|
 |
|
|
Hayati Akbaş'ın Hollywood serüveni
Ya terörist oldu ya da peygamber
Hiçbir şey bilmeden, kimseyi tanımadan Hollywood'a giden Hayati Akbaş, Hz. İsa'yı canlandırdı, ardından "24" adlı dizide teröristi oynadı: "Genelde korsan, gladyatör gibi ufak rollerde oynuyorum. Benim karakterlerim ya gider ya da ölür."
BANU ŞEN
Türkiye'de de yayınlanan "24" adlı dizinin dördüncü sezon bölümleri ABD'de ekrana geldiğinde Türklerin tepkisini çekmişti. Çünkü haberlere bakılırsa, dizide kilit rol oynayan teröristler Türktü. Nitekim, dördüncü sezonun 19'uncu bölümünde füzeye nükleer başlık yerleştiren teröristlerden birini bir Türk, Hayati Akbaş oynamıştı. Akbaş ayrıca National Geographic için çekilen "İncil'in Bilimi" adlı belgeselde de Hz. İsa'yı canlandırıp tartışma konusu olmuştu.
Aktör olmak için beş yıl önce Amerika'nın yolunu tutan Çorumlu turizm öğrencisi Hayati Akbaş'ın filmografisi daha çok dini içerikli ya da şiddetle ilintili yapımları kapsıyor.
Maceranız nasıl başladı?
Çorum, Osmancık, Karaçay doğumluyum. Nevşehir'de turizm ve otelcilik okurken içimde hep oyuncu olma isteği vardı. Daha sonra festivallerde, bahar şenliklerinde oyunlar yazıp oynamaya, televizyon programı yapmaya başladım. Okulu dondurdum. Bergama'ya gidip bir halkevinde tiyatro çalışmalarına katıldım.
İstanbul Devlet Konservatuvarı sınavlarına girdim. 19 yaşındaydım. Yıldız Kenter'in önünde sınavı geçemedim. Yıldız hanım bana okuluma geri dönmem gerektiğini söyledi. Öyle yaptım. Ama hayalimde hâlâ oyunculuk vardı. Okuldan dokuz arkadaşın bir değişim programıyla Amerika'ya gideceğini, bir kişinin 1000 doları tamamlayamadığını öğrenince çok sevindim. Üç gün boyunca o parayı bulmak için çok çabaladım. Ev sahibimden bile 100 dolar borç aldım.
Amerika'ya gidebileceğimi öğrendiğim an ilk sorduğum soru "Washington, Hollywood'a yakın mı?" oldu. Washington'da bir süre çalışıp para kazandıktan sonra 2002'de Los Angeles'ın yolunu tuttum. İki ay boyunca ajanslar yoluyla Hollywood'a adım atmak için çabaladım. Biriktirdiğim tüm parayı bu arada bitirdim.
"İlk işi beceremedim"
Hiçbir şey bilmeden, kimseyi tanımadan Hollywood'da oyuncu olmaya çalışmak büyük cesaret...
Başıma çok ilginç olaylar geldi. Bir sürü sahte ajansa para kaptırdım. Binlerce dolarım gitti. Başlarda biraz Anadolu saflığım vardı. Los Angeles'ta tanıştığım kız arkadaşım bir figüran ajansının kartını verdi. Ajansa gidip başvurdum. Fotoğraflarımı beğenmişler. Figüran olarak ilk işi aldım. Harrison Ford ve Josh Hartnett'in oynadıkları "Hollywood Cinayeti / Hollywood Homicide" filmiydi. Ancak benim acemiliğimden filmin bir sahnesi değişikliğe uğradı. Beni tam sahnenin ortasına koydular. Garsondum. İkramı yapıp başımı geri çekecektim. Birkaç sefer başımı istenen yere doğru geri çekemeyince güzel bir sahneyi yönetmen benim yüzümden çekemedi. Zaman geçtikçe yüzlerce kez figüranlık yaptım. Zamanla da kadrolarda kısa rollerde, reklamlarda rol almaya, dublaj yapmaya başladım.
"Giderim veya ölürüm"
Aileniz ve yakınlarınız sizi Hollywood filmlerinde görünce ilginç anlar yaşandı mı?
"Karayip Korsanları 2"de bir Türk korsanını seslendirdim. Zaten bugüne kadar oynadığım bir film Türkiye'de gösterildi. Bir de "Terminal"de ilginç bir şey yaşadık. Filmdeki bir Türk yolcuyu oynadım. Güzel bir sahneydi. Tom Hanks, Türk yolcuya bir hikaye anlatıyordu. O Türk yolcu bendim. Herkese "Film Türkiye'de çıkınca izleyin" dedim. Amerika'da gösterime girdiğinde bir baktım, benim oynadığım sahneyi kesmişler. Hemen ailemi aradım. "Boşuna meraklanmayın" dedim.
Böyle durumlar hevesinizi kırmıyor mu?
Ben o zevki kendimi seyrederken değil de rolümü yaparken alıyorum. Zaten filmlerde genelde ya gittim ya da öldüm. Çünkü terörist ya da gladyatör, korsan gibi ufak roller aldım.
"24"ün dördüncü sezonu Türklerin tepkisini çekti.
Bu sadece bir dizi. Benimki de sadece bir rol. Bugüne kadar Amerika'da Türklerin terörist olduğu konusunda ne bir haber ne bir yorum okudum.
"Hayalim komediydi"
Ya bir kötü adamı, teröristi ya da mistik peygamberi oynamışsınız. Bu rollerin üstünüze yapışıp kalacağını düşündüğünüz oluyor mu?
Oyuncu olmaya kara verdiğimde terörist, peygamber rollerinde oynayacağım aklıma gelmemişti. Ama bir şekilde hep bu gibi roller için teklif aldım. Dublajda da... Hiçbir şey bir anda olmuyor. Önce her gelen teklife evet demek zorundasınız. Aslında hep komediyi hayal etmiştim. Komedi oyunculuğumun daha iyi olduğuna inanıyorum.
"Sizi vaftiz bile edebilirim"
En uzun rolünüz ve tek başrolünüz İsa'yı oynadığınız belgesel dizideydi.
Hz. İsa'nın hayatının anlatıldığı, National Geographic'te gösterilen 10 bölümlük bir belgeseldi. Dokuz bölümü Efes, Bodrum ve Bergama'da çekildi. 45 gün çalıştık. Basın çok ilgilendi. Aslında Türk prodüktör tepkiden korkup basına çekimlerin son gününde haber vermişti. TV'de bir din adamı "Bir Türkün, bir Müslümanın Hz. İsa'yı oynaması caiz değildir" dedi. Ben de biraz şakaya vurdum. "Oynarım. Hatta sizi bile vaftiz ederim. Çünkü bu sadece bir oyun. Profesyonel oyuncu olarak teröristi de oynarım" dedim. Amerika'ya döner dönmez de "24"ten terörist rolü teklifi aldım. Tesadüf!
Rol aldığı diğer yapımlardan bazıları
Covert Action (Discovery Channel belgeseli-uyuşturucu kaçakçısı)
Askeri video projesi (Amerikan ordusu için çekildi-terörist)
Kanunsuz Savaş (Kısa metrajlı film-Müslüman Amerikalı asker)
Dinin Gizli Tarihi (Discovery Channel belgeseli-savaşçı)
Weapon of Mass Destruction (Komedi filmi-terörist)
Net 2.0 (Seslendirme)
Las Vegas (Dizi film-dublör)
|
|
|

|