
|
|
|
 |
|
|
'Asıl hedef Diyanet'in imamıydı'
İsmail Ağa Camii cinayetinde ilginç iddia: Bayram Ali Öztürk'ü öldüren Mustafa Erdal'ın asıl hedefi Diyanet'in atadığı imamdı
ŞÜKRAN ÖZÇAKMAK, M. AKİF ERDEM İstanbul
İsmail Ağa cemaatinin önde gelen isimlerinden emekli imam Bayram Ali Öztürk'ün camide öldürülmesi ve katil zanlısı Mustafa Erdal'ın linç edilmesiyle ilgili olarak başlatılan soruşturmada ilginç bilgilere ulaşıldı. Erdal'ın asıl hedefinin Öztürk değil, camiye Diyanet tarafından atanan imam Fikri Doğan olduğu öne sürüldü. Üst düzey bir Diyanet görevlisi de bunu doğruladı.
Cemaat 'sakal' istiyor
Alınan bilgiye göre, imam Doğan 29 Ağustos'ta izne çıktı. Öztürk de cami müezzininin ricasıyla pazar duasını yapmayı kabul etti. Çünkü cemaat her cuma ve pazar sabahı camide sohbet toplantıları yapıyordu.
Öztürk'ü öldüren Erdal'ın, üç aydır camiye gittiğini anlatan İstanbul'da görevli üst düzey bir Diyanet yetkilisi, "Görgü şahitlerine göre Erdal, sohbetlerde 'Allah' diye bağırarak ayağa kalkıyormuş. Olay günü de aynı şekilde ayağa fırlayıp bıçakla Öztürk'ü öldürmüş. Olay önceden planlanmışsa ve arkasında birileri varsa hedefin Öztürk olduğuna inanmıyoruz. Çünkü normal şartlarda o gün orada Öztürk değil Doğan olacaktı" dedi.
Çarşamba'nın 'ayrı bir cumhuriyet' olduğunu söyleyen aynı yetkili, "Tarikat camilerinde Diyanet'in atadığı imam mevcut. Ancak bazı camilerde Diyanet'in imamları dahi sakallı ve şalvarlı. Sakal bırakmazlarsa cemaatin arkalarında durmadığını öne sürmeleri nedeniyle yasal işlem yapılmıyor" dedi.
'Kimlerin linç ettiğini göremedik'
Bu arada soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Fikri Aziz Niksarlı'nın talimatı üzerine, Öztürk'ü hastaneye kaldıran üç cemaat mensubu ifadeye çağrıldı. Tanık olarak dinlenen bu kişiler, "Hocaya saldıranı gördük ancak saldırganı kimlerin linç ettiğini kargaşa nedeniyle göremedik" dediler.
Polis: Tarikattan yardım aldık
Üst düzey bir emniyet yetkilisi, Öztürk'ün cenazesinde İBDA-C'nin kanla sonuçlanabilecek provokasyonunu tarikatla yaptıkları ortak çalışma sonucunda engellediklerini belirterek şunları söyledi:
"İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden yetkili 3 kişi olarak, cemaatin önde gelenleriyle bir toplantı yaptık. Polisin cemaat üyeleri içinde dolaşmasının tehlikeli olabileceğini düşündük. Kötü niyetli birisi polise sataşıp olayları başlatabilirdi. Bu yüzden onlardan bir ekip kurulmasını kararlaştırdık.
Cemaat kendi içinde seçtiği kişilerden ekip oluşturup onlara kolluk taktı. Biz de cemaatten 'bizden' onayı almayanları gözaltına aldık.
İşbirliği sayesinde büyük olayların eşiğinden döndük. O gün personelimizin çoğu açık öğretim sınavındaydı. Yetersiz kalabilirdik."
|
|
|

|
|