|
Sen mutlu ol yeter!!!
Vatandaşın günlük hayatta neler çektiğini, nasıl yaşadığını anlayabilmek için vatandaş gibi yaşamak lazım. Vatandaş gibi yaşamak da nedir? Vatandaş gibi yaşamak; otobüse binerek gidilecek yere gitmek, vergi dairesinde veya bankada kuyruğa girmek, sokaklarda koruma ordusu etrafınızı sarmadan dolaşmak, gece yalnız başına sokağa çıkmak, vatandaşın gelir düzeyindeki aylık gelirle geçinmek vs. vs. Vatandaş gibi yaşamak budur.
Vatandaş trafik yoğunluğu karşısında canından bezmiş vaziyette, ama bu işi halledecek kadro makam otosunda, önünde arkasında sayısız eskort ve peşlerinde mutlaka bir ambulans. Önceden güzergâh hazırlanmış, trafik ekibi tarafından yollar kesilmiş, vatandaş bir kenarda beklemedeyken bu zevat mağrur bir edayla geçiyor ve gidiyor. Ben olsam utanırım.
Evde huzur yok
Vatandaş evinin içinde bile huzurlu değil, yatak odasında soyuluyor, tecavüze uğruyor, evinde asansörünün önünde kafası parçalanıyor, faili bulunmuyor.Gündüz gözüyle gasp ediliyor. Bu işi halledecek zevatın koruma ordusuna her gün birkaç kişi daha katıyor, korumayı iç içe üç çemberden iç içe beş çembere çıkarıyor.
Emekli ayda üç yüz YTL ile geçiniyor. Bu işi halledecek zevat dokuz milyarı az buluyor.
Vatandaşa tasarruf adı altında kanser ilacı, tansiyon ilacı, kolestrol düşürücü ilaç verilmiyor. Bu işi halledecek kimselerin şahsı bir yana çoluk çocuğu bakım altına alınıyor.
Bu örnekler uzar gider. Şimdi soruyorum: Bu işi halledecek zevat vatandaşın nasıl yaşadığını bilir mi? Bilmez. Bilmez ise bu problemleri nasıl halleder? Kendi canı emniyet altında, kendi malı güvencede, çoluk çocuk bakım altında, gelirin maşallahı var, vatandaş da bununla mutlu olsun, demek ki yöneticisini mutlu edebilmiş. Öyleyse bu işlerin halledilmesi ihtimali de yok. Örnek meydanda.
tamerheper@host.com
|
|