Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Eylül 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Futbol mahkemeye düşerse

Önce küme düşürülen Juventus, hakkını futbol yargısında bulamadığına kanaat edip, bağımsız mahkemeye başvurmaya kalktı, sonra Chelsea Gallas'ı ağır bir tehditle suçladı. Sahi futbol mahkemeye düşerse ne olacak? Sanık Gallas, şahit Kenyon, davacı Mourinho'lu sahnelere hazır mıyız?


Geçtiğimiz sezon İtalya'da yaşanan şike skandalının ardından Serie B'ye düşürülen, üstelik de sezona (-17) puanla başlamak durumunda kalan Juventus, İtalyan Futbol Federasyonu ile anlaşamayınca hakkını bölgesel mahkemede aramaya karar verdi. Verdi vermesine de, mahkemeye gidemeden yaşanan gelişmeler, onları bu karardan vazgeçirdi. Çünkü FIFA, böyle bir dava açılması halinde İtalyan milli takımını ve tüm kulüpleri uluslar arası müsabakalardan men etmekle tehdit etti.
Ardından kulüp davadan metazori vazgeçti, taraftarların protestoları arasında meseleyi sadece Olimpiyat Komitesi'ne taşımaya karar verdi... Sonuç henüz belli değil, ama Juve'nin davadan vazgeçmesi sadece İtalya'yı değil, dünya futbolunu önemli bir krizin eşiğinden döndürdü. Çünkü mevzu Juventus'un meselesi olmaktan çıktı, futbolun mahkemeye düşüp düşmemesi ikilemine dönüştü.

***

Ardından transferin son gününde (hatta ek süre dahilinde) Chelsea ile Arsenal'in Cole-Gallas takası düştü gündeme... Chelsea yönetimi, Gallas'ın serbest kalmak için hocasını kendi kalesine gol atmakla tehdit ettiğini iddia edince bu kez İngiltere karıştı. Gallas, Mourinho'yu yalancılıkla suçlarken, Profesyonel Futbolcular Derneği de açıklamanın yersizliğinden dem vurdu. Sonucun ne olacağı bilinmez, ama kesin olan futbolun yara aldığı...
Peki bir gün, Juventus veya Chelsea, ya da futbolun başka bir unsuru, hakkını sporun içindeki yargı organlarından alamadığına kanaat getirir ve kararlı bir biçimde bağımsız mahkemeye giderse ne olacak?
Daha birkaç hafta önce bir takım yöneticilerin, menajerlerin, eski futbolcuların şike iddiaları ve belgeleriyle sarsılmadı mı Türkiye? O olaylardan hiç ders çıkaramadık mı ki, yine manşetlerde 350 bin/500 bin dolarlar, pankartlarda iki harfli kısaltmalar var? Bu davalar mahkemeye taşınır, lig bir sekteye uğrarsa, konunun bu aşamada kalacağını mı zannediyoruz? Sanık futbolcu, şahit yönetici, davacı başkan olan davalara hazır mıyız? Peki, Euro 2008 elemelerine veda etmeye, Avrupa kupalarından üç yıl ihraç edilmeye?
Felaket tellallığı yapmak değil derdimiz, ama yetkili mercilerin açıklamalarında çok dikkatli olmaları gerek. Çünkü bu ülke Barbunya Adası değil, UEFA ve FIFA üyesi Türkiye...


Başka bir ihtimal yok

Kaderin garip bir cilvesi, Beşiktaş'ta taraftarın protestosuna maruz kalan sol bek İbrahim Üzülmez de kaptan, Fenerbahçe'de eleştirilen sol bek Ümit Özat da...
Geçtiğimiz sezonun tümünü soldan bindirip sağ dışla orta yapmak zorunda kalarak geçiren sağ ayaklı Ümit, bu yıl da aynı pozisyonda devam ediyor. Kaptanın esas yeri orası değil mâlum, ama orada görev verildiği için elinden geleni yapmaya çalışıyor.
Ümit Özat, ne Daum'un, ne de Zico'nun alnına silah dayamadı kendisini sol bekte oynatmaları için. Üstelik de yenilenen Fenerbahçe savunmasının göbeğinin açıklarını kapatan da hep Ümit'ti Antalya karşısında...
Randers önünde Ümit cezalı ve muhtemelen Edu oynayacak sol bekte... Fenerbahçe için çok kritik bir gün. Birinci ihtimal, Edu orada başarılı olacak ve sol bekte kalacak... İkinci ihtimal, yerini garipseyecek, Ümit tekrar sol beke dönecek ve taraftar tüm kalbiyle kaptanını sahiplenecek, destek olacak.
Başka bir ihtimal yok.


Walter Zenga Türkiye'de kalmalı

Futbol tarihinin en önemli figürlerinden biri... Dünya Kupaları tarihinin 517 dakika ile en uzun süre gol yemeyen kalecisi... Oyunculuğunda da liderdi, teknik adamlığında da...
Walter Zenga, önce Romanya'da Steaua Bükreş'i, sonra Sırbistan'da Kızılyıldız'ı şampiyon yaptı. Şimdiyse mütevazı Gaziantepspor'un başında. Son iki sezonda Romanya ve Sırbistan liglerini şampiyon tamamlayan bir hocanın Türkiye'de zirveyi hedeflemesi zor olan bir takımda, Gaziantep'te görev yapması, başlı başına bir hadise... Hem ülkemiz futbolunun Avrupa'daki sağlam yerini tespit açısından bir gösterge, hem de Gaziantep yönetiminin geniş vizyonu, önemli bir başarısı...
Zenga'yı Türkiye'ye getiren başarılı Antep yönetiminin şimdi bir hamle daha yapması gerek. Vizyonu tamamlamak için, Zenga'nın ve Zenga gibilerin bu ülkeye gelmesini sürdürmek için daha iyi bir kadro kurmalılar. İlk 5'i, Avrupa kupalarını hedefleyebilecek bir kadro. Kayserispor'la, Vestel Manisaspor'la yarışabilecek bir kadro... Gaziantep yönetimi, halkı, iş adamları göreve. Takımınıza ve hocanıza sahip çıkın, ara transferi iyi değerlendirin... Zenga, Türkiye'de kalmalı...

umeleke@milliyet.com.tr





SPOR
'Savunma yapmam'
Ortalık karıştı
Çift forvetle hücum!
Hepsi birer yabancı!
Doğan set çekti
Rakipsiz Kral
Bir devir kapanıyor
Kaldı eksi 5
Malatya özüne döndü
UEFA gelir mi?
Büyük takım
Futbol mahkemeye düşerse
Skor değiştiren hatalar
Paşalar tatilde!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
UEFA gelir mi?
5 ekip yola çıkıyor. 14. sıraya düşmüş ve Şam...
Ercan GÜVEN
Büyük takım
Futbolla ilgiliyseniz mutlaka öğrenmişsinizdi...
Uğur MELEKE
Futbol mahkemeye düşerse
Geçtiğimiz sezon İtalya'da yaşanan şike skand...
Metin TOKAT
Skor değiştiren hatalar
Genelde başarılıydı. Fiziki görüntüsü, kondis...
Nilay YILMAZ
Paşalar tatilde!
Kötü mercimek katkılı bakliyat lig, hafta son...


© 2006 Milliyet