Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Eylül 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bush mu, Bin Ladin mi?!


11 EYLÜL 2001 teröründen önce, Bush'un Ocak 2001'de başkanlık görevine başladığını, İsrail'deki seçimleri kazanan Ariel Şaron'un da Şubat 2001'de başbakan olduğunu hatırlamalıyız.
Bir tarafta "cihadizm" diye bir radikalizm tırmanırken, öbür tarafta Amerikan ve İsrail sağının "şahinler"i iktidara gelmişti!
İsrail'i kayıtsız şartsız desteklemeyi "Tanrı'nın emri" sayan "Hıristiyan Siyonistler" ABD'de önemli bir gruptur, Bush'un partisinde etkilidir; Neo-Conlar da öyle zaten.
El Kaide'nin 11 Eylül barbarlığı sadece bunlarda değil, herkeste müthiş bir şok yarattı: Demek ki terör her yere ulaşabilir, binlerce masumu öldürebilirdi!
12 Eylül tarihli Fransız Le Monde gazetesinin "Hepimiz Amerikalıyız" şeklindeki manşeti uluslararası toplumun bir sesiydi.

Bush doktrini
11 Eylül'den sonra teröre karşı oluşturulan politikaları şöyle özetlemek mümkün:
  • NATO 11 Eylül terörünü 5. maddeye göre "tecavüz" saydı. Ekim 2001'de NATO güçleri Afganistan'ı işgal etti, yobaz Taliban rejimi devrildi. Ama Bin Ladin ve Molla Ömer kaçtı.
  • Askeri Akademi'de konuşan Başkan Bush, "Bush Doktrini"ni açıkladı: Terörü desteklediğinden şüphelenilen her ülkeye karşı ABD "önleyici savaş" açabilecekti! Gerekirse BM'nin ve müttefiklerinin onayı olmadan "tek taraflı" hareket edecekti! "Demokrasi, özgürlük ve güvenliği bütün bölgelere" götürecekti.
  • Aynen bu gerekçelerle 20 Mart 2003'te Irak'a savaş açtı. Bush, Irak'ı "teröre karşı savaşımızın cephe ülkesi" diye tarif ediyor, Saddam'ın El Kaide'yi desteklediğini, kitle imha silahlarının olduğunu söylüyordu. İşgalle kurulacak yeni Irak "Büyük Ortadoğu" projesinin model ülkesi olacaktı!
  • İran ve Suriye üzerinde benzer gerekçelerle ağır bir siyasi baskı kuruldu. Bütün bunlar İsrail'deki Şaron iktidarının da elini rahatlatıyordu tabii.
  • "Vatanseverlik kanunu" çıkarıldı, Guantanamo hapishanesi açıldı, 'şüpheliler'in savunma hakları kısıtlandı, CIA da çeşitli ülkelerde gizli hapishaneler kurdu.
  • "İslami faşizm, İslami terörizm" gibi kavramlarla ideolojik bir savaş da yürütülüyordu. Bu ideolojik örgüde Neo-Con'ların ve Hıristiyan Siyonistlerin rolü önemlidir.


  • Kim kazanıyor?
    Bush savaşı kazanmakta olduğundan emindi. Koca Amerikan imparatorluğu ve dünyanın desteği... Kim dayanabilirdi buna?
    Bush, Irak'ın işgalinden bir buçuk ay önce, 26 Şubat 2003'te şöyle konuşuyordu:
    "El Kaide'nin birçok komutanını tutukladık veya peşlerindeyiz. Dünya çapında, bu katilleri teker teker avlıyoruz. Savaşı kazanıyoruz."
    Irak'ın işgali işte bu özgüvenle ve Neo-Conların ideolojik teşvikiyle oldu. Tabii ki İslam adına terör yapmak ve "cihat" kavramını bu yönde ideolojileştirmek, kesinlikle ciddi bir tehdittir. Ekim 2003'te İstanbul'da dört El Kaide saldırısında biz de 51 can kaybetmedik mi?
    Tehdit büyük ama Bush'un "teröre karşı savaş"ı Irak'ta batağa saplandı! Afganistan'da Taliban toparlanıyor! İran nükleer silah peşinde! Eylemler de önlenemiyor...
    BBC'de İngiliz Prof. Michael Clarke, "Mağarada saklanan Bin Ladin ben olsaydım, savaşı kazanıyorum diye düşünürdüm!" diyor!
    Yarın: Kim kazanıyor? Bush mu, Bin Ladin mi?!

    t.akyol@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Bush mu, Bin Ladin mi?!
    11 EYLÜL 2001 teröründen önce, Bush'un Ocak 2...
    Melih AŞIK
    Disneyland rüyası
    TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar'ın önce Ankara...
    Fikret BİLA
    1 Mart dersleri
    ABD ile yaşanan 1 Mart 2003 tezkere krizi sır...
    Hasan CEMAL
    Uyarı!
    Siyaset, ciddiyet ve seviye kaybı içinde son ...
    Güneri CIVAOĞLU
    5. yıl
    Özgürlükler özgür değil...(*) 11 Eylül'ün 5. ...
    Can Dündar
    Sessiz sitemsiz
    Eylül geldi mi bir şiir, hüzün toplar getirir...
    Hurşit GÜNEŞ
    Büyüme tam gaz gidiyor
    Geçen hafta ikinci çeyrek sanayi büyümesi açı...
    Sami KOHEN
    Beş yıl sonra dünya...
    Fransa'nın etkin gazetesi "Le Monde"un 5 yıl ...
    Derya SAZAK
    Eylül günahları
    11 ve 12 Eylül... Dünyanın ve Türkiye'nin siy...
    Meral TAMER
    Şehit ailelerini dinlemeliyiz
    Devrim Sevimay'ın Vatan'daki Pazartesi Röport...
    Güngör URAS
    Büyümenin dinamiği 'ucuz döviz' (faturası: yüksek faiz)
    Bu yılın ikinci 3 aylık döneminde "nisan-mayı...
    M. Ali BİRAND
    AB'den mesaj var: 301'i kaldırın(!)
    Ali Babacan geçen haftayı Brüksel'de geçirdi....

    © 2006 Milliyet