Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Eylül 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Boş kontenjanlar ne olacak?


Anadolu liselerinde 5 bin, üniversitelerde ise 25 bin kontenjan açığı var. Bakanlık 3. kayıt dönemini açmamak için hâlâ direniyor. ÖSS'de ise asil kayıtlardan sonra ek yerleştirme var. Ama vakıf üniversitelerinin ek yerleştirmeden fazla bir beklentileri yok. Çünkü yeni sınav sistemi öylesine bir baraj getirdi ki, ortada bu üniversiteleri tercih edecek yeterli sayıda aday yok. Birinci yerleştirme sonunda pek çoğunun kontenjanının yarısını bile dolduramaması bu yüzden.
YÖK'ün dünkü olağanüstü genel kurul toplantısı, bu kontenjan açıklarını nasıl kapatırıza yönelikti. Biraz da KKTC ve vakıf üniversitelerinin baskısıyla yapıldı. Ama hiç de istedikleri gibi bir karar çıkmadı. Daha doğrusu çıkamadı. Çünkü sistemin delinmesine müsaade edilmedi.
Dünkü YÖK toplantısının özeti: 185 puan barajının altına inilmeyecek. Vakıf üniversiteleri ve KKTC ise bunun kendileri için idam fermanı anlamına geldiğini söylüyor. Peki sorun YÖK'ün ve bazı vakıf üniversitelerinin varsaydığı gibi ekonomik mi? Evet demek çok zor. Kısmen belki etkili olmuştur ama asıl neden yeni sınav sisteminin ortaya çıkardığı bilinmezlikler. Eğer gelecek yıl için daha şimdiden yeni düzenlemeler yapılmazsa sorun büyüyebilir. Daha da önemlisi, puan barajı kaldırılıp denklikleri kayıtsız şartsız kabul edildiği için yurtdışına öğrenci akışı tahminlerin çok ötesinde hızlanabilir.
Oysa, YÖK'ün ve TC'nin hedefleri çok farklı. İktidarda kim olursa olsun, Türkiye olarak KKTC üniversitelerini hep destekledik. Çünkü, KKTC ekonomisini ayakta tutan yegâne sektör üniversiteler. Üniversitelerin boş kaldığı bir KKTC büyük sorunlar yaşayabilir. Oysa Türkiye bunun tam tersini istiyor. O halde nasıl bu noktaya gelindi? Tam anlamıyla iş bilmezlikten. Geçenlerde Formula yarışında KKTC Cumhurbaşkanı Talat'la ayaküstü de olsa bir süre bu konuyu konuştuk. Tedirgindi. "Çözüm için Ankara ile görüşmelerimiz sürüyor" dedi. Ama sanıyorum dünkü YÖK toplantısı tüm umutlarının sonu oldu. Peki YÖK'e rağmen 185 puan barajının altında öğrenci alıp yollarına devam edebilirler mi? İşte bu da bir başka anlamda sonları olur. Devamında YÖK'ün KKTC diplomalarını tanımama kararı çıkar ki, bu da Türkiye'den öğrenci akışının zınk diye kesilmesi anlamına gelir. Alın size bir kriz daha!.. İktidarlarla kavga etmenin dışında, yükseköğrenim ve Türkiye'nin sorunlarına fazla kafa yormayan YÖK, bugün ve sonrasında yaşanacak sorunların baş aktörüdür. Kontenjanların boş kalmasında ve olası bir krizde KKTC ve vakıf üniversitelerinin hiç mi payı yok? Çok. Hem de çok fazla. Umarız akıllanmışlardır.

Neden boş kaldılar?
Kâğıt üzerinde vakıf, uygulamada ise özel üniversite olarak bilinen yükseköğretim kurumları ile KKTC üniversiteleri neden boş kaldı? İşte göz önünde bulundurmaları gereken noktalardan bazıları: Yeni sınav düzenlenirken YÖK'ün ileriyi görememesi. Özellikle de EA puan türünde öğrenci dağılımını hesaplayamaması. Vakıf üniversitelerinin öğrencileri sağmal inek gibi görme alışkanlığından bir türlü uzaklaşamayıp ücretlerini sürekli olarak artırmaları. Yaptıkları milyonlarca dolarlık yatırımları, öğrenim maliyetine eklemeleri ve bunu velilere fatura etmeleri. Kendilerini yeterince anlatamamaları. Bir anda yüksek kontenjanlara ulaşıp kısa sürede büyük paralar kazanmayı hedeflemeleri. Büyük kentlere yığılıp kalmaları. Aralarındaki çürük domatesleri ayıklayamamaları. Birbirlerini destekleyip sektör haline geleceklerine, acımasızca rekabet edip kendilerine yönelik güven erozyonu yaratmaları. Eğitim kalitesini artırma ve öğretim üyelerine yatırım yerine taşa toprağa para yatırmaları.
Özetin özeti: OKS ve ÖSS'de alınan yanlış kararlar nedeniyle ciddi sorunlar yaşanıyor. Sorun onların gibi gözükse de fatura hepimize çıkıyor!..

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürk ve Karabekir
İYİ haber: Yapı Kredi Yayınları (YKY), Kâzım ...
Çetin ALTAN
1962'de alınmış ilk buzdolabını uğurlarken...
Mutfakların, mangallı maltızlı, gaz ocaklı, t...
Melih AŞIK
İnönü örneği...
'Ben mesela geçenlerde bir şehit annesine tel...
Fikret BİLA
Söndürme filosu kuralım
Orman yangınları Türkiye'nin canını yakıyor. ...
Hasan CEMAL
Teksas'ta av! (1)
Uçsuz bucaksız topraklarda güneş doğuyor. Har...
Güneri CIVAOĞLU
Ortadoğulu-laştırdık-larından...
ABD, Avrupa ve Türkiye "trendleri" araştırmas...
Abbas GÜÇLÜ
Boş kontenjanlar ne olacak?
Anadolu liselerinde 5 bin, üniversitelerde is...
Semih İDİZ
Avrupa sağı, din ve kültürü istismar ediyor
Türkiye Avrupa'ya dahil mi? Avrupa sağına gör...
Sami KOHEN
Kâbil de Bağdat'a benzedi
Afganistan'ın başkenti Kâbil'den dün TV ekran...
Hasan PULUR
Münir Nurettin'den Emel Sayın'a...
MİLLİ maçı seyrettik, Türkiye'ye göre minicik...
Derya SAZAK
Yargıdan Köşk'e
Yargıtay Başkanı Osman Arslan, adli yıl açılı...
Meral TAMER
IKEA'nın köfteleri çok leziz
Hafta içinde gazetelerde IKEA ile ilgili habe...
Tamer HEPER
Sen mutlu ol yeter!!!
Vatandaşın günlük hayatta neler çektiğini, na...
Yaman TÖRÜNER
Dünya ekonomisine bir bakış
1982 - 2002 yılları arasında ABD ekonomisi yı...
Güngör URAS
Bizimkiler devleti, onlar müzeleri soyuyor
Milliyet'in geçen perşembe günü Anadolu baskı...
M. Ali BİRAND
Türk el sanatını Lindos'a taşıyan Yunanlı
Çok sözünü ediyorlardı, ancak pek yolum düşme...

© 2006 Milliyet