
|
|
|
 |
|
|
"Türk kadınları jean dünyasında yaşıyor"
Beymen'in tasarımcısı Lucia Croce: "Avrupalı kadınlarla kıyasladığımızda Türk kadınları çok daha spor giyiniyor. Bir nevi jean dünyasında yaşıyorlar. Daha şık giyinerek güzelliklerini ortaya çıkarabilirler"
MELİS ALPHAN - malphan@milliyet.com.tr
İ talyan tasarımcı Lucia Croce 2004 yaz sezonundan beri Beymen'in kadın koleksiyonunu hazırlıyor. 33 yaşındaki tasarımcı Milano'daki evi ile İstanbul arasında mekik dokuyor. Çalışmaların hafiflediği dönemlerde ise New York ve Paris gibi şehirleri dolaşarak moda dünyasında neler olup bittiğini araştırıyor.
Croce'yi son İstanbul ziyaretinde kaldığı Radisson SAS otelinde yakaladık ve Beymen'in yeni koleksiyonu hakkında bilgi aldık. Croce röportaj sırasında arada boğaza bakıp içini çekti ve İstanbul'un kanına girdiğini, uzak olduğu zamanlarda bu şehri özlediğini söyledi.
Beymen'in 2007 kış koleksiyonunda neler var?
Modada her sezon bir şeyler değişir. Tabii dramatik bir şekilde değil çünkü bu bir evrim aslında. İnsanların yeniliklere alışması gerekiyor. Bu da zaman alıyor. Her sezon trendleri ve renkleri değiştirebilirsiniz ama kadının görünümünü aniden değiştiremezsiniz. Sezonlar arasında bir bağlantı olmalı. Hitap ettiğiniz kadın değişmemeli. Yeni sezonda daha sade tasarımlar yaptım. Koleksiyona Avrupa stilini katmaya çalıştım. Detaylar çok önemli. Her üründe bir detaya yer verdim. Kuştüyü kullandım. Bu bir anlamda kürkten bir kaçış.
"Kürke tamamen karşı değilim"
Kürk kullanmıyor musunuz?
Dürüst olmalıyım, kürkü severim. Yediğimiz hayvanlar var, neden onların kürkünü de kullanmayalım? Tamamen kürke karşı değilim ama daha çok kumaşla çalışmayı tercih ediyorum. Yani bir yolunu bulursam kürk kullanmıyorum. Bu sezon kuştüyünü farklı şekillerde kullanmaya çalıştım. Yakada kullandım ama isterseniz yakayı çıkarabiliyorsunuz, ceket daha kullanışlı oluyor. Bu sezon pantolonlar daralıyor. Tayt gözde ürün. Taytın üzerine uzun ceket ve bluzlar tasarladım.
Beymen kadını tayt giyer mi? Tayt yeterince sofistike bir tasarım mı?
Tayt sofistike bir tasarım olabilir. Bu sizin kendinize güveninizle ilgili. Kendimi beğenmiş görünmek istemem ama Beymen'le çalışmaya başladığımdan beri kadınlara güven aşılamaya ve modayla oyun oynamayı öğretmeye çalışıyorum. Sonuçta bu bir eğlence. Kıyafetlerle eğlenebilmelisiniz yoksa hep aynı giyinirsiniz.
Koleksiyonda hangi renkler ağırlıkta?
Genelde koyu renkler. Siyah ve gri kullandım. Gri çok sevdiğim bir renktir. Klasik, trendi ve genç bir renk olabilir gri. Koleksiyondaki canlı renkler ise kırmızı ve mor. Bunlar dışında devetüyü ve bej ürünler var.
"Tayyörle de rahat olabilirsiniz"
Beymen kadınını nasıl tanımlarsınız?
Beymen kadını geleneksel ve klasik giyimi tercih ediyor. Üst gelir sınıfından geliyor, elit bir kadın. Sık seyahat ettiği için dünyada neler olup bittiğini biliyor. Böyle bir kadın söz konusu olunca ben de tasarımlarda kaliteyi ön planda tutuyorum. Çok iyi kumaşlar kullanıyor, dikişlerin kusursuz olmasına dikkat ediyorum. Beymen kadınının Türk kültüründen dolayı egzotik bir yanı da var. Bu nedenle bazen fazladan birkaç renk ya da detay ekleyebiliyorum. Yine de Türk ve Avrupalı kadınları birbirlerinden o kadar da farklı bulmuyorum.
Sizce Türk kadınları nasıl giyiniyor?
Avrupalı kadınlarla kıyasladığımızda Türk kadınları çok daha spor giyiniyor. Bir nevi jean dünyasında yaşıyorlar. Rahat olmak istiyorlar ama bence bir elbise, takım elbise ve tayyörle hem rahat hem de tarz sahibi olabilirsiniz. Türk kadınları bence çok güzel ve biraz daha şık giyinerek güzelliklerini ortaya çıkarabilirler. Hayat tarzları da buna uygun. İstanbul'da insanlar iş çıkışı yemeklere, partilere gidiyorlar. Daha şık giyinebilirler.
Daha önce hangi markalara tasarım yaptınız?
Mitsui gruptaki Five Oxes adlı bir Japon firması için tasarım yapıyor ve Milano ile Tokyo arasında mekik dokuyordum. Ondan önce de kaşmir ağırlıklı örme koleksiyonlar hazırlayan köklü bir firma için çalıştım. Daha öncesinde de Terebentine adlı Fransız bir marka için tasarım yaptım. Bu kariyerimdeki favori işlerimden biri oldu.
"Tek bir yerden esinlenmedim"
Nerelerden esinleniyorsunuz?
Birçok şey esin kaynağı olabilir. Bu bir film ya da özel bir kadın olabilir. Bu koleksiyonu hazırlarken de tek bir yerden esinlendiğimi söyleyemem. Sadece 1960'lar diyemem, bu beni çok kısıtlar. 60'ların yanında rock kültürünün izleri var. Ama bu belli belirsiz. Aslında bu tip tanımlamalar yapmaktan kaçınıyorum.
Her tasarımcının "Asla yapmam" dediği tasarımlar vardır. Sizinki ne?
1980'leri asla yapmam derdim. Belki de bunun nedeni o dönemi yaşamış olmam. Bir dönemi yaşadığınızda tekrarlamak istemiyorsunuz. Kariyerimin başlarında tasarımlarıma 80'lerden hiçbir şey katmazdım. Ama şimdi farklı düşünüyorum. O günlerden bir dokunuş hoş olabiliyor. Asla asla demeyeceksiniz. Fikrinizi değiştirebilirsiniz.
|
|
|

|
|