Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Eylül 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Lübnan'da barış korunur mu?


Bu soruya yanıt vermeden önce "Lübnan'da barış kuruldu mu?" sorusunu yanıtlamak gerekiyor.
Ankara'ya bakarsak, barış gücünün görevi "barışı kurmak" değil, "korumak". Barışın korunması için önce kurulması gerekiyor.
En azından Ankara'nın varsayımı, kurulduğu yönünde. Hükümet Türkiye'nin barışı korumak üzere barış gücüne katkı vereceğini söylüyor.

Annan'ın rahatlığı
Ankara'yı ziyaret eden BM Genel Sekreteri Kofi Annan çok rahattı. Annan da Lübnan'da barışın kurulduğuna ve bir güç kullanımına gerek olmaksızın Hizbullah'ın silahları teslim edeceğine inanmış görünüyor.
Öyle olmalı ki, Annan, barış gücünün devreye girmesine gerek olmadan, Lübnan ordusunun Hizbullah'ın silahlarını toplayacağı mesajını verdi.
BM Genel Sekreteri, "Barış gücünün silahsızlandırma görevi yok, onu Lübnan ordusu yapacak" diyerek, Başbakan Erdoğan'ı ve hükümeti rahatlatmış oldu. Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül, tezkere savunmalarını buna dayandırmışlardı. Muhalefet ise, aksine Türk askerinin de Hizbullah'ın silahsızlandırılması işlevinde kullanılabileceğine...

Uzlaşma var mı?
Annan'ın sözlerine bakarsanız, Hizbullah kendisine karşı güç kullanılmasına gerek olmadan, silah bırakacak. Hizbullah'ın kararı buysa, o zaman, barış gücüne bile gerek olmadan, silahlarını götürüp Lübnan ordusuna vermesi gerekiyor. Böyle bir aşamaya gelinmiş olması, ancak Hizbullah'ın politik hedeflerine ulaşmış olmasını veya o yönde önemli ödünler almış olmasını gerektirir. Bu tip örgütlerin politik kazanım sağlamadan kendiliğinden silah bırakmaları zordur.
Bir diğer yön, Hizbullah'ın kabinesinde bakan bulundurduğu Lübnan hükümetine göre değil, daha çok Tahran'a bakarak hareket ettiği gerçeğidir. Buna göre Hizbullah'ın silahlarını Lübnan'a teslim etmesini İran'ın da desteklemiş olması gerekir. Henüz böyle bir işaret de yok.

İsrail ne yapar?
Annan'ın dediği gibi, Hizbullah, silahlarını Lübnan ordusuna teslim edecekse, Lübnan ordusu silah toplamak için barış gücünden yardım isteyecekse, ortada bir sorun yok demektir. O zaman barış gücü insani yardım, imar-inşa işlerine yoğunlaşır. Buna karşılık, iki olasılıkta ise çatışma riski büyüyecektir:
1- Hizbullah'ın kendiliğinden silahlarını Lübnan ordusuna teslim etmemesi, direnmesi.
2- İsrail'in, kısmen, barış gücünü güvenlik çemberi, tampon gibi görerek Filistin, Suriye ve Lübnan'ın diğer bölgelerine veya İran'a karşı operasyonlara girişmesi...
Hizbullah'ın silahlarını çatışmasız teslim etmesi kadar İsrail'in barış gücünün gelmesinden sonra izleyeceği politika da çok önemli. Hizbullah veya İsrail'in çatışmaya yol açacak girişimleri barış gücünü de zor duruma sokacaktır.

Asıl hedefler
Lübnan'da verilen "mola", kalıcı bir barışın kurulduğu ve barış gücüyle tam koruma altına alındığı anlamına gelmiyor. Keşke öyle olsa...
Çatışmaların asıl kaynağını oluşturan İsrail-Filistin sorunu çözülmeden, Hizbullah-İsrail sorununun kalıcı bir çözüme bağlanması mümkün gözükmüyor.
Filistin yönü bir tarafa, İsrail'in ucu Tahran'a kadar uzanan Lübnan sınırındaki Hizbullah kolunu etkisiz hale getirmesi, asıl hedeflerine yönelmesinin ara amacıysa -ki açıklamalar öyle gösteriyor- "turpun büyüğü heybede" demektir.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
PKK ve Kuzey Irak
ARKADAŞIMIZ Namık Durukan'ın Milliyet'te yayı...
Çetin ALTAN
"Vatan için..." nutukları ve öldürülmüş gençlerin anaları
TBMM'de "Lübnan'a asker gönderme" konusundaki...
Melih AŞIK
Hadi Afganistan'a
Lübnan'a asker kararının mürekkebi kurumadan....
Fikret BİLA
Lübnan'da barış korunur mu?
Bu soruya yanıt vermeden önce "Lübnan'da barı...
Hasan CEMAL
Gırtlak dokuz boğum!
Siyasetçiler genellikle konuşmadan duramazlar...
Güneri CIVAOĞLU
Söz de demlenir
"...Söz ola kese savaşı
Hurşit GÜNEŞ
MB faizi yüksek değil
Merkez Bankası'nın (MB) enflasyonu önlemede e...
Doğan HEPER
Türkiye'nin zor günleri...
TÜRKİYE kıskaçta.
Semih İDİZ
Askerin gözü arkada kalmasın
TBMM, 192 ret oyuna karşılık 340 kabul oyuyla...
Sami KOHEN
Annan'dan güvenceler
BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın 11 gün önce ...
Hasan PULUR
Linç ve intihar...
KİM derdi ki bizim 50 yıl önce intihar haberl...
Derya SAZAK
Bin asker
5 Eylül tezkeresinde yer almayan, Lübnan'daki...
Yaman TÖRÜNER
Belediyeler malınıza el koyabilir
Geçen yıl 16.6.2005 tarihinde çıkarılan ve 5....
Güngör URAS
Fındık 4 YTL (Az veren candan, çok veren maldan)
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO), Giresun'un...
Serpil YILMAZ
Burak, celladının komutanıydı
Hakkâri'nin dağlarında kurulan pusuda yaşamın...
M. Ali BİRAND
Seçimin provası yapıldı ve...
Dünkü yazımda da değinmiştim.

© 2006 Milliyet