|
 |
|
|
Hüner, olmayanı oldurmakta!
Görüş / Bülent Buda
Özellikle ikinci yarısı yüksek tempoda oynanan bir maçtı. Karşıyakalı futbolcuların kazanmak için büyük emek harcadıklarını söylersek yanlış olmaz. Daha sekizinci dakikaya gelindiğinde girilen pozisyonlardan ne denli istekli oldukları gözleniyordu. Ancak İstanbulspor öyle kolayından pes edecek türde bir takım değil. Karşıyaka'nın baskılı, prese dayalı futboluna benzer biçimde karşılık verdiler. Hele kazandıkları toplarla hızlı çıkışları, etkili pas trafiği izlenmeye değerdi. Yalnız bu gelişlere Ulaş ile Serkan ikilisinin de geçit vermemesi övülecek türdendi.
Adres uzak değil
Aslında iki takımın da savunmacıları maç boyunca müthiş disiplinli oynadılar. Eksik yakalanmamaya, geniş alan bırakmamaya büyük özen gösterdiler. Gol pozisyonları üretiminde Karşıyaka açık ara öndeydi. Evren'in top kayıpları dikkat çekici sayıdaydı. Birol'un ceza alanı içinde buluştuğu toplarda son vuruşa hazırlık aşamasında yediği baskılar vardı... Ve Birol İstanbulspor savunmasının kalecisini tedirgin edecek yaratıcı özelliğe sahip başat oyuncuydu. Feyyaz Uçar'ın onu dışarıya almasını doğrusu yadırgadık. Bir de şu son gollük vuruş meselesi. Karşıyakalı futbolcuların futbol gecesinin temel sorunu gibiydi adeta. Bu bağlamda İstanbulspor kalecisinin üç direği savunmadaki müthiş direncinden söz etmezsek, kendisine haksızlık etmiş oluruz. Yine de 82'de Deniz, belki de Karşıyaka adına geceyi renklendirecek pozisyonu yakaladı. Şutu sertti, ama vuruş gollük değildi. Yani teknik yanı eksikti. Futbol oyunu budur. Bazen "Tüm çabalara karşın olmuyor" denir, ama hüner de olmayanı oldurmak değil midir? Demek ki, Karşıyakalı futbolcuların bu hüneri edinmeye ilişkin çok çalışmaları gerekiyor. Özellikle hocaları, bu konuda deneyimli, yıllarını gol pozisyonuyla buluşmaya ve gol atmaya harcadı. Öğrenmek için adres çok uzakta değil, hemen yanıbaşlarında. Bütün mesele, istemek, çok istemek...
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|