|
 |
|
|
Doğum sancısı
Çeşitleme / Selim Türsen
Doğum sancısı yeni bir hayatın müjdecisidir. Aralıklarla başlayıp, giderek sıklaşan sancılar 9 aydır bekleyen anneye zor anlar yaşatır ama sonunda dünyaya gelen o küçücük yavruyla tüm çekilenler unutulur.
Toplumların da çektikleri doğum sancıları vardır. Dönüşüm süreçleri denir buna. Aynı Türkiye'nin bugünkü durumu gibi. Eğer sancılar doğru teşhis edilir, bilgilenme iyi olursa doğum daha kolay olur. O nedenle çalılar, dallar arasında yol bulmaya benzeyen günlük yaşantımızda, arada sırada bir ağacın tepesine çıkıp, ormanın neresinde olduğumuza bakmakta yarar var.
* * *
Aşağıdaki satırlar, 12 Eylül Salı günü İzmir'de, Ege Bölgesi Sanayi Odası'nda yapılacak bir panelin konuşmacılarından Prof. Güven Sak'ın raporlarının birinden alındı. Prof. Sak Ankara'da, Türkiye Ekonomi ve Politika Araştırmaları Vakfı'nın (TEPAV) direktörü. Geçen haftaya kadar da Merkez Bankası Para Kurulu üyesi idi. Diğer konuşmacı Prof. Fatih Özatay ise Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı. Bence enflasyonun belini kıran bir kaç isimden biri. Yani her ikisi de, ağacın tepesine çıkıp, ormanın neresinde olduklarını görmek isteyenlerin önemli ipuçları yakalayabilecekleri bilim adamları.
İşte Sak ve ekibinin hazırladığı, Küresel Ekonomiyle bütünleşirken Yapısal Dönüşüm Süreci raporundan bazı alıntılar:
Türkiye ekonomisi tarihindeki en önemli değişim süreçlerinden birinden geçmektedir. Bazı kesimler için olumlu algılanan bu süreç, toplumun önemli büyüklükteki bazı kesimleri içinse büyük sancılara neden olmaktadır. Teknoloji geliştikçe, dünyada rekabet arenasında onlarca yeni ülke, binlerce yeni şirket çıktıkça ve bu şirketler mallarını bizim pazarımızda ve ihraç ettiğimiz pazarlarda rahatlıkla satabildikçe, şirketlerimiz de artık hayatta kalabilmek için davranışlarını değiştirmek ve modernleşmek baskısı ile karşılaşmaktalar.
İnsanlara dün normal gelen iş görme biçimleri, bugünün koşullarında artık para kazandıramıyorsa ortada önemli bir dönüşüm ve bu dönüşüme intibak etme ihtiyacı bulunmaktadır. Çekilen sancılar ekonomide modernleşmenin, iş görme biçimlerindeki modernleşmenin sancılarıdır.
Türkiye, uzun vadede gelir düzeyinin zengin ülkeler seviyesine çıkabileceği bir dönüşüm sürecine girmiş bulunmaktadır.
Öncelikle ve ivedilikle Türkiye'nin bu dönüşümü geçirmek zorunda olup olmadığına dair bir karar vermesi gerekmektedir. Türkiye, eğer isterse dönüşüm ve modernleşme sürecini yavaşlatabilir, hatta durdurabilir; sancıların çekilmesi de dolayısıyla önlenmiş olur. Ancak, modern bir ekonomi tabanına sahip olmaktan vazgeçilmesi, Türkiye'nin dünyadaki iddiasından da vazgeçmesi anlamına gelecektir.
Zeytini dövmek
Zeytin taneleri irileşmeye başladı. Ekimden itibaren yine bildik görüntüler karşımıza çıkacak. Barışın sembolü zeytin dalları sopalana sopalana meyveleri aşağı indirilecek. Bu sene dayak yiyecek zeytin ağacı acısından gelecek yıl meyve veremeyecek ve biz de buna 'Zeytinde yok yılı' diyeceğiz. Eylül ayında İzmir'de düzenlenecek tarım fuarıyla ilgili basın bültenini okurken bunlar aklıma geldi. Duyuruda zeytin toplama makinelerinden söz ediliyordu. Bu çağda işin kolayına kaçıp hala zeytini döverek adam etmeye çalışan üreticiler, kooperatifler biraz zahmet edip şu aletlere baksalar diyorum. Tarım, 'ihmal edililiyor' diye her gün ağlamakla adam olmuyor. Biraz dünyada neler olup bittiğine bakmak lazım. Para mı? Yeter ki niyet olsun. Kredi de bulunur, teşvik de.
stursen@milliyet.com.tr
|
|
|

|