Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Eylül 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Vatan için ölmek, meşruiyetini yitiriyor mu?

"Çocuğumu helal etmiyorum, başka canlar yanmasın diye hesap soracağım" diyen şehit annesi, bir anda çoğunluğun sesi oluverdi


Daha 2 ay önce, Bingöl'de PKK'nın mayınlı saldırısında yaşamını yitiren Jandarma Kıdemli Üstçavuş Kazım Faydacı'nın cenazesinde yakınları şöyle diyordu:
Eşi Gülsün Faydacı: "Kazım Türk bayrağına sarıldı. En güzel görüntü bu! Söz verdim, ağlamayacağım. Kimse sevinmesin, bir Kazım daha yetiştiriyorum." Baba Faydacı: "Alnına böyle yazılmış. Vatan sağ olsun." (2 temmuz, Milliyet)

Şehitler ölüdür!
Hafta başındaki şehit cenazelerinde ise ilk kez yüreği yanan 2 anne ve 1 baba, "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" ya da "Kahrolsun PKK" türünden, alışageldiğimiz ezberi bozdular:
Piyade Asteğmen Furkan Işık'ın annesi Tülin Işık: "Vatan sağ olsun demiyorum, içim çok fazla yanıyor"
Hakkâri'de şehit düşen bilgisayar mühendisi Zeki Burak Okay'ın annesi Neriman Okay:
"n 20 yıldır dağlarda yaşayan bir teröristin karşısına eline silah almamış birini yollamak terörle mücadele oluyorsa ve sonunda vatan sağ olsun deniyorsa, bu ahmaklık olur.
  • Yine 20 yıldır aynı demeçleri veren ve ardından da rutin işlerine dönenler bu sefer sert kayaya çarptılar. Ben sonuna kadar bu yanlışlığın üzerine gideceğim ve başka canlar yanmasın diye hesap soracağım.
  • Bir sinek dahi öldüremeyen oğlumu, dağlara niye gönderdiniz?
  • Çocuğumu bu vatana helal etmiyorum.
  • Benim evladım şehit değil. Çünkü savaşa gitmedi. Çanakkale'de, İnönü'de, Anafartalar'da savaşmadı. Benim oğlum, ne idüğü belirsiz bir savaşta öldü.
  • Tek kurşun atmayan çocuk, sınırda bu ülkeyi nasıl korur?

  • Evet, tek kurşun atmamış bir genç, sınırda ülkeyi nasıl korur? Sineği öldüremezken, eline silah verilip dağlara nasıl gönderilir?

    Asker yanıt vermeli
    Yüreği yanık Okay ailesi devletten hesap soruyor. Askerin bu sorulara bir yanıtı olmalı herhalde.
    Başbakan Erdoğan ise "Şehit cenazesi görmek istemiyoruz" diyen bir vatandaşa "Askerlik, herhalde yan gelip yatma yeri değildir!" diyerek AKP için sonun başlangıcı olabilecek adımı atmış olabilir.
    Erdoğan'ın bu sözleri, vatandaşın kalbinde onarılmaz bir yara açtı. Kendi AKP'li yandaşları bile incindiler. Çünkü çocuklarının ölümüne isyan etme cesaretini gösteren anne-babanın arkasında, aslında kimsenin ummadığı kadar büyük bir çoğunluk var. Doğu'da şehit olmuş 30 bin kişinin yakınları, oğulları askerlik yaptığı müddetçe yürekleri ağızlarında yaşayanlar, oğulları henüz askerliğini yapmamış olanlar...

    Çok kadınsı bir tepki
    Ve Neriman Okay'ın isyanı, yeni Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın makamına oturur oturmaz ilk açıklama olarak "Bundan böyle bedelli askerlik yok" diyerek askerliği şart koşan sözlerinin hemen ertesine denk düşüyor.
    Dün siyaset bilimci Doç. Dr. Ayşe Kadıoğlu ile Neriman Hanım'ın isyanını konuşuyorduk. İlginç bir yorum yaptı:
    "Aslında demokrasiyi erkeklere kadınlar öğretir. Ama bunu yaparken de erkeğe benzememeleri çok önemlidir. Bu, kurallara isyan eden bir akıl yürütme, çok kadınsı bir tepki..."
    Yoksa "Vatan için ölmek," dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye'de de meşruiyetini yitiriyor mu? Ne dersiniz?

    mtamer@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Bosna, Afganistan, Lübnan
    HİKMET Çetin saygın bir devlet adamıdır; başa...
    Çetin ALTAN
    Karga sürüleri, çıplak ayaklar ve Erdek'te mehtap
    Herhalde 20-30 yıl olmalı Erdek'e hiç uğramay...
    Melih AŞIK
    Vatan uğruna!..
    Şehit Asteğmen Zeki Burak Okay'ın babası cena...
    Fikret BİLA
    Muhalefet tezkere sonrasından endişeli
    Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma...
    Hasan CEMAL
    Dünyanın sonu değil!
    Son beş günüm yurtdışında geçti. Memleketin h...
    Güneri CIVAOĞLU
    Türkiye bu mu?
    Batı uygarlığında "kiliseler sığınma yerlerid...
    Abbas GÜÇLÜ
    Yazık oluyor bu çocuklara!
    Milli Eğitim Bakanlığı yanlışta ısrar ediyor....
    Hurşit GÜNEŞ
    Beklentilerin yönetilmesi çok önemli
    Dünkü yazımızda enflasyonun temel olarak iç t...
    Nail GÜRELİ
    Sözcük oyunlarıyla ihanet
    Bu yazı yazılırken Türkiye Büyük Millet Mecli...
    Sami KOHEN
    AB ile krizin ayak sesleri
    Türkiye'de dikkatler haftalardan beri Lübnan ...
    Hasan PULUR
    Meclis kararından sonra...
    "LÜBNAN'a asker gönderilmemeli" görüşü, Mecli...
    Erdoğan SAĞLAM
    İade kaldırılınca oluşacak kayıp indirimle giderilecek
    Kurumlar Vergisi Kanunu'nun yeniden yazılması...
    Meral TAMER
    Vatan için ölmek, meşruiyetini yitiriyor mu?
    Daha 2 ay önce, Bingöl'de PKK'nın mayınlı sal...
    Ece TEMELKURAN
    Başbakan'ın bittiği andır!
    Reklamdaki o çocuğun dediği gibi bir cümle ge...
    Osman ULAGAY
    Varsa yoksa dış kaynak
    Ekonomi bürokrasisinde önemli görevlerde bulu...
    Güngör URAS
    Derdimiz azdı, bir de Lübnan faturası çıktı
    Lübnan'a asker göndermenin insani, siyasi boy...
    M. Ali BİRAND
    Lübnan'ı neden bu kadar tartıştık?
    Türk toplumu askeriyle gurur duyar. Türk'ün g...

    © 2006 Milliyet