Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Eylül 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Askerin gözü arkada kalmasın


TBMM, 192 ret oyuna karşılık 340 kabul oyuyla hükümete Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı kararı gereğince Türk askerini Lübnan'a gönderme yetkisini verdi. Hükümet bu yetkiyi gerek gördüğü şekilde kullanacak.
Bu oylama da, tıpkı 1 Mart tezkeresi için yapılan oylama gibi, tarihe geçecek. Meclis kararının doğruluğunu veya yanlışlığını ise zaman gösterecek. Bunu görmek için de aslında fazla beklemek gerekmeyecek.
Şimdi önemli olan şey, ciddi yansımaları olacak bir uluslararası misyonu üstlenmeye hazırlanan Türk askerine moral verecek yaklaşımlar sergilemektir. Israrla sürdürülecek kısır tartışmaların ise bu açıdan getireceği bir yararı yok.
Misyonun kendisine gelince, bu esas itibariyle bir barışı sağlama ve insani yardım temin etme misyonu olacak. İşin içinde "Hizbullah'ın silahsızlandırılması" meselesi de var tabii. Bütün tartışmaların odaklandığı husus da bu zaten.

'Tahrikçi' görünmek istemezler
Ancak, Lübnan'a asker göndereceğini söyleyen hiçbir ülke bu görevi yerine getirmeye hazır olduğunu açıklamış değil. Onun için Türkiye bu konuda yalnız değil. BM kararları ne derse desin, herkes biliyor ki bu kararlar ancak üyelerin uygulama konusundaki iradelerinin gittiği yere kadar gidiyor.
Peki, Hizbullah bu durumda, İsrailli askerleri kaçırırken ortaya koyduğu türden bir provokasyonda bulunur mu? İsrail de, bunu bahane ederek, BM askerlerinin güvenliğini hiçe sayıp yeni ve orantısız bir karşı saldırıya geçer mi?
Bunlar imkânsız şeyler değil. Ancak mevcut durumda pek olası da değil. Dünyanın gözü Lübnan'ın üzerindeyken, taraflardan hiçbiri "barışı tehdit eden tahrikçi" olarak görünmek istemez.

Çatışma ihtimali az
Hizbullah lideri Hasan Nasrallah da zaten, "İsrail'in böyle bir tepki göstereceğini bilseydim askerleri kaçırma emrini vermezdim" şeklinde bir itirafta bulundu. Yani, o da olanların karşısında sarsılmış durumda.
Bu nedenle, münferit kimi olaylar bir yana, BM gücünün büyük sıcak çatışma durumlarıyla karşılaşma ihtimali düşük görünüyor. Onun için bizde bazı şeyleri boş yere tartışıyoruz. Ateşkes korunabilir ve siyasi cephede istikrarı artıran adımlar atılabilirse, o zaman çatışma olasılığı iyice azalacaktır.
Bu arada, siyasi cephede de önemli gelişmeler beklenmeli. Lübnan'da askeri olan ve bu nedenle barış konusunun sürüncemede kalmasını istemeyen ülkeler bunun için baskı yapacaklardır. Bu durumda, ABD ve İngiltere'den çok, AB'nin devrede olması olasılığı yüksektir.

ABD'nin itibarı sıfırlandı
Hariri suikastından sonra "Lübnan dostu" görünen Washington'un, bu ülkeyi tahrip etmesi için İsrail'e yeşil ışık yakması ABD'nin Lübnanlılar nezdindeki itibarını sıfırladı zaten. Bu yüzden Fransa ve İtalya gibi ülkelerin başrolde olmaları bekleniyor.
Yalnız asker göndermekle yetinmeyip bu ülkenin yeniden inşasına da katkıda bulunacak olan Türkiye'nin de, tabii ki, bu çerçevede söyleyecekleri olacaktır.
Bütün bunlara rağmen, şu an için hâlâ bir belirsizlik dönemindeyiz. Türk askeri de bu görevi böyle bir ortamda üstlenecek. Gereğini, kuşkusuz, Bosna'da, Somali'de, Kosova'da ve Afganistan'da olduğu gibi, yerine getirecektir. Fakat bunu yaparken gözü arkada kalmamalı.

sidiz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
PKK ve Kuzey Irak
ARKADAŞIMIZ Namık Durukan'ın Milliyet'te yayı...
Çetin ALTAN
"Vatan için..." nutukları ve öldürülmüş gençlerin anaları
TBMM'de "Lübnan'a asker gönderme" konusundaki...
Melih AŞIK
Hadi Afganistan'a
Lübnan'a asker kararının mürekkebi kurumadan....
Fikret BİLA
Lübnan'da barış korunur mu?
Bu soruya yanıt vermeden önce "Lübnan'da barı...
Hasan CEMAL
Gırtlak dokuz boğum!
Siyasetçiler genellikle konuşmadan duramazlar...
Güneri CIVAOĞLU
Söz de demlenir
"...Söz ola kese savaşı
Hurşit GÜNEŞ
MB faizi yüksek değil
Merkez Bankası'nın (MB) enflasyonu önlemede e...
Doğan HEPER
Türkiye'nin zor günleri...
TÜRKİYE kıskaçta.
Semih İDİZ
Askerin gözü arkada kalmasın
TBMM, 192 ret oyuna karşılık 340 kabul oyuyla...
Sami KOHEN
Annan'dan güvenceler
BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın 11 gün önce ...
Hasan PULUR
Linç ve intihar...
KİM derdi ki bizim 50 yıl önce intihar haberl...
Derya SAZAK
Bin asker
5 Eylül tezkeresinde yer almayan, Lübnan'daki...
Yaman TÖRÜNER
Belediyeler malınıza el koyabilir
Geçen yıl 16.6.2005 tarihinde çıkarılan ve 5....
Güngör URAS
Fındık 4 YTL (Az veren candan, çok veren maldan)
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO), Giresun'un...
Serpil YILMAZ
Burak, celladının komutanıydı
Hakkâri'nin dağlarında kurulan pusuda yaşamın...
M. Ali BİRAND
Seçimin provası yapıldı ve...
Dünkü yazımda da değinmiştim.

© 2006 Milliyet