Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Eylül 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bedri Rahmi ile mülâkat

Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol

Fazla söze gerek yok; bir efsaneyi ağırlıyoruz! Çizgi ve renkleri bu köşede resmetmek pek kolay olmadığı için, Usta'yı mısralarının gölgesinde anıyoruz.

192O'lerin sonunda, Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı'nın öğrencisi olmak nasıl bir şey? Bu atölyelerde solumak bile "marifet" tarifine girer mi?
Eyüboğlu: Marifet hiç ezilmemek bu dünyada/Ama biçimine getirip ezerlerse/Güzel kokmak/Kekik misali/Lavanta çiçeği misali/Fesleğen misali/Itır misali/İsâ misali/Yunus misali/Tonguç misali/Nâzım misali...

Akademi'nin diploma yarışmasındaki üçüncülüğü beğenmediğiniz için yeniden hazırlandığınızı ve 1936'daki diploma yarışmasında Hamam adlı kompozisyonla birinci olduğunuzu biliyoruz. Kalem, çizgiden sözcüğe yönelirken kime sesleniyordu? Ona diyorsunuz; O kendini bilir mi?
Eyüboğlu: Seni düşünürken/Bir çakıl taşı ısınır içimde/Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar/Bir gelincik açılır ansızın/Bir gelincik sinsi sinsi kanar...

1940'lardan sonra duvar resimlerine yöneldiniz. Paris'te ilkel kavimlerin sanatını incelediniz. "Güzel"in aynı zamanda "yararlı" da olabileceği, "yararlı" olmanın "güzel"in gücünü eksiltmeyeceği düşüncesine bu yıllarda ulaştığınız söylenir. Sanat hayatınızda satırlara sığmayacak kadar da ödül var. Buna rağmen, Tanrıya "İstida" yazacak kadar insanlardan yakındığınız günler oldu.
Eyüboğlu: Yarab! İnsan oğullarından çektiğim yeter/Gökyüzünden benim hisseme düşeni ver/Altına dilediğim gibi ömrümü sereyim/Mendil kadar olsun tarlamı ayır/Beni doyuracak ağacı göster./Rabbim!.. İnsan oğullarından çektiğim yeter/Yalnız senin ellerin gezinsin ömrümde/Beni yalnız sen mahkûm eyle sen azat/Ve yalnız sen canımı iste benden ki/Nereye saklayacağımı şaşırmadan vereyim...

"Balıklar", ayrıca sözü edilmeye değer bir kategori... Aramasını bilenler, doğaya eğilişin en ustaca örneklerini buluyor sizde. Ve yolun sonuna kadar süren bir resim öğretmenliği... Bu bitmeyen bir baharı çağrıştırıyor. Sevgi üstüne neler söylemek istersiniz?
Eyüboğlu: Bütün kitapları yakmalı/Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır/Kitaplara göre insan/Karanlıkta yüzüne bin mumluk lâmba tutulmuş/Gözleri, yüreği kamaşmış insandır/Aptaldır, hastadır, kahramandır/Bütün kitapları yakmalı/Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır..

Bir de... Atölyenizin kapısına astığınız bir yemin var! Onunla bitirmek istiyorum. Belki birilerinin yüzü kızarır da, memlekete bir faydamız dokunur.
Eyüboğlu: Bu güne kadar, resim sanatı alanında yapılagelmiş olanları inceleyeceğime/Kendini bütün dünyaya kabul ettirmişler arasında, beni en çok saranları ayırarak/Onlara, kendi aramalarımı, denemelerimi katacağıma/Alışılagelmiş, basmakalıp, hazırlop, klişeleşmiş, çiğnene çiğnene tadı tuzu kalmamış hiçbir şeyi tekrarlamayacağıma/Elimden çıkan her çizgiye, her lekeye, her beneğe/Kendi aklımı, kendi tecrübemi, kendi tasamı, kendi ömrümü, yüreğimi basacağıma/Aldığım nefes, içtiğim su, bastığım toprak/Gözüm, kulağım, burnum, elim, belim, dilim, derim üstüne yemin ederim.../Bu yemini bozduğum gün, buradan giderim. (Teşekkürler Oya Erkal)

ege@milliyet.com.tr







EGE
Önce kapandık sonra açıldık
Emeklilik hakkında her şey
Bedri Rahmi ile mülâkat
Trafik daha da arttı
Tarık Sarı'nın ardından





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet