|
Vatan için ölmek, meşruiyetini yitiriyor mu?
"Çocuğumu helal etmiyorum, başka canlar yanmasın diye hesap soracağım" diyen şehit annesi, bir anda çoğunluğun sesi oluverdi
Daha 2 ay önce, Bingöl'de PKK'nın mayınlı saldırısında yaşamını yitiren Jandarma Kıdemli Üstçavuş Kazım Faydacı'nın cenazesinde yakınları şöyle diyordu:
Eşi Gülsün Faydacı: "Kazım Türk bayrağına sarıldı. En güzel görüntü bu! Söz verdim, ağlamayacağım. Kimse sevinmesin, bir Kazım daha yetiştiriyorum." Baba Faydacı: "Alnına böyle yazılmış. Vatan sağ olsun." (2 temmuz, Milliyet)
Şehitler ölüdür!
Hafta başındaki şehit cenazelerinde ise ilk kez yüreği yanan 2 anne ve 1 baba, "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" ya da "Kahrolsun PKK" türünden, alışageldiğimiz ezberi bozdular:
Piyade Asteğmen Furkan Işık'ın annesi Tülin Işık: "Vatan sağ olsun demiyorum, içim çok fazla yanıyor"
Hakkâri'de şehit düşen bilgisayar mühendisi Zeki Burak Okay'ın annesi Neriman Okay:
"n 20 yıldır dağlarda yaşayan bir teröristin karşısına eline silah almamış birini yollamak terörle mücadele oluyorsa ve sonunda vatan sağ olsun deniyorsa, bu ahmaklık olur.
Yine 20 yıldır aynı demeçleri veren ve ardından da rutin işlerine dönenler bu sefer sert kayaya çarptılar. Ben sonuna kadar bu yanlışlığın üzerine gideceğim ve başka canlar yanmasın diye hesap soracağım. Bir sinek dahi öldüremeyen oğlumu, dağlara niye gönderdiniz?Çocuğumu bu vatana helal etmiyorum.Benim evladım şehit değil. Çünkü savaşa gitmedi. Çanakkale'de, İnönü'de, Anafartalar'da savaşmadı. Benim oğlum, ne idüğü belirsiz bir savaşta öldü. Tek kurşun atmayan çocuk, sınırda bu ülkeyi nasıl korur?
Evet, tek kurşun atmamış bir genç, sınırda ülkeyi nasıl korur? Sineği öldüremezken, eline silah verilip dağlara nasıl gönderilir?
Asker yanıt vermeli
Yüreği yanık Okay ailesi devletten hesap soruyor. Askerin bu sorulara bir yanıtı olmalı herhalde.
Başbakan Erdoğan ise "Şehit cenazesi görmek istemiyoruz" diyen bir vatandaşa "Askerlik, herhalde yan gelip yatma yeri değildir!" diyerek AKP için sonun başlangıcı olabilecek adımı atmış olabilir.
Erdoğan'ın bu sözleri, vatandaşın kalbinde onarılmaz bir yara açtı. Kendi AKP'li yandaşları bile incindiler. Çünkü çocuklarının ölümüne isyan etme cesaretini gösteren anne-babanın arkasında, aslında kimsenin ummadığı kadar büyük bir çoğunluk var. Doğu'da şehit olmuş 30 bin kişinin yakınları, oğulları askerlik yaptığı müddetçe yürekleri ağızlarında yaşayanlar, oğulları henüz askerliğini yapmamış olanlar...
Çok kadınsı bir tepki
Ve Neriman Okay'ın isyanı, yeni Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın makamına oturur oturmaz ilk açıklama olarak "Bundan böyle bedelli askerlik yok" diyerek askerliği şart koşan sözlerinin hemen ertesine denk düşüyor.
Dün siyaset bilimci Doç. Dr. Ayşe Kadıoğlu ile Neriman Hanım'ın isyanını konuşuyorduk. İlginç bir yorum yaptı:
"Aslında demokrasiyi erkeklere kadınlar öğretir. Ama bunu yaparken de erkeğe benzememeleri çok önemlidir. Bu, kurallara isyan eden bir akıl yürütme, çok kadınsı bir tepki..."
Yoksa "Vatan için ölmek," dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye'de de meşruiyetini yitiriyor mu? Ne dersiniz?
mtamer@milliyet.com.tr
|
|