Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Eylül 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tarık Sarı'nın ardından

Satır Arası / Deniz Sipahi

Dünyada herhalde iki meslek yirmi dört saat, üç yüz altmış beş gün durmadan çalışır.
Doktorluk ve gazetecilik...
Her iki meslek de zor ve meşakkatlidir.
Müthiş bir tempo ve hız gerektirir.
Bazen saniyelerin önemi vardır.
Dikkatli, sabırlı, hoşgörülü, birikimli, donanımlı olmalısınız.
Ve bu istikrarı hayatınızın sonuna kadar korumalısınız.
Her iki meslek de hata kaldırmaz.
Küçük bir yanlışlık bile geri dönülmez sonuçlar ortaya çıkarabilir.
O yüzden titiz davranmalısınız; ameliyat masasındakinin de habere konu olan kişinin de kendiniz olduğunu düşünerek hareket etmelisiniz.
Bireysel gibi gözükse de her iki meslek de tam bir ekip çalışması ister.
Tek başınıza hiçbir şey yapamazsınız.
Doktorluğun emekliliği olmaz, gazeteciliğin de... Kısacası her iki meslek de hayatımızın çok önemli anlarında, çok önemli dönemlerinde hep bizlerledir.
***
Her sabah elinize aldığınız gazete, sabahın erken saatlerinde başlayıp, gece yarısına kadar süren bir çalışmanın ürünü olarak karşınıza çıkar.
Sizler genellikle köşe yazarları ve günün haberlerine imza atmış kişileri tanırsınız.
Oysa onlarca, yüzlerce isimsiz kahraman durmadan, gece gündüz demeden çalışır durur.
Tek bir gaye vardır.
Daha iyi gazete yapmak ve okurlarına son dakikaya kadar en taze haberi verebilmek.
Gazetecilik sabır, dayanıklılık ve enerji işidir. Yorulmayacaksınız, bıkmayacaksınız, durmayacaksınız...
Gururla söylüyorum ki; Türkiye'deki büyük erozyona rağmen kendi içinde en fazla özeleştiri yapan yine gazeteciler olmuştur.
Medyanın toplumun gelişimindeki, değişimindeki yeri artık çok daha önemli.
2006 bizim mesleğimiz için gerçekten kara bir yıl oldu. Çok değerli dostlarımız aramızdan ayrıldı. Her birinin kalbimizde ayrı bir yeri vardı. Yıllarca bu çileli mesleği sürdürdüler; yirmi dört saat süren bir telaşla deklanşöre bastılar, bilgisayarlarının başına oturdular.
Kimileriyle aynı gazetede çalıştık, kimileriyle dost olduk.
Kendi adıma hepsini tanımaktan, hepsiyle çalışmaktan hep mutlu oldum.
***
Pazar sabahı çok erken telefonum çaldı.
O acı haberi aldığımda adeta yıkıldım.
Haber dönüşü gelen ölüm; içimi sızlattı, gözyaşlarımı tutamadım.
Hoşgörülü, çalışkan, sevgi dolu, saygılı, vefakar, duygulu ve alçakgönüllü bir insanı kaybettik. İyi bir gazeteci ama adam gibi bir adamı uğurladık geçen gün.
Tarık Sarı'yı...
O sevecen kişiliğiyle hepimizin gönlünde taht kurmuştu. İzmir'in sosyal hayatının vazgeçilmez isimlerinden biri olmuştu.
Tarık Sarı, genç meslektaşlarına örnek olacak bir karaktere ve özveriye sahipti.
Onu çok arayacağız.
Bahsettiğim bu isimsiz kahramanlardan biri de gazetecileri haberden habere götüren ulaştırma servisi arkadaşlarımızdır.
Hamdi Çakır da bu isimlerden biriydi.
Tarık Sarı Yeni Asır'ın vazgeçilmez isimlerinden biriydi.
Ama İzmirli gazetecilerin de gerçek dostu...
Hepimizin başı sağolsun...

dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Önce kapandık sonra açıldık
Emeklilik hakkında her şey
Bedri Rahmi ile mülâkat
Trafik daha da arttı
Tarık Sarı'nın ardından





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet