|
Ya "Kınalı Bacaksızlar..."
"Askerlik yan gelip yatma yeri değildir!"
Kimin söylediğini yazmamıza gerek var mı? Bu vecize Sayın Başbakan'ın alnına yazılmıştır, silemez.
Başbakan'ın mantığına göre, yan gelip yatmayanlar şehit düşer...
Ya gaziler?
Onlar da mı yan gelip yatmışlardır, ya da yan gelip yatmaya hazırlanırken kollarını, bacaklarını, ayaklarını, gözlerini kaybetmişlerdir?
Bir de onlara soralım...
***
"AMELİYAT sonunda sol bacağım önce diz altından, daha sonra da diz üstünden kesilmişti. Gözlerimi açtığımda eşim ve tüm ailem karşımda duruyordu.
...............
Uyandığımda eşimin ağzını arayıp düşüncelerini almak istedim.
- Ben bacağınla değil, seninle evlendim deyince, dünyalar benim oldu."
***
"YOLA çıkalı yirmi dakika bile olmamıştı, bir anda şiddetli bir gürültüyle sarsıldım, mayına basmıştım, havalanıp beş on metre ileriye düştüm. Sağ kolumun ve bacağımın koptuğunu gördüm.
................
Akrabalarımdan bana uygun, evlenebilecek bir kız bulmalarını istedim, buldular, nişanlandık, bir yıl geçti, evlilik planları yapıyorduk. Bayramın ilk günüydü, nişanlım birden hiç ummadığım bir şey söyledi:
- Korkuyorum, senin ayağın ve kolun kesik, protezlerin beni korkutuyor, seninle evlenmek istemiyorum.
Nişanı orada attım, hayattan bir darbe daha almıştım."
***
"GÖZLERİMİ GATA'da açmıştım, bir ayağımın ve gözümün olmadığını, diğer ayağımın parçalanmış ve kırık olduğunu, sol elimin parmaklarının koptuğunu fark ettim."
***
"TABURA döndük, revirde yirmi gün yattım, kurşun bir sakatlık bırakmamıştı. Ayağa kalkmış, timimin başına dönmek için sabırsızlanıyordum. Bölük komutanım, beni yanına çağırıp:
- Artık timle göreve çıkmayacaksın, tabur kantininden sorumlu olacaksın dedi.
Kantin çavuşu olmak için komanda eğitimi almadığımı, tabur komutanına çıkacağımı söyledim.
Tabur komutanına tekmil verdikten sonra:
- Komutanım, ailemin tüm ısrarlarına ve torpil yaptırmak istemelerine rağmen dilekçe verip gönüllü olarak buraya geldim. Beni arkadaşlarımın yanına göndermezseniz, kaçar, onların yanına giderim dedim.
Komutan yanıma yaklaştı, alnımdan öptü, senin gibi elli askerim olsa sırtım yere gelmez dedi ve eski görevime göndereceğini söyledi."
***
EVET Sayın Başbakan, askerlik yan gelip yatılacak yer değildir.
Kimi şehit düşer, kimi gazi olur, onların hikâyesi de "Biz Kınalı Bacaksızlar"da yazılır.
Eski bir Anadolu geleneğidir, geline kına yakılır, eşine, çocuklarına kurban olsun diye.... Kurbanlık koçlara kına yakılır, Allah'a kurban olsun diye... Askere giden delikanlıya kına yakılır, vatanına kurban olsun diye...
Savaş Yüce de Güneydoğu gazilerini anlatırken, bunun için "Biz Kınalı Bacaksızlar" demiştir. (Ümit Yayıncılık)
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|