
|
|
|
 |
|
|
9 Eylül İzmir için her zaman önemli olmuştur
Satır Arası / Deniz Sipahi
Cumartesi Adnan Menderes Havalimanı'ndan bundan kısa bir süre öncesine kadar en fazla yirmi dört uçak kalkıyordu.
Bu sayı şimdi 120'nin üzerine çıkmış.
Hatırlayın; Ankara'ya gitmek için sabaha karşı uçağa binmek zorundaydınız; bugün istediğiniz uçak şirketinin herhangi bir sefer sayısını seçebiliyorsunuz.
Artık İstanbul'a gidip, aktarmalı bir uçakla yurtdışına gitmek zorunda da değilsiniz.
İzmir'in geleceğine hep inanan Lufthansa dışında British Airways, Sun Express ve sayıları hızla artacağı belli olan diğer dev firmalar direkt seferler yapmak için sırada bekliyorlar.
Yıllarca çok söyledik, bu sütunlardan çok yazdık.
Benim gibi birçok meslektaşım İzmir'in gelişebilmesi için direkt uçak seferlerinin çok önemli olduğuna dikkat çektiler.
Ama uzun bir süre Türk Hava Yolları bu yorumlar karşısında sessiz kaldı.
Ankara'nın siyasi tercihi ne yazık ki İzmir'in yanında olmadı.
Türk Hava Yolları'nın o dönemlerdeki yönetimlerinin açıklamalarını bugün gibi hatırlıyorum.
Acaba o kişiler bu gelişmeler üzerine nasıl yorum yapacaklar gerçekten çok merak ediyorum.
Bir kentin gelişebilmesi için "ulaşılabilir" olması gerekiyor.
Doğruyu söylemek gerekirse; İzmir böyle bir yer miydi?
Birçok işadamı dostumuz yurtdışı bağlantılı görüşmelerini yapmak için İstanbul'a gitmek zorunda kalıyorlardı.
Ben yabancıları çok suçlamıyorum.
Gerçekten bir girişimci için satın alınmayacak tek şey zamandır.
İzmir'e gelip gitmek nereden bakarsanız 24 saatti; bazen çok daha uzun.
Böyle olunca iş görüşmelerini İstanbul'a çekmekten başka bir çare kalmıyordu.
Bence bugün İzmir için önemli bir gün.
Bu açılışın 9 Eylül gibi İzmir için özel bir güne rastlaması da gayet güzel olmuş.
Adnan Menderes Uluslararası Havalimanı İzmir'e yakışan, kentin geleceğine paralel güzellikte olmuş.
İzmir'in yolcu kapasitesi 2.5 milyondu, bu sayının birkaç yıl içinde beş milyona çıkarılması planlanıyor.
İki katı yolcu demek; İzmir'in ekonomisinde büyük canlanma demektir. Hareketlilik bu bölgedeki gelişimin de şimdiden habercisidir.
Beş yıldızlı terminale beş yıldızlı kent lazım
Geçenlerde TAV Grubu İcra Kurulu Başkanı ve CEO Dr. Sani Şener ile beraberdik. Şener, dünyayı takip eden ve son yıllarda attığı cesur adımlarla TAV'ı uluslararası bir şirket haline getiren bir kişidir.
İzmir'e de çok inanıyor. Bu kentin bugünkü durumunun terminalle birlikte değişeceğine inanıyor.
Ve şöyle konuşuyor.
"İzmir'in potansiyelini sadece biz değil, havayolu şirketleri de görüyor. O yüzden bize İzmir ile ilgili sürekli sorular soruyorlar. 320 ayrı havayolu şirketiyle bağlantımız bulunuyor. Hepsiyle konuşuyoruz ve İzmir'e inmeleri için ikna edeceğiz. Zaten birçok şirket bu potansiyeli önceden keşfedip destinasyonlarına İzmir'i de almış durumda. Burada herkese önemli görevler düşüyor. İzmir'i hep birlikte anlatmalı ve tanıtmalıyız. İzmir'de göreceksiniz önümüzdeki birkaç yıl içinde önemli değişikler olacak. Büyük şirketlerin yatırımları bu yeni terminal ve ulaşım kolaylığıyla daha da artacak. Biz TAV olarak İzmir'e ve bu kentin geleceğine inanıyoruz."
Gerçekten de önemli sözler...
Terminalle birlikte daha fazla otele, daha fazla restorana, daha fazla eğlence merkezine, daha fazla salona, daha fazla sanatsal aktiviteye ihtiyacımız var.
Terminali beş yıldızlı olan bir kentin, içi de beş yıldızlı olmalı.
Ben böyle düşünüyorum.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|