Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 06 Eylül 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Varsa yoksa dış kaynak


Ekonomi bürokrasisinde önemli görevlerde bulunduktan sonra özel sektöre geçen ve halen gazete yazarlığı da yapan Mahfi Eğilmez, Hasan Ersel ve Ercan Kumcu, uluslararası gelişmelerin ışığında Türkiye ekonomisinin yakın geleceğini değerlendirdi. Türkiye Bankalar Birliği tarafından düzenlenen panelde konuşan üç deneyimli ekonomistin ortaya koyduğu tablo pek iç açıcı değildi.
Prof. Baran Tuncer'in yönettiği panelde ortaya konan tablo iç açıcı değildi çünkü acı gerçeği bize bir kez daha hatırlatıyordu. Türkiye ekonomisi mevcut yapısıyla tamamen dış kaynak girişine bağımlı bir ekonomi haline gelmişti ve önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisinde ve piyasalarda yaşanacak gelişmeler, büyük ölçüde dış kaynak girişindeki gelişmelere bağlı olacaktı. Şu anda dış kaynak girişinin yeniden canlanması nedeniyle yaşanan rahatlamanın sürmesi dış kaynak akışının sürmesine bağlıydı.

Dış kaynak neye bağlı?
Eğilmez, Ersel ve Kumcu'nun değerlendirmesine göre, Türkiye ekonomisini dış kaynak girişine bağımlı hale getiren ve önümüzdeki dönemde değişmesi beklenmeyen başlıca yapısal faktörler şunlardı:
  • Özel tasarrufların düşük olması
  • Özel kesimin tasarruf - yatırım açığının büyümesi
  • Ekonomideki büyümenin ithalatı artırması
  • İhracat artışının da ithalata bağımlı hale gelmiş olması
  • Bunların sonucunda ciddi bir cari açık sorununun doğması

  • Ercan Kumcu'nun da vurguladığı gibi, son yıllarda küresel sermayenin Türkiye gibi ülkelere yönelik ilgisinin artması ve 'Yükselen Pazar' diye nitelenen ülkelere akan dış kaynağın 2005 yılında 400 milyar doları aşması, Türkiye'ye bol miktarda dış kaynak girişini özendirmiş ve yükselen cari açığın finanse edilmesini sağlamıştı.
    Ancak küresel sermayenin akış yönünde meydana gelen bir değişme bu durumu derhal değiştirebiliyor ve mayıs - haziran aylarında yaşadığımız türden şoklara yol açabiliyordu. Bu nedenle önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisinde nelerin yaşanabileceğini merak edenlerin gözünün dışarıda olması gerekiyordu. ABD faizlerinin yakından izlenmesi boşuna değildi.
    Bunun ötesinde özel olarak Türkiye'ye dış kaynak girişini etkileyebilecek faktörler ise Mahfi Eğilmez'in sıralamasına göre (1) AB ile ilişkiler (2) Cumhurbaşkanlığı seçimi (3) Genel seçimler (4) Ortadoğu'daki gelişmeler (5) PKK ve Kürt sorunuyla ilgili gelişmelerdi.

    Hükümet ne yapar?
    Pekiyi AKP hükümetinin, tam da seçime gideceği bir dönemde yapabileceği hiçbir şey yok muydu? Son dalgalanmanın etkisiyle faizlerin yükselmiş olması hükümetin işini daha da zorlaştırmamış mıydı?
    Hasan Ersel'in değerlendirmesine göre Hükümet'in elindeki tek silah maliye politikasıydı ve bu yılın ilk yarısında gerçekleşen bütçe harcamaları, geniş kitlenin alım gücünü artıracak transferlerde çok ciddi artışlar olduğunu ortaya koyuyordu. Bu eğilimin, önümüzdeki dönemde de sürmesi ve iç talebi olumlu etkilemesi beklenebilirdi. Ancak bu talebin kompozisyonu, tüketici kredileriyle beslenen talepten farklı yapıda olabilir ve farklı sektörlere yarayabilirdi.

    oulagay@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Bosna, Afganistan, Lübnan
    HİKMET Çetin saygın bir devlet adamıdır; başa...
    Çetin ALTAN
    Karga sürüleri, çıplak ayaklar ve Erdek'te mehtap
    Herhalde 20-30 yıl olmalı Erdek'e hiç uğramay...
    Melih AŞIK
    Vatan uğruna!..
    Şehit Asteğmen Zeki Burak Okay'ın babası cena...
    Fikret BİLA
    Muhalefet tezkere sonrasından endişeli
    Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma...
    Hasan CEMAL
    Dünyanın sonu değil!
    Son beş günüm yurtdışında geçti. Memleketin h...
    Güneri CIVAOĞLU
    Türkiye bu mu?
    Batı uygarlığında "kiliseler sığınma yerlerid...
    Abbas GÜÇLÜ
    Yazık oluyor bu çocuklara!
    Milli Eğitim Bakanlığı yanlışta ısrar ediyor....
    Hurşit GÜNEŞ
    Beklentilerin yönetilmesi çok önemli
    Dünkü yazımızda enflasyonun temel olarak iç t...
    Nail GÜRELİ
    Sözcük oyunlarıyla ihanet
    Bu yazı yazılırken Türkiye Büyük Millet Mecli...
    Sami KOHEN
    AB ile krizin ayak sesleri
    Türkiye'de dikkatler haftalardan beri Lübnan ...
    Hasan PULUR
    Meclis kararından sonra...
    "LÜBNAN'a asker gönderilmemeli" görüşü, Mecli...
    Erdoğan SAĞLAM
    İade kaldırılınca oluşacak kayıp indirimle giderilecek
    Kurumlar Vergisi Kanunu'nun yeniden yazılması...
    Meral TAMER
    Vatan için ölmek, meşruiyetini yitiriyor mu?
    Daha 2 ay önce, Bingöl'de PKK'nın mayınlı sal...
    Ece TEMELKURAN
    Başbakan'ın bittiği andır!
    Reklamdaki o çocuğun dediği gibi bir cümle ge...
    Osman ULAGAY
    Varsa yoksa dış kaynak
    Ekonomi bürokrasisinde önemli görevlerde bulu...
    Güngör URAS
    Derdimiz azdı, bir de Lübnan faturası çıktı
    Lübnan'a asker göndermenin insani, siyasi boy...
    M. Ali BİRAND
    Lübnan'ı neden bu kadar tartıştık?
    Türk toplumu askeriyle gurur duyar. Türk'ün g...

    © 2006 Milliyet