|
Büyükanıt'la erkek anneleri arasındaki bağ
Oğlunu Hakkâri'de teröre şehit veren asker annesi Neriman Okay'ın isyanı rüyalarımdan çıkmıyor.
Neriman Hanım, askerliğini yapmamış tüm erkek annelerinin sesi haline geliverdi bir anda. Oğulları henüz 3 - 5 yaşında olan annelerin bile...
Oğlu önceki gün ilk tıraşını olurken sivilcelerini kanatan Yazgülü Aldoğan da dün Posta'daki köşesinde, oğlunun büyümesini buruk bir mutlulukla izlediğini yazıyordu.
Okurum Asuman Katırcıoğlu da yüreğindeki yangını, gönderdiği e - postaya şu sözlerle yansıtmış:
"Oğlum 23 yaşında, elektronik mühendisi ve aralıkta askere gidecek. 2 aylık eğitim sonucunda emrine verilen 3 - 5 askerle dağlara gönderilecek. Belki ölüsü, belki dirisi gelecek."
İsyan değil duygular!
24 yaşındaki adı bende saklı orman mühendisi okurum ise annesine ve yakın arkadaşlarına bile söyleyemediği korkusunu, benimle paylaşmayı münasip bulmuş:
"3 ay sonra askere gideceğim. En yakın arkadaşlarıma bile söyleyemiyorum, ama inanın çok korkuyorum. Hayatımda küfür etmemiş, eline silah almamış ben, yıllarca eğitim almış eli silahlı çapulcuyla nasıl başederim?"
Milliyet'in internet sitesine gelen okur tepkileri de yukarıdakilerden farksız. Anneler "Bu isyanı görünce, yüreğimizin kanadığını hissettik" diyorlar, askerliğini dağlarda yapmış oğullar "Her şehit haberiyle kurşun yağmuru altında sessizce ağladığımız günleri hatırlarız" diye itirafta bulunuyorlar.
Okay'ın isyanını, duygusallığın ötesine geçerek "Çözüm ne olabilir?" diye değerlendiren geniş bir kesim de var. Gerek bana gelen okur mektuplarında, gerekse Milliyet'in internet sitesinde, Türkiye'de teröre karşı etkili mücadelenin ancak sözleşmeli, paralı, profesyonel askerlerle ya da antiterör teşkilatı kurularak yapılabileceğine işaret ediliyor.
Büyükanıt sürprizi
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın şehit anneleriyle ilgili önceki akşamki açıklamaları, işte tam böyle bir ortamda geldi ve pek çok annenin beynine bir anda nakşoldu:
"Onların her türlü tepkilerinin, bizim başımızın üzerinde yeri vardır. Allah kimseye evlat acısı vermesin. Ateş düştüğü yeri yakar. Onlar ne söylerlerse söylesinler, her söylediklerini saygıyla karşılıyorum. Bütün şehit annelerinin ellerinden, şehit babalarının yanaklarından öperim."
Neriman Hanım'ın alışılagelmişin dışındaki tepkisine, alışılagelmişin dışında bir yanıt. Ve belki de bir umut.
Her yiğidin farklı bir yoğurt yeyişi vardır. Ve en üst göreve yeni gelen bir komutan, "Oğlumu bu vatana helal etmiyorum!" diye şehit cenazelerinde bugüne kadar hiç alışılmamış bir çığlık duymuşsa ve bu çığlığa sevgi ve saygıyla yanıt vermişse, kuşkusuz bu konu üzerinde de düşünecektir.
Anneler pür dikkat
Bu arada Neriman Hanım'ın çığlığıyla duygusallık katsayıları artan erkek anneleri, Muz Cumhuriyeti'nin başbakanının bile ağzına almayacağı şu densiz sözleri de ömür boyu unutmayacaklardır:
Canım kardeşim, askerlik yan gelip yatma yeri değildir.Cenazede komutanın yakasına sarılmıştı. Telefon edip de tepki mi dinleyecektim!
mtamer@milliyet.com.tr
|
|