|
 |
|
|
Macar'a bakalım
Konsantrasyonu zor bir maçtı aslında. Tribünler seyircisiz, rakip çok zayıf. Hücum yapma ihtimalleri bile yok. Göbekten gidiyorsun faul yapıyorlar. Kenara iniyorsun, ceza sahası içine yığılıyorlar. Gıcık bir maç olması için çok sebep vardı anlayacağınız.
İki takım oyuncuları uykusuzluğa dayansa, üç gün üç gece Malta bize gol atamazdı. Maçın ilk dakikalarında Yıldıray'ın kaçırdığı yüzde yüz gol pozisyonu hem bizi rahatlatacak, hem de oyunu formaliteye çevirecekti. İlk yarıda üç net pozisyon harcanınca Malta, "hadi biraz daha direneyim" dedi. Onu da yapamadı ve ikinci yarının başında gol geldikten sonra zaten maç koptu. Ardından ikinciyi de bulduk.
Fauller düşündürücü
Rüştü'nün dizi, omuzu, elleri yere değmedi. Savunma oyuncuları çok zorlanmadı. Sadece Malta'nın ileri uçtaki havadan yerden etkisiz oyuncularına arkaları dönükken Gökhan ve Can'ın gereksiz fauleri düşündürücüydü.
İkinci yarıda Arda sol çizgiye, Tümer iki forvetin arkasına geldi. İlk yarıdaki görüntü değişmedi. Değişen tek şey bu kez topu içeri attık. Yalnız ilk golde Hakan'ın nefis pasında, dünyada yüz oyuncudan 99'u kaleye şut çekmeyi deneyecekken, Hamit müthiş bir asist yaptı Nihat'a. Maçtaki en güzel hareket buydu.
Takım halinde iyi oynadık veya kötü oynadık yorumları bu maç için de geçerli değil. Maç öncesi düşündüğümüz gibi bundan sonraki Macaristan maçı bizim için en önemli sınav. İyi oynasan, kötü oynasan da her zaman yeneceğimiz Malta'yı rahat geçtik.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|