|
 |
|
|
Yazık oluyor bu çocuklara!
Milli Eğitim Bakanlığı yanlışta ısrar ediyor. Fen ve anadolu liselerindeki 5 bin kontenjan açığı, inatla doldurulmuyor. MEB için "yüz karası" niteliği taşıyan bu durum, veli ve öğrenciler tarafından nefretle karşılanıyor.
Bakanlık, internet sitesinde yayımladığı bültende, neden 3. kayıt dönemi açılmayacağına ilişkin bazı bilgiler veriyor. Oysa hiçbirinin geçerliliği yok. Siyah yazılı olan onların, altındaki de bizim açıklamamız. Yorumunu da sizlere bırakıyoruz.
Bakanlık yanılıyor
a) Okullardaki öğrenci seviyesinin homojenliğinin bozulmaması.
Kesinlikle böyle bir durum söz konusu değil. Puanlar en fazla bir iki puan düşer. Oysa kolejlerde 100 puana varan düşüşler var! Kayıtlar onlarda serbest, anadolu liselerinde yasak!
b) 1. ve 2. yerleştirmede kesin kayıt yaptıran öğrencilerin de üçüncü bir yerleştirme için başvuruda bulunmaları sonucu, yeni açıkların oluşacağı ve boş kalabilmesi muhtemel kontenjanların dolmasının mümkün olmayacağı.
3. kayıt döneminden sonra, kolejleri de içine alan son bir kayıt dönemi açılması halinde, o boşluklar da dolacaktır.
c) 1. ve 2. yerleştirmede kesin kayıt yaptıran öğrencilere, 3. yerleştirme için başvuru hakkı verilmemesi halinde hukuki problemlerin yaşanacağı.
3. kayıt döneminde onlara da kayıt hakkı tanınırsa, bir sorun olmaz.
d) Ön kayıt yoluyla yerel bazda açık kontenjanların doldurulması halinde ise, sistemin özünde var olan okulların tüm Türkiye'ye açık olma ilkesinin ortadan kalkacağı ve aynı okul türleri arasında yerel farkların daha da büyüyebileceği.
Şu an için zaten bölgesel puan farklılıkları var. Yeni bir kayıt dönemi, kesinlikle yeni bir farklılık yaratmaz.
Koordinasyon yok
YÖK ile MEB arasındaki iletişim kopukluğunun faturası öğrencilere çıkıyor. Üniversitelerde kayıtlar önceki gün başladı. Diploma ya da mezuniyet belgesi olmadan kesinlikle kayıt yapılıyor. Ama bu arada liselerde not yükseltme sınavları henüz sonuçlanmış değil. 8 Eylül'e kadar devam edecek. Tek ders sınavının tarihi ise henüz belli değil. Bu gecikme nedeniyle pek çok öğrenci kayıt hakkını yitirmek üzere. Bu yüzden tek ders sınav tarihi bir an önce belirlenmeli, üniversiteler de mazeret kayıtları için ortak bir gün ilan etmeliler. Bu arada üniversiteyi kazandığı halde, birkaç ders nedeniyle liseden mezun olanlara yönelik yüksek beklentinin olduğunu da özellikle hatırlatmak isteriz... Ha bu arada, liselerdeki hazırlık sınıflarının kalkmasıyla ortada kalan lise 1 öğrencileri de acil çözüm bekliyorlar. Eğer MEB'de öğrencileri düşünen birileri varsa duyurulur!..
Yurtdışı üniversiteleri
ÖSS'de aradığını bulamayanlara, nedense bu yıl, vakıf üniversiteleri pek cazip gelmedi. KKTC üniversiteleri de. Kazanamayanların gözü Avrupa ve ABD üniversitelerinde. YÖK'ün aldığı son karar da bu konudaki gidişatı hızlandırdı. Örneğin tıplara yönelik denklik sınavının kaldırılıp direkt olarak TUS'a girmelerine olanak sağlanması çok önemli bir gelişme. Ama yarın ne olur belli olmaz. İşte bu yüzden, yurtdışında üniversite seçerken çok dikkatli olmak gerekiyor. Seçilecek üniversitelerin arkasında kimler var? YÖK tanıyor mu? Öğrenim ücretleri sabit mi? A'dan Z'ye her şeyi araştırmanız gerekiyor.
Son dönemlerde sıkça ismini duyduğumuz Alman Üniversitesi OTA da bunlardan biri. Üç yılda diploma vaat ediyor. Bir Türk girişimci tarafından kurulan OTA'yı Alman devleti de destekliyor. Öğrencileriyle birlikte geldiğinde Almanya'nın İstanbul Konsolosu da bizzat yemekte bulunmuştu. Üniversitenin rektörü Alman Parlamentosu'nun eski başkanı, Chrysler'in eski başkanı da mütevelli heyeti başkanı. Almanya'da olmasına rağmen eğitim dili İngilizce. İşletmeye 50 öğrenci alınacakmış. Üç yılda iki dil ve uluslararası geçerliliği olan bir diploma vaat ediyorlar. Araştırmaya değer !(www.otauniversitesi.com, 0212.282 90 64)
aguclu@milliyet.com.tr
|
|
|

|