Türk'ün g...

© 2006 Milliyet